Eskiden iğne vurulurken elini tutan bir doktoru olduğunu, şimdilerde ise kimsenin elini tutmadığını dile getiren Özdemir, bu durumu kendi yöntemleriyle aşıyor. Hemşirelere şiirler okuyarak, iğnenin acısını hissetmeden aşıldığını anlatan Selhan Özdemir, hastanede şarkılarıyla da sevilen bir isim haline gelmiş.
Özdemir'in hastanedeki bu neşeli ve duygusal halleri, röntgen odasında da devam etti. Heyecanlı anlar yaşayan Özdemir'i karşılayan röntgen çalışanları, onun şiirleri ve şarkılarıyla neşeli bir atmosferde coştular.
Selhan Özdemir'e İthafen...
İğne Acısı
Bir el, eskiden uzanırdı, sımsıkı tutardı elimi,
Şimdi boşlukta sallanır, arar bir değeni.
Hastane koridorlarında, yankılanır adımın sesi,
Gözümde bir damla, içimde iğne hevesi.
Şiirler okurum, melodiler söylerim hemşire kızlara,
Onlar da vurur iğneyi, hissettirmeden canıma.
Röntgen odasında coşar, şiirlerim, şarkılarım,
Acıbadem'de bir şair, yazar, umutla anılarım.
Fısıltıların sessizliği, kulaklarımda çınlar,
Sabahattin Birinci'yle hüzünlü anlar yaşanır.
Canım acır, evet, vurulmadan bile yanar,
Ama kalbimde umut, her zaman filizlenir, yaşar.
Seninle güler, seninle ağlar bu kalem, bu yürek,
Acılarda bile güzellik arayan bir kelebek.
Şifa bulursun elbet, sağlığa kavuşursun tezden,
Fısıltılar fısıldar adını, geçer bu dert, bu elem.