Gök yarılmışçasına yağan yağmur, Kanlıçay’ın sakin sularını dakikalar içinde her şeyi yutan dev bir sel dalgasına dönüştürdü. Yolları yutan, köprüleri yıkan ve bungalovları kâğıt gibi deviren felaketin ortasında Jandarma, AFAD ve İHH Arama Kurtarma ekipleri zamana karşı amansız bir mücadele başlattı. Kucakta taşınan minik bir bebekten turuncu sedyede tahliye edilen yaşlı kadına, bottaki köpekten küçük kaplumbağaya kadar sese gelen her can kurtarıldı.
İŞ MAKİNESİNİN SEPETİNDE MUCİZE OPERASYON
Su seviyesinin bungalovların merdivenlerini aştığı anlarda ekipler, mahsur kalan bir aileye ulaşmak için iş makinesinin sepetini devreye soktu. Her adımın santim santim hesaplandığı operasyonda hedef, henüz kucaktaki minik bir bebeği güvenli alana almaktı.
Ekiplerin “Aman dikkat et, sımsıkı tut!” feryatları arasında battaniyelere sarılı bebek, kurtarma görevlisinin göğsüne basılarak güvenli bölgeye ulaştırıldı. Ailenin endişeli bekleyişi, minik bebeğin kurtarılmasıyla yerini rahatlama gözyaşlarına bıraktı.
"YAT TEYZE, KORKMA TUTTUK BİZ SENİ!"
Kanlıçay’da heyelan riskiyle karşı karşıya kalan bir başka evde ise yaşlı bir kadın mahsur kaldı. Çamurlu patikaları ve fındık bahçelerini aşan Jandarma ve İHH ekipleri, zamana karşı yarışarak eve ulaştı.
Selin ve yağmurun ortasında yaşlı kadının korkusunu yenmek için adeta bir sevgi çemberi oluşturuldu:
"Aman teyze acele etme, yavaşça otur..."
"Yat teyze, yat! Korkma, tuttuk biz seni..."
"Üstüne yağmurluk da örtelim, ıslanmasın teyzeciğim..."
"Yastık da getireceğim sana, rahat yat burada..."
Evden çıkarılan turuncu sedye; dar kapılardan, bahçe tellerinden ve çamur deryasına dönen yollardan omuz omuza taşınarak güvenli noktaya aktarıldı.
İHH GÖREVLİSİ O ANLARI KAYDETTİ: "KANLIÇAY HER YERİ YIKTI"
Arama kurtarma çalışmalarını anbean kayda alan İHH görevlisinin "Kanlıçay her yeri yıktı" sözleri, felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Gece boyunca devam eden operasyonlarda ekipler; botlarla bir köpeği ve küçük bir kaplumbağayı da sel sularından çıkararak insanlık dersi verdi.