Biz Bayramları Böyle Yaşardık

Hamdi Temel Prof. Dr.

19-03-2026 12:25

Biz Bayramları Böyle Yaşardık

Prof. Dr. Hamdi TEMEL

www.hamditemel.com.tr

Hani derler ya, “çocukluğuma iniyorum” diye…
Ben de bu bayram çocukluğuma indim işte.

Rahmetli babamla bayram alışverişine giderdik; ellerimizde fileler olurdu. Bazen de alışveriş yaptığımız yerden karton kutular alır, içine doldurduğumuz ürünleri el arabasıyla eve taşırdık. O günkü heyecanı, bu satırları yazarken yeniden yaşıyorum sanki.

Kolonya doldurmak bile ayrı bir keyifti. Cam şişelerimizi götürür, bakkal amcamızdan limon ya da tütün kolonyası doldurturduk. Hem ucuzdu hem de çevreyi kirletmezdik. Yeni atık malzemeler çıkarmazdık.

Aldığımız şekerlerin tadı bambaşkaydı. Bugünkü gibi çeşit çeşit şeker yoktu ama hepsi kaliteliydi. Kimyasallarla dolu ürünler yoktu. Çikolata ise her eve nasip olmazdı. Ama bizim cıncık şekerlerimiz bize yetmez miydi zaten?

Yılda iki kez bayramlık elbise alınırdı. O iki takım, özel günler için bir yıl boyunca yeterdi. Özenle saklardık. Kıymetini bilirdik. Yıpratırsak yenisini alamayacağımızı bildiğimiz için mecburen de dikkat ederdik.

Bayram namazına kadar yeni elbiselerimiz ya da ayakkabılarımız başucumuzda dururdu. Sanki biri alacakmış gibi… O duyguyu hâlâ tam tarif edemiyorum.

Bayram sabahına saatler kala annemin “Hadi, namaza!” diye uyandırması hâlâ kulaklarımda. “Anne, daha bir saat var,” desem de, “Oğlum kalk, ne kadar erken giderseniz o kadar sevaptır,” derdi. Biz de hemen kalkar, abdest alır, babamızla cami yoluna düşerdik. Hem eğlenceli hem de huzur dolu anlardı.

Arefe günü tepsi tepsi baklavalarımızı fırına götürür, sıraya girerdik. Evet, biraz zahmetliydi ama o anları bile özlüyorum. Mahallenin çocuklarıyla sohbet etmek, fırından çıkan sıcak ekmek kokusuna karışan baklava kokusunu içimize çekmek… Hepsi ayrı bir hatıra.

Dönüş yolu daha zordu. Sıcak tepsileri başımızın üzerinde, altına karton koyarak dökmeden eve götürmeye çalışırdık. Ama o bile neşeyle yaptığımız bir işti.

Belki şimdi bu satırları okuyanlar “Ne zahmetli günlermiş” diye düşünebilir. Bir telefonla baklavanın kapıya geldiği bir zamandayız. Ama yaşamayan bilmez…

Bayramlaşma camide başlardı. İmamla bayramlaşır, sonra sıraya girer, tüm mahalleyle tek tek bayramlaşırdık. Bu güzel gelenek bazı camilerde hâlâ devam ediyor.

Sonra tüm kardeşler, torunlar dedemin evinde toplanırdık. Camiden eve girer girmez annemizin elini öper, ardından dedemin bahçeli evinde soluğu alırdık. Sıraya girer, dedemizin elini öperdik. İlk bayram harçlığı ondan gelirdi. O paralar ne bereketliydi… Saklardık, sanki bir yıl yeterdi.

Tüm büyüklerimizin ellerini öper, hayır dualarını alırdık. Asıl sosyalleşme buydu belki de.

İlk gün yediğimiz şekerin, baklavanın, su böreğinin haddi hesabı yoktu. Şeker komasına girenler bile olurdu. Hâlâ gülüyorum…

Ama size bir sır vereyim mi? Harçlık veren akrabaların ellerini önce öpmeye giderdik. Eminim bu gelenek çocuklarımızda hâlâ devam ediyordur.

Televizyon merakımız yoktu. Zaten bilgisayar diye bir şey de yoktu. Oyunlarımız sokaktaydı. Çekerek Caddesi bizim oyun alanımızdı. Arabaların geçmemesi için dua ederdik. Zaten nadiren araba geçerdi. Top oynarken araba gelince herkes durur, geçince oyuna devam ederdik. Düşünsenize, taşlar bizim kalemizdi.

Ben çok şanslı bir çocukluk yaşadım. Dolu dolu bir hayatım oldu. Kimi “yokluk”, kimi “zahmet” diyebilir… Ama ben o günleri özlüyorum. Baba ocağımı özlüyorum. İyi ki yaşadım diyorum.

Şimdi bizlere düşen görev, o bayram duygusunu çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşatmak. O manevi iklimi onlara hissettirmek.

Yoksa zaman sadece bizi değil, gelenek ve göreneklerimizi de alıp götürüyor…

Haksız mıyım?

DİĞER YAZILARI “Tarım ve Gıda Güvenliğinde Sürdürülebilirlik” Paneli Ereğli’de Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi 01-01-1970 03:00 Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz 01-01-1970 03:00 TÜBİTAK Suşehri’nde Öğrencilerle Buluştu: Mikroplastik Gerçeği 01-01-1970 03:00 Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi Prof. Dr. Hamdi TEMEL www.hamditemel.com.tr 01-01-1970 03:00 Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem 01-01-1970 03:00 Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Kadışehri’nde Çevre Bilinci Hamlesi: Sağlıklı Nesiller İçin Bilim Söyleşisi 01-01-1970 03:00 Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor 01-01-1970 03:00 Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı? 01-01-1970 03:00 “Kalemimin Rengi” Okurla Buluştu 01-01-1970 03:00 Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil 01-01-1970 03:00 Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil Prof. Dr. Hamdi TEMEL www.hamditemel.com.tr 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Toprağın Sessiz Gücü: Bor 01-01-1970 03:00 Buzdağının Görünmeyen Kısmı: Metamfetamin Ölümleri Prof. Dr. Hamdi TEMEL www.hamditemel.com.tr 01-01-1970 03:00 Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Kirlenen Hava, Solan Hayat 01-01-1970 03:00 Isınan Dünya, Hastalanan İnsan Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 ÇankırıTuz Mağarası: Yer Altında Saklı Bir Şifa ve Kültür Hazinesi 01-01-1970 03:00 Şekerin Gerçek Yüzü: Tatlı mı Zehir mi? 01-01-1970 03:00 Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadıkça 01-01-1970 03:00 Soframızdaki Nitrat ve Nitrit Gerçeği: Dost mu, Düşman mı? 01-01-1970 03:00 Bir Nehirden Fazlasıydı Nil Nehri 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Yapılar: Mısır Piramitlerine Yolculuk Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Sakarya İlkokulu’nda “Görünmeyen Tehlike” Konferansı: Mikroplastikler Masaya Yatırıldı 01-01-1970 03:00 Unutulmaz Bir Anadolu Durağı: Muş Seyahatim 01-01-1970 03:00 Akdeniz'den Avrupa'ya Uzanan Sürdürülebilir Eğitim Projesi 01-01-1970 03:00 Kenevir ve Kanser İlişkisine Dair Bilimsel Bulgular Hâlâ Yolun Başında 01-01-1970 03:00 Tarih, Rüzgar ve Hamsilos’un Hikayesi: Sinop Prof. Dr. Hamdi TEMEL 01-01-1970 03:00 Gelecekte Plastiğin Yerini Kenevir Alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Bedeninizin Sessiz Çığlığı: Daha Fazla Su İçin! 01-01-1970 03:00 Bu dünyadan bir Mustafa Boybay hoca geçti 01-01-1970 03:00 Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı 01-01-1970 03:00 Suyun Sesini Duydum Su… 01-01-1970 03:00 Lavanta ile Sağlığın Bilimsel Yüzü 01-01-1970 03:00 Mikroplastikler: Görünmeyen Tehlike Artık Her Yerde 01-01-1970 03:00 “Aybüke: Öğretmen Oldum Ben” Filmine Dair 01-01-1970 03:00 Ben ne yazıyorum ki Allah aşkına! 01-01-1970 03:00 Sarılma ya da kendini iyi hissetme hormonu: Oksitosin 01-01-1970 03:00 Küresel iklim sonunda çekirgeleri de çıldırttı 01-01-1970 03:00 Bu vatan için şehit olanlar! Prof. Dr. Hamdi TEMEL www.hamditemel.com.tr O kadar üzgün ve duygusalım ki, Yine şehit haberlerini işittim.  01-01-1970 03:00 Sonsuz kimyasalların(PFAS) verdiği zararlar 01-01-1970 03:00 Kalemime Yansıyan Karadeniz Turu 01-01-1970 03:00 Gökyüzünde yalnız gezen mikroplastikler! 01-01-1970 03:00 Taşların dile geldiği yerdir Kapadokya! 01-01-1970 03:00 Bu Ülkede Eren’ler Bitmez Oğlum! 01-01-1970 03:00 İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince 01-01-1970 03:00 Yozgatlı Hüzni Baba 01-01-1970 03:00 Kasım Ayı Gibi Karma Karışığım Ben! 01-01-1970 03:00 Mikroplastikler sağlımıza verdiği zarar veriyor mu? 01-01-1970 03:00 Folik asit değerlerinize baktırmayı unutmayınız 01-01-1970 03:00