Görmezden Gelinen Dertler ve Israrın Ahlakı

Tülay Gürel Özel Gereksinimli Bireyler Der. Bşk.

23-12-2025 10:47

Görmezden Gelinen Dertler ve Israrın Ahlakı

Herkesin bir derdi var, bunu biliyoruz.
Ama bazı insanlar yalnızca kendi derdiyle yetinmiyor; başkasının derdini de dert ediniyor. Üstelik o derdin çözümü için yorulmayı, yıpranmayı, hatta yalnız kalmayı göze alarak…
Belki de bu yüzden Kur’an bize şunu hatırlatır:
“İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın.”
(Mâide, 2)
Çünkü iyilik, sadece kendi hayatımızı düzene sokmak değildir; başkasının yüküne omuz vermeyi de içerir.
Geçmiş yıllarda bir okulda eğitim alan otizm tanılı bir çocuğun annesinin yaşadıkları anlatıldı bana.
Duyduklarımı burada yazmayacağım. Çünkü yazılabilecek şeyler değildi. İnsan onuruna, vicdana ve hayata dair umutlara ağır gelen şeylerdi.
Bu anlatılanların gerçek olup olmadığını bizzat araştıracak şartlara o gün sahip değildim. Ancak şunu düşündüm:
Eğer anlatılanlar gerçekse ve biz bunu durdurmuyorsak, o zaman insan olarak hiçbir değerimiz yoktur.
Çünkü Resûlullah (sav) şöyle buyurur:
“Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu, imanın en zayıf derecesidir.”
(Müslim, İman 78)
Kalben bile rahatsız olmuyorsak, orada sadece bir sorun değil, bir çöküş vardır.
Eğer bu yaşananlar gerçek değilse ve bir anne böyle bir durumu yaşıyormuş gibi anlatıyorsa, bu da başlı başına bir yardım çağrısıdır.
Ya da bu anlatı başkasının zihninde uydurulmuşsa, o kişinin de desteğe ve tedaviye ihtiyacı vardır. Çünkü o da bir annedir.
Hangi ihtimali ele alırsak alalım, ortada büyük bir emanet ihlali vardır.
Çünkü Kur’an açıkça uyarır:
“Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.”
(Nisâ, 58)
Çocuk da, anne de, eğitim de, kurumlar da birer emanettir.
Uzun süredir bir okulun iyileştirilmesi için mücadele ediyorum.
Kamuda, yerelde, sahada; ulaşabildiğim herkese ulaştım.
Yaptığım hamlelerin doğru olduğunu söyleyenler oldu.
Ama ardından şu cümleler geldi:
“Devlette işler çok zor ilerler.”
“Seni bıktırırlar, vazgeçirirler.”
“Kendini yorma, kendi çocuklarına bak.”
Belki iyi niyetle söylendi bunlar.
Ama ben şunu biliyorum: Ön taraftaki sorunlar çözüldüğünde, arka planda çözülmeyi bekleyen başka sorunlar olduğunu da görmek zorundayız.
Çünkü Kur’an şöyle der:
“Bir topluluk, kendilerinde olanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”
(Ra‘d, 11)
Değişim, önce rahatsız olmakla başlar. Sonra ısrarla devam etmekle…
Eskiden şuna inanırdım:
Bir sıkıntı doğru anlatılırsa, insanlar anlamasa bile; farklı yöntemlerle, sabırla anlatıldığında mutlaka bir hareket başlar.
Ama zamanla şunu fark ettim:
Sorun, insanların birebir hayatına değmiyorsa, çoğu insan ya körleşiyor ya da kendi yoğunluğunun arkasına saklanıyor.
Oysa Resûlullah (sav) şöyle buyurur:
“Mümin, insanların sıkıntılarına kayıtsız kalan kimse değildir.”
(Mana rivayeti)
Bu farkındalık bana ağır bir sorumluluk yükledi.
Ama aynı zamanda şunu da öğretti:
Israr etmek bazen bir tercih değil, ahlaki ve imani bir zorunluluktur.
Evet, ülkemizde güzel şeyler yapılıyor.
Bunu inkâr etmek nankörlük olur.
Ama bir alanda çok sayıda problem varsa ve bu problemlerin arkasında başka sorunlar duruyorsa, yapılan güzellikler kalıcı olamaz.
Çünkü Kur’an bize ölçüyü verir:
“Allah, yapılan işi sağlam ve düzgün yapanları sever.”
(Kehf, 110 – anlam bütünlüğüyle)
İyilik plansız olmaz.
Çözüm stratejisiz olmaz.
Ve mücadele, “sırası gelince” ertelenemez.
Ben ısrarla devam edeceğim.
Çünkü bazı dertler anlatılmak için değil, emaneti yerine getirmek için vardır.
Özel Gereksinimli Bireyler Derneği Başkanı
Tülay Gürel

DİĞER YAZILARI Bütünü İyileştirmek İçin Tek Tek Yaraların Sarılması Gerekmez mi? 01-01-1970 03:00 “Bir Kadının Yüreği Bir Teşkilatı Ayağa Kaldırabilir” 01-01-1970 03:00 OTİZMDE ASIL İHTİYAÇ: AİLE BİRLİĞİ, HEDEF KİTLEYE GÖRE EĞİTİM VE DOĞRU ALGI 01-01-1970 03:00 Türk Kadını: Sessiz Gücün Yüzyıllara Uzanan Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Ailenin Büyüyen Çemberi ve Unutulan Değerler 01-01-1970 03:00 Elif ile Vav Arasında Yaşam 01-01-1970 03:00 Bursa'da, Yaz Gelecek, Yonca Bitecek Günleri Yaşanıyor. 01-01-1970 03:00 Teşekkürler Faruk Müdürüm 01-01-1970 03:00 YENİ YIL YENİLİK DEĞİL, GELENEKLERİMİZİ GETİRSİN. 01-01-1970 03:00 Esas, Usul, Kaide, Kural sıralamasını aşan ile yola çıkılmış olsa bile aynı yolu yürünmemeli. 01-01-1970 03:00 Hay"CAN"lar neden aç, susuz, rezil? 01-01-1970 03:00 Osmangazi Rehberlik Araştırma Merkezine teşekkürlerimizi sunuyoruz. İşi iyi yapanlar var. Hemde çok iyi. 01-01-1970 03:00 Otistik Çocuklarımızın Eğitiminde Verimi Arttırmak Bizim Elimizde. 01-01-1970 03:00 Bursa'da Makam Araçları Hizmete Başladı. 01-01-1970 03:00  YORULMADIK!!! TÜKENDİK!!! 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanlığına  Bildirme Zamanı... Özür diliyorum ülkem, OCEMLER =SOBE OLABİLİR(Dİ) 01-01-1970 03:00 TEŞEKKÜRLER PINAR IŞIKYILDIZ HANIM... 01-01-1970 03:00 Verdiğimiz Rahatsızlıktan Dolayı Özür Diliyoruz. 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak Hâl Ehli Olmakla Anlaşılır.  01-01-1970 03:00 KENDİMİZİ RESETLEMEZ İSEK BÜYÜK RESET OYUNCULARININ OYUNCAĞI OLURUZ. 01-01-1970 03:00 Özel Gereksinimli Bireyler de Bizler Gibi Doğada Mutlu Olur. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 SABIRLA ÇALIŞMAYA DEVAM. 01-01-1970 03:00 SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİZİ ARZ EDİYORUZ. 01-01-1970 03:00 ŞİMDİ NE OLACAK? Soru basit ve net. ŞİMDİ NE OLACAK? 01-01-1970 03:00 BİR ÇINAR KESİLSE YAYGARAYI BASANLAR... İnsan, Kendine... Evladına... Ecdadına... Atasına... 01-01-1970 03:00