Kulaksız, İstanbul Deprem Master Planı (2003) ve ABD Jeoloji Araştırmaları Dairesi (USGS) verilerine dayanarak, 2000 yılından itibaren önümüzdeki 30 yıl içinde %62 olasılıkla büyük bir depremin İstanbul’da gerçekleşeceğini söyledi. Bu doğrultuda, deprem riskinin azaltılması ve yapıların güvenli hale getirilmesi için acilen stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kentsel Dönüşüm ve Acil Eylem Planları gözden geçirilmeli
Ömer Faruk Kulaksız, İstanbul merkezli bir depremin yaratacağı olası hasar ve kayıpların en aza indirilebilmesi için, mevcut yapıların kentsel dönüşümle dayanıklı hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, riskli bölgelerde stratejik planlama ve kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde yenileme ve güçlendirme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirtti.
Depremin yaraları tüm Türkiye’yi etkileyecek
Kulaksız, İstanbul'da yaşanacak büyük bir depremin etkilerinin sadece İstanbul ve çevresiyle sınırlı kalmayacağını, bu tür bir felaketin tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir sorun haline geleceğini ifade etti. Bu nedenle, ülkesel ve bölgesel planlama yapılarak makro düzeyde çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak kullanımının organize edilmesi ve maliyetlerin karşılanması
Kulaksız, bu süreçte kaynak kullanımının çok iyi organize edilmesi gerektiğini ve bireylerin ortaya çıkacak maliyetleri karşılayabilecek yeteneklere sahip olmasının sağlanması gerektiğini vurguladı. Riskli alanların güvenli hale getirilmesi için boşaltma ve güçlendirme faaliyetlerinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Kulaksız’ın açıklamaları, İstanbul’un gelecekte karşı karşıya olduğu büyük deprem riskine karşı acil eylem planlarının uygulanmasının zorunluluğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
