Kıymetli dostlar çok çabuk unutuyoruz, çok kolay alışıyoruz. Unutmak insanın doğasında var bu yüzden yüce kitabımız, sapan, yoldan çıkan, fıtratı unutan insanlığa ilahi nefes ile buyuruyor. Kur anın ifadesi ile “Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar.” 51 Zariyat süresi 55.Ayet))
Bizlerde siz kamuoyuna hatırlatma vazifemizi yapmaya çalışırken aslında bu hatırlatmayı kendimize yaparak unutmamaya da çalışıyoruz ama Gazze den önce, Bosna dan önce Endülüs’ühatırlayalım.Hatırlayalım ki unutulan soykırımları tekrar tekrar yaşamayalım
Kıymetli dostlar en son düşen Endülüs şehri Gırnatada yaşayan şair Ebul Beka Salih Bin Şerif tarafından, orada yaşanan acıları ve soykırım Osmanlı Sultanı ll. Beyazıt'a bir mersiye olarak aktarılmaya çalışılmıştır.DENİLMİŞTİR Kİ;
“Her yükselen bir gün düşer, inişler başlar zirveden
Ömrün mutlu günlerine niçin aldanır ki insan
Her şey değişir gök gibi bir gün pırıl pırıl bir gün bulutlu
Sen de öylesin işte, Bugün güldürürmüşse yarın ağlatır zaman”
***
Öyle bir felakete uğradık ki Endülüs'te biz
Üstümüze devrildi sanki Şehlan ve Uhud dağları
Nazar değdi İslam'a Endülüs'teBela üstüne bela
Yağdı, yağmur gibiO güzelim şehirlerin üstüne…
***
Uyan ey gafil kişi, ibret denizi zaman,
Sen uykuya dalmışsan da asla uyumaz zaman!
Ey gururla saltanat sürenler kendi ülkelerinde
Siz Hıms'ı gördünüz mü, en güzelini ülkelerin
Her facia unutulur biraz belki tarihte ama
Unutulmaz Endülüs'te başa gelenler
Ey siz! En güzel ve şahin duruşlu
Arap atlarına binenler yarış alanlarında!
Ey, keskin kılıçlı kahramanlar ordusu!
Ey, savaşın tozu dumanı içinde kılıcı parlayanlar!
Siz ey! Karşı kıtada bin nimet içinde
Saltanat içinde mutlu yaşayanlar!
Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüs'ten
Bir siz kalmışsınız duymayan halimizi!
Onlar sizden yana çevirerek gözlerini
Ufuklara bakıp bir imdat beklediler
Öldürülen asker, esir düşen kadınlar…
Ya,Rab nedir bu çatışma bu ayrılık İslam arasında
Ey kulları Hakkın, kardeşsiniz kardeş!”
Sizlere sadece bir kısmını okuduğumuz bu şiirin tamamını okumanızı yaşanan felaketi daha iyi anlamanızı hatırlamak için, unutmamak için tavsiye ediyoruz.
Yıl 1500’lü yılla.r Osmanlı büyük devlet, cihan imparatoru.. o yüzdenAvrupa’nın bir ucunda öldürülen Müslümanlar ve mazlum bir halk umudunu Osmanlının payitahtında arıyor lakin yine de Osmanlının kudret eli Avrupa’nın öteki ucundaki Müslümanların zulme uğramasını engel olamıyor çünkü bir çok sebebin yanında güçlü bir donanması yok..Mesafeler aşılamıyor, ecdat uzanamıyor. 800 yıl süren bir medeniyet maalesef çok acı bir şekilde yıkılıyor.
Rahmetli Aliya İzzetbegoviç torununa söylediği ifadelerle “Bunu hiç unutma evlat: Batı hiçbir zaman medenî olmamıştır ve bugünkü refahı; devam edegelen sömürgeciliği, döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”
Endülüs’te Müslümanlar soykırıma uğrarken aynı yıllarda Portekiz ve İspanyollar tarafından keşfedilen yeni kıtada Kızılderili diyerek aşağılanan bir halk ve çok büyük şehirler inşa etmiş İnka,Maya uygarlıkları da bu arsız medeniyetin evlatları tarafından yok edilmektedir.
DünyaMüslümanların gerilemesi ile çok şeyler kaybetti. Vicdanını kaybetti, adaletini kaybetti. O yüzden dünyanın neresinde akan bir kan ve göz yaşı varsa bunun bir sorumluluğu daMüslüman olarak yeterince çalışmayan, gayret göstermeyen, insanlığa adaleti ile, dürüstlüğü ile, merhameti ile örnek olmayan Müslümanların da sorumluluğu ve günahı vardır. Hayat boşluk kabul etmiyor bizler ne kadar adil ve güçlüysek zalimler okadar güçsüz, biz ne kadar zayıf düşersek düşmanlarımız o kadar güçlü olur.
İsrail aslında bir araya gelmiş korkaklar ve zalimler topluluğu. İngilizler ve sonrasında ABD tarafından İslam ümmetinin içine sokulmuş bir hançer, ABD için karada yüzen savaş gemisidir.Bizler için ise bir çıban… organize kötülük.
Bugün işgalci İsrail kötülüklerini devam ettirebilmesi başta ABD olmak üzere vicdanı olmayan batılı devletlerin sürekli askeri ve finans yardımlarına bağlıdır. Dünyanın en büyük ordusuna sahip ABD’nin tüm yardımlarına rağmen İsrail terör ordusunun üst düzey yetkililerinin yorumlarına yer veren New York Times gazetesi İsrail askerlerinin HAMAS’ın bölgede mağlup edilemeyeceğini savaşın boş yere uzadığını düşündüklerini ifade ederek “HAMAS’ı Gazze yönetiminde bırakma pahasına ateşkes istiyor.
Üst düzey generaller, İsrail’in “sonsuza kadar sürecek bir savaşa” sürüklenmesinden korkuyor. WAAL STREET JOURNAL: göre ise ‘’İSRAİL BATAKLIĞA SAPLANMAK ÜZERE’’
İşgal ordusunun Sözcüsü bile 19 Haziran’daki açıklamasında, “HAMAS’ı ortadan kaldırabileceğimizi düşünenler yanılıyor. Aksini iddia edenler halkı kandırıyor. HAMAS bir fikirdir. HAMAS bir siyasi partidir. İnsanların kalplerinde kök salmıştır.” Diyerek itirafta bulunuyor.
Kıymetli dostlar işimiz çok ve giden her gün ömrümüzden geçiyor. Daha önce Endülüs te, Bosna’da, Irak’ın işgalinde yaşanan soykırım ve suçları bugün birebir olarak Gazze’de, izliyoruz. ABD ve avaneleri İsrail’e, PKK’ya, nerede emperyalizmin kucağına oturmaya teşne yapı ve organizasyon varsa her türlü silah ve lojistiğini sağlıyor. Bizler ise sanki elimiz kolumuz bağlıymış gibi bir trajediyi izliyoruz. En fazla gıda ulaştırmaya çalışıyoruz.
İşgalci İsrail’in Gazze soykırımında şu ana kadar 40 binden fazla insan öldü. Savaşı sonlandıracak olan ise Gazze de veya dünyanın başka yerlerdeki mazlum insanların akan kanı olmayacak. Savaşı durduracak olan işgalcinin ve işbirlikçisinin ödeyeceği bedeller olacaktır. O yüzden Hamas başta olmak üzere tüm direniş yapılarını Siyonizm’e ve emperyalizme karşı silahlandırmalı, güçlendirmeliyiz. Her cephede mücadelemizi bıkmadan yorulmadan vermeliyiz, Halklar olarak halkımızı bilinçlendirmeliyiz. Devletimizi topraklarımız üzerinden İsrail’e gönderilen başta yakıt olmak üzere her türlü malzeme konusunda uyarmalı bunun aynı zamanda hesap gününde de karşımıza çıkacağını bildirmeliyiz.

Bugün maalesef BOTAŞ’IN boru hatları kullanılarak ülkemiz üzerinden İsrail terör şebekesine yakıt sevkiyatı yapılmaktadır. Buradan yetkililere sormak istiyoruz. İsrail tankına cephane göndermekle o tankın yakıtını göndermeye aracılık etmek arasında ne fark var.Bugün Gazze de öldürülen kadınlar ve çocukların ahı arşı alaya ulaşmıştır. Bu mazlumların İsrail ordusuna yardım ve yataklık edenlere okudukları lanetlerin karşılığını hangi amelimizle telafi edebileceğiz. Vatandaş olarak bizlerin payımıza düşen sorumluklar ve ahlar var. Özellikle sorumluluk duygusuyla devlet yönetiminde bulunan sevdiklerimizi uyaralım. Annesini kaybetmiş bir çocuğun, evladını kaybetmiş bir annenin bedduası ile ALLAH arasında perde yoktur. Hiçbir ekonomik çıkar, bırakın dünya menfaatini dünyanın tamamı bile masum bir bebeğin gözyaşına değmez.

Batı soykırımcı ve pişkin. Batının bu soykırımcı ve pişkin, ikiyüzlü karakterini sürekli hatırlamak, hatırlatmak gerekiyor. İkinci Dünya Savaşı’nda 80 milyon insanın öldüğünü, tecavüzleri, etnik arındırma girişimlerini, ırkçılığı, Bosna’yı, Srebrenitsa’yı, Filistin’i, Afrika’daki, Asya’daki soykırımları, Kızılderili soykırımını tekrar tekrar anlatmamız, hatta ders kitaplarımıza koymamız gerekiyor.Bizler soykırımı durduracak imkanlara da bir an önce ulaşmanın gayreti içerisinde olmamız gerekiyor.
Sözlerimi ENDÜLÜS te her köşeye yazılan “Lâ gâlibe İllallah” –Allah’tan başka Galip yoktur!- diyerek ve yine Aliya İzzetbegoviç bir sözüyle bitirmek istiyorum:“Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” Kıymetli Dostlar, hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.
SAKARYA MİLLİ İRADE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ADINA ENDERUN ÖZGÜN EĞİTİMCİLER DERNEĞİ SAKARYA TEMSİLCİSİ BAYRAM YILMAZ.
