​"Gazetecilik Eğilip Bükülenlerin Değil, Dik Duranların İşidir"

Genel Başkan Okan Geçgel, gazeteciliğin sadece bir geçim kaynağı değil, toplumsal bir vicdan ve denetim mekanizması olduğunu vurguladı. Mesleğin ağır bir sorumluluk taşıdığını belirten Geçgel, "Gazetecilik; hakikatin peşinden gitmeyi ve gerektiğinde bedel ödemeyi gerektirir. Kalemini şahsi menfaatine göre yontanlar, sadece kendilerine değil, bu onurlu mesleğin binlerce emekçisine zarar veriyor," dedi.

​Kazançtaki Çifte Standart: "Gazeteci de Ailesine Ekmek Götürüyor"

​Toplumdaki "gazeteci para kazanmamalı" algısına sert tepki gösteren Geçgel, diğer meslek gruplarıyla kıyaslama yaparak adaletsizliğe dikkat çekti:

​"Siyasetçi, iş insanı, esnaf kazanınca takdir ediliyor; ancak gazeteci kazandığında sanki bu iş sadece gönüllülük esasıyla yapılmalıymış gibi bir algı yaratılıyor. Bu yaklaşım sadece yanlış değil, aynı zamanda vicdansızlıktır. Gazeteci de her insan gibi ailesinin nafakasını sağlamak zorundadır."

​"Zor Şartların Kahramanı Gazetecinin Emeği Sorgulanamaz"

​Gazetecilerin çalışma koşullarının ağırlığına değinen Geçgel, basının her türlü kriz anında en ön safta yer aldığını hatırlattı. Deprem, sel, yangın ve savaş gibi hayati risk taşıyan durumlarda gazetecilerin gece-gündüz demeden, özel hayatlarından fedakarlık ederek çalıştığını belirten TİGAD Başkanı, "Bu kadar risk altında çalışan bir insanın helal kazancını günah saymak hangi mantığa sığar?" sorusunu yöneltti.

​Ekonomik Özgürlük Yoksa Basın Özgürlüğü de Yoktur

​Geçgel’e göre bağımsız bir medyanın anahtarı ekonomik güçten geçiyor. Gelir kaynakları daraltılmış ve ekonomik baskı altına alınmış bir medya yapısının kamu denetimi görevini layığıyla yerine getiremeyeceğini savunan Geçgel, ekonomik sürdürülebilirliğin bağımsızlık için hayati olduğunu ifade etti.

​Meslektaş Dayanışması Çağrısı: "Kendi Ayağımıza Sıkmayalım"

​Basın camiası içindeki iç çekişmelere de değinen Geçgel, "Bir gazetecinin başarısı diğerini rahatsız etmemeli. Birbirinin kuyusunu kazmak mesleğin itibarını bitirir. Gereksiz rekabet yerine dayanışmayı büyütmeliyiz," dedi.

​"Şantaj ve İftira Gazetecilik Değildir"

​Son olarak etik ilkelere vurgu yapan Geçgel, sınırları keskin bir şekilde çizdi:

  • Gazetecilik: Güven inşa etmektir, hakikati savunmaktır.
  • Gazetecilik Değildir: Şantaj, iftira ve kişisel hesaplarla yapılan yayıncılık.

Sonuç olarak; Okan Geçgel, kalemini satmayan ve mesleğinin şerefini koruyan her gazetecinin kazandığı her kuruşu sonuna kadar hak ettiğini belirterek, "Gazetecilik ancak dik duran insanların omuzlarında yükselebilir," sözleriyle açıklamasını noktaladı.

Bu haber metni üzerinde eklemek istediğiniz özel bir vurgu veya farklı bir detay var mı?