Ekonomi
Giriş Tarihi : 13-08-2021 10:05   Güncelleme : 13-08-2021 10:27

Türkiye’de kullanılan elektriğin üçte biri kömürlü termik santrallerden

Elektrik tedarikçileri karşılaştırma sitesi encazip.org'un verilerine göre Türkiye'nin elektrik kurulu gücüne bakıldığında kömürlü termik santraller yaklaşık yüzde 23'lük bir orana sahip.

Türkiye’de kullanılan elektriğin üçte biri kömürlü termik santrallerden

Elektrik tedarikçileri karşılaştırma internet sitesi encazip.com, termik santrallerin Türkiye’de elektrik üretimindeki yeri ile ilgili veriler paylaştı.

Site tarafından paylaşılan bilgilere göre, Türkiye’de kullanılan elektriğin üçte biri kömürlü termik santrallerden karşılanıyor.

‘Yaklaşık yüzde 23’lük bir orana sahip’

Paylaşılan veriler, Türkiye’nin elektrik kurucu gücüne bakıldığında kömürlü termik santrallerin yaklaşık yüzde 23’lük bir orana sahip olduğunu gösteriyor:

Türkiye’nin elektrik kurulu gücüne bakıldığında kömürlü termik santraller, kurulu gücün yüzde 29’unu oluşturan doğalgaz kaynaklı santrallerin ve yüzde 26’sını oluşturan hidroelektrik kaynaklı üretim santrallerinin ardından yaklaşık yüzde 23’lük bir oranla üçüncü sırada yer alıyor.

Türkiye’deki toplam elektrik üretimi verilerine bakıldığında ise Türkiye’de kullanılan elektriğin üçte birinin kömürlü termik santrallerden karşılandığı görülüyor ve toplam elektrik üretiminde yüzde 34’lük oranla ilk sırada yer alıyor.”

 

‘2020’de elektrik ihtiyacının yüzde 35’ini karşıladı’

Konuyla ilgili yapılan açıklamada, kömürlü elektrik santrallerin 2020 yılında elektrik ihtiyacının yüzde 35’ini karşıladığı belirtilip şöyle devam edildi:

Kömürlü elektrik santrallerin, 2020’de elektrik ihtiyacının yüzde 35’ini karşılaması, bu santrallerin enerji güvenliği açısından stratejik önemini de gösteriyor. Bu farkın en önemli nedeni ise kuraklık olarak gösteriliyor. Çünkü kuralık dolayısıyla çalışmayan hidroelektrik santrallerin açtığı boşluğu doldurabilmek için kömürlü termik santrallerden faydalanıldı. Bu durum gösteriyor ki kömürlü termik santrallere talep, iklim şartları ve o dönemki ihtiyaca göre farklılık gösterebiliyor.”