Fısıltı HABERLERİ
HV
30 HAZİRAN Perşembe 01:25
Advert Advert

İnsanlar Neden Yaşamaktan Vazgeçiyor?

Doç. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer
Doç. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer
Giriş Tarihi : 22-06-2022 11:17

“İntihar eden her kişinin kendine göre güdüleri ya da nedenleri vardır: Bunlar çok özeldir, bilinemez ve dehşet vericidir.”—Kay Redfield Jamison, psikiyatr.

“YAŞAMAK bana ıstırap veriyor.” 20. yüzyılın başlarında Japonya’da tanınmış bir yazar olan Ryunosuke Akutagawa intihar etmeden kısa bir süre önce böyle yazdı. Ancak bu açıklamasına şu sözlerle başlamıştı: “Elbette ölmek istemiyorum, fakat... ”

Bir psikoloji profesörü, intihar eden kişilerden birçoğunun Akutagawa gibi gerçekten ölmek istemediğini, fakat “olup bitenlere son vermek” istediğini söyledi. İntihar notlarında çok sık yer alan ifadeler de bunu ima ediyor. ‘Buna daha fazla dayanamam’ ya da ‘Neden yaşamaya devam edeyim?’ gibi sözler yaşamın acı gerçeklerinden kaçmaya duyulan derin bir arzuyu gösterir. 

Fakat bir uzmanın tanımladığı gibi, intihar “basit bir nezleyi nükleer bomba ile tedavi etmek gibidir.”
İnsanların intihar etme nedenleri değişik olsa da, genellikle yaşamdaki belirli olaylar intihara yol açar.

İntihara Yol Açan Olaylar
Umutsuzluğa yenik düşerek intihar eden gençler için, başkalarına sıradan gibi gelebilen meselelerin bile intihar nedeni olması ender görülen bir durum değildir. Gençler acı çektiklerinde ve bu konuda hiçbir şey yapamadıklarında, ölümlerini kendilerini incitmiş kişilerden öç alma aracı olarak görebilirler. 

Japonya’da intihar etmeyi düşünen kişilere terapi konusunda bir uzman olan Hiroshi Inamura şunları yazdı: “Çocuklar kendilerine eziyet çektirmiş kişileri ölümleri aracılığıyla cezalandırmak üzere içten gelen bir arzu duyarlar.”

Britanya’da yakın zamanlarda yapılan bir anket, çocukların aşırı şiddete maruz kaldıklarında, intihar girişiminde bulunma olasılıklarının yaklaşık yedi kat arttığını gösterdi. Bu çocukların çektikleri duygusal acı gerçektir. Kendini asan 13 yaşındaki bir erkek çocuk, ona fiziksel ve duygusal açıdan eziyet çektirmiş, hatta zorla parasını almış olan okuldaki beş gencin adının bulunduğu bir not bıraktı. Notunda “Lütfen diğer çocukları koruyun” diye yazdı.

Başkaları ise okulda ya da kanunla başları belaya girdiğinde, bir aşk ilişkisi sona erdiğinde, karneleri kötü olduğunda, sınavlar süresince stres yaşadıklarında ya da gelecekle ilgili endişeleri yüzünden cesaretleri kırıldığında intihar etmeye kalkışabilirler. Mükemmeliyetçi olmaya eğilimli olabilen çok başarılı gençlerde ise, gerçek ya da hayal ürünü olsun bir başarısızlık veya ihmal, intihar girişimine neden olabilir.

Yetişkinlerde en sık intihara yol açan olaylar mali ya da işle bağlantılı sorunlardır. Japonya’da ekonomik çöküş yıllarından sonra, yakın zamanlarda intiharlar yılda 30.000’i aştı. Mainichi Daily News gazetesine göre, kendini öldüren orta yaşlı erkeklerin dörtte üçü “borçlar, ticari başarısızlıklar, yoksulluk ve işsizlikten kaynaklanan sorunlar yüzünden” intihar etti. 

Ailevi sorunlar da intihara yol açabilir. Finlandiya’da yayımlanan bir gazete şu haberi verdi: “Son yıllarda boşanmış orta yaşlı erkekler” en riskli gruplardan birini oluşturuyor. Macaristan’da yapılan bir araştırmada intiharı düşünen kızların çoğunluğunun parçalanmış ailelerde büyümüş olduğu görüldü.

Özellikle yaşlı kişilerde, emeklilik ve fiziksel hastalık da intihara yol açan başlıca etkenlerdir. İntihar çoğu kez acılardan bir kaçış yolu olarak seçilir; bunun olması için bir hastalığın ölümcül olması gerekmez, hastanın, ıstırabının dayanılmaz olduğunu düşünmesi yeterlidir.

Bununla birlikte, herkes bu tür olaylara intihar ederek tepki göstermez. Tersine insanların çoğunluğu böyle stresli durumlarla karşılaştığında intihar etmez. Öyleyse çoğu kişi intiharı seçmediği halde, neden bazıları bunu bir çözüm olarak görüyor?

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI