2026’ya Başlarken

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

09-01-2026 11:46

2026’ya Başlarken
Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Sadece takvim yaprakları değil değişen; ömürden de bir yıl gitti.
Ülke olarak öylesi bir yıl geçirdik ki kimse içinde bulunduğu şartlardan mutlu değildi. Yoksulluğun kol gezdiği sofralar, en temel insan haklarını dahi kullanamayan, susturulan insanlar. Bir yanda geleceklerini yurtdışında arayan gençler, diğer yanda kolay para kazanmak için tüm insani ve dini değerlerini ayaklar altına alanlar. Suç çetelerinin esir aldığı mahalleler, uluslararası çetelerin sığınma evine dönmüş şehirler, ipini koparanın elini kolunu sallayarak geldiği bir ülke… Düşünüyorum da biz nasıl bu hale geldik? 
Bir yanda asgari ücretli ve emeklinin gittikçe zorlaştırılan yaşam koşulları ve açlığa mahkum edilişleri diğer yanda gittikçe zenginleşen, sırtını iktidara dayamış yandaşlar…
Asgari ücretlilerle emekliler 2025’in şampiyonları!..
Madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım. Faiz sebep, enflasyon sonuç sözünün yarattığı ekonomik zorluklarla, alın teriyle geçim mücadelesi verenlerin yanında gözünü para hırsı bürümüş, milyon dolarlarla yatıp kalkan şımarık zenginlerin yasal olmayan yollarla servetlerini katlama hevesleri. Yenidoğan bebeleri kullanarak devleti soymak isteyen ahlaksızlar, topluma ahlak dersi verip uyuşturucu partisi yapan ünlüler. Oynadığı veya yönettiği maça bahis oynayan hakem ve futbolcular… Saymakla bitmiyor ki!  
Uzun zamandır, nedeni olmadıkları yoksulluğu yaşamak zorunda bırakılan halkın cepleri boşalırken gelecek hayalleri de ütopyaya dönmüş. İnsanlar düşüncelerini söyleyemez hale gelmiş. “Ya bizden yana olursun ya da bertaraf olursun.” algısı toplumu sindirmiş.
Her şey bir yana, adalete olan güven cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine inmiş. Rejimin sigortası olan “Güçler ayrılığı” ilkesi sadece anayasa kitapçığında kalmış… Haliyle toplum derin bir sessizliğin esiri olmuş.
Herkes kendine sormalı: Biz bunları hak ediyor muyuz? Bence etmiyoruz. Etmemeliyiz de…
Atalarımız bu ülkeyi kurarken yedi düvelle mücadele etti. Kimseye boyun eğmedi. Kendine biçilen esaret kefenini yırtıp attı. Kul değil özgür bireyler olduğumuzu tüm dünyaya ispat ettiler. Gecenin en karanlık anından sonraki aydınlığı gösterdiler bize. Bize düşen de aynı ideallerin peşinden yürümektir; umutsuzluğa kapılmadan.
Alın teriyle çalışan işçilerin, yağmur çamur demeden toprağı işleyen çiftçinin, yıllarını çalışarak geçirmiş emeklinin, asgari ücretlinin alın terlerinin değerinin bilindiği günler için, umutsuzluğa kapılmadan mücadeleye devam edeceğiz. Gençlerin dışarda umut aramadığı, herkesin güvenebileceği adaletin tesis edileceği, kadınların ve çocukların korunduğu, herkesin kendini güvende hissedeceği bir sistemin bu topraklarda hakim olacağı günleri hayal olmaktan çıkarmalıyız.
Ülkenin zenginliğini de yoksulluğunu da beraberce bölüşen, eşitlikçi bir düzenin inşasını yine birlikte kuracaktır bu toplum. Yeter ki umutlarımız hep yeşil kalsın…
Yoksulluk, yolsuzluk, yalan, hukuksuzluk, rüşvet ve talan düzeninin bitmesi için yaşadığımız acıları 2025’te bırakıp umutları 2026’ya taşıyalım. Daha adil bir dünya için umudumuzu soldurmayalım…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00