Ağam Eğlenir Benimle…

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

25-02-2025 14:26

Ağam Eğlenir Benimle…

AKP Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın 10 Şubat'ta bir aile sağlığı merkezi inşaatının temel atma töreninde yaptığı konuşmada, sağlık çalışanlarıyla ilgili kullandığı ifadeler karşısında şaşırmamak ne mümkün.

Şöyle söylüyor Sarıçam: "Biz doktor değiliz. Hemşire değiliz. Bundan sonraki süreçte memnuniyetsizlik varsa, ben şunu da yaparım. Vatandaşa gidin, sağlık personelinin gırtlağına (gırtlağını sıkın, demekten son anda vaz geçti) yapışın, ben üzerime düşeni devlet olarak yaptım. Hizmeti vermeyen onlar diye de kışkırtırım. Bunu da açık açık söyleyeyim."

Bu kin ve nefret kokan söylem, -aslında kokan demeye de gerek yok ya- gerek sosyal medyada gerekse de ulusal basında dolaşmaya başlayınca beyefendi işi geçiştirmek için "Espri yaptım" gibi ifadelerle kendini savunmaya, güya dilinin kirini silmeye, ortada büyütülecek bir şey yok, demeye çalıştı. Hani bir söz vardır ya: “Özrü, kabahatinden büyük…”

Böylesi açıklamalardan üstüne vazife çıkaracak binlerce maganda bulursunuz bu ülkede.

Sayın vekil adeta bizimle eğleniyor. “Kibar Feyzo” filminde ne diyordu Kemal Sunal? “Ağam eğlenir benimle.” Sayın vekil de Türk Milletinin anlayışıyla eğleniyor. Bu aziz millet, kimin ne demek istediğini iyi bilir…

Hukukumuzda buna ne denir biliyor musunuz?” Halkı kin ve nefrete teşvik etmek.” Yani yasalarımıza göre böyle bir açıklama suçtur. Bu konuşmayı muhalif bir siyasetçi, bir sivil toplum kuruluşu ya da sokakta kendisine mikrofon uzatılan sade bir vatandaş söyleseydi kendini nerede bulurdu acaba ?.. Sanırım ülkeyi yönetenlerin böyle bir derdi yok!.. Çizgi film karakteri He-Men geldi aklıma. Kılıcını havaya doğru kaldırıp şöyle bağırıyordu: Güç bendeee…

Sağlık bakanlığı da kendi partilerine mensup milletvekilinin açıklamaları karşısında onu savunmak olmasa bile adeta olayı geçiştirmek çabası içinde olduğunu yaptığı açıklamayla göstermiştir.

Sağlık Bakanlığı Gökhan Sarıçam’a dönüp: “Sen ne diyorsun kardeşim?” demek yerine yaptığı yazılı açıklamada şöyle diyor: "Sağlık hizmetinde memnuniyetin, hizmet alanın ve hizmet verenin memnuniyetine bağlı olduğunu biliyoruz; vatandaşlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın memnuniyetini bir arada gözetiyoruz; bu iki değeri birbirinin ayrılmaz parçası görüyoruz. Bu çerçevede toplumun tüm kesimleri tarafından sağlık çalışanlarımızla ilgili yapılan açıklamalarda hassas olunması gerektiğine inanıyoruz."

Yani anlayacağınız Ahmet Gökhan Sarıçam’ın konuşmasını şayet bir muhalif kişi ya da kurum yapsaydı iktidar trolleri sosyal medyayı sallarlar, vatan haini ilan ederlerdi. İktidar mensupları adeta dillerini yutmuşçasına susmuşlar. Şayet kabahatli onlardansa sus, konuşma, felsefesiyle hareket ediyorlar. Oysa yanlışa yanlış demek için taraf ya da muhalif olmaya gerek yok. Bu ülke de sağlık çalışanlarımız da bizim evlatlarımız. Yanlış veya eksiklikleri gırtlaklarına yapışılarak düzeltilemez…

Bu tehlikeli yaklaşım nedeniyle ülkemizi terk edip başka ülkelerde çalışmayı tercih eden genç hekimlerimiz temel meselesi sadece ekonomik değildir. Asıl mesele kendilerini güvende hissetmemelerindendir.

“Beni Türk hekimlerine emanet edin” diyen zihniyetten, “Giderlerse gitsinler” zihniyetine evrildik…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00