Akran Zorbalığı

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

09-02-2026 11:04

Akran Zorbalığı
Son günlerde, ergenler arasındaki kavga ve cinayet haberleri kamuoyunu iyiden iyiye meşgul etmeye başladı. Toplumsal tepkiler sonucunda cezai sorumluluk yaşının 15’e indirilmesi de konuşulmaya başlandı.
Ankara Pursaklar’da15 yaşındaki Fatih Acacı, yaşıtı D.G. tarafından 12 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Olayın kökeninde aynı kızla arkadaşlık/ilişki kıskançlığı ve muhtemel birikmiş zorbalık dinamikleri vardı. İstanbul Güngören’de17 yaşındaki Atlas Çağlayan, bir kafeden çıktıktan sonra "yan baktın" bahanesiyle bir grup yaşıtı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Bu olay, "yan bakma cinayetleri" olarak anılan zincirin son halkalarından biri oldu ve ülke çapında büyük üzüntü yarattı. İstanbul Kadıköy’de 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, bir sokakta yaşıtı tarafından bıçaklandı ve 16 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti. Olay, uluslararası medyada da yankı buldu. Adana’da15 yaşındaki E.Ö., mesajlaştığı kızın eski sevgilisi ve arkadaşları tarafından önce dövülüp sonra 3 yerinden bıçaklandı.
Bunların dışında:
Okulda tekme-tokatla başlayan zorbalıkların omurilik kırılması, felç -Çanakkale'de 14 yaşındaki Murat Duha Yıldız vakası- veya entübe olacak kadar ağır yaralanmayla sonuçlandığı çok sayıda haber var.
Şiddet içeren videolar sosyal medyada paylaşılıyor, bu da hem yayılmayı hızlandırıyor hem de failler için "statü" kaynağı haline geliyor.
Bu mesele nedir ve nasıl başımıza musallat oldu? Asıl üzerinde düşünmemiz gerekenleri ve ardından da çözüm konusunda neler yapabileceğimize kafa yormalıyız.
Akran zorbalığı dediğimiz şiddet olayları, çocukluk ve ergenlik döneminin en yıkıcı ve en yaygın sorunlarından biridir. Bu tarz olaylar karsısında sadece "çocuklar işte" diyerek sorunu çözemeyiz.
Akran zorbalığının tek bir nedeni yok; genellikle birden fazla faktörün birleşimiyle ortaya çıkıyor. 
Birçok ergen, sosyal hiyerarşide yükselmek, "korkulan" ya da "saygı duyulan" biri gibi görünmek için arkadaşlarına şiddet uyguluyor. Özellikle topluma kendilerini kabul ettirmek için zayıf gördüklerini hedef alıyorlar…
Yaptıkları zorbalıklarla çevrelerinde kabul görmeye kalkışan bu ergenler, kendi içlerinde güvensizlik ve değersizlik hissi taşıyorlar. Başkasına, özellikle de akranlarına zarar verdiklerinde “üstün” olacaklarını zannediyorlar.
Evde şiddet gören, duygusal olarak ihmal edilen, aşırı baskı altında büyüyen ya da ebeveynlerin birbirine sert davrandığı ortamda yetişen çocuklar, şiddet eylemlerini normalleştirip gerek okuluna gerekse de sokağa taşıyor. Zorbalık, çoğu zaman öğrenilmiş bir eylem olarak topluma zarar vermeye devam ediyor.
Bunların yanı sıra sosyal medya ve siber zorbalıklar bu çocuklara cesaret veriyor. Eğitim sistemimizin rekabetçi yapısı ve şiddet içeren medya içerikleri de çocuklarımıza kötü örnek oluyor.
Televizyon dizilerindeki uyuşturucu kullanımı sahneleri, silah taşımanın normalmiş gibi gösterilmesi ergenleri özendiriyor. Dijital oyunların hemen hemen tamamında rakibe saldırma, onu öldürme adeta bir gereklilikmiş gibi işlenmekte. 
Akran zorbalığı elbette önlenebilir bir sorundur. Ama bunun için zorba ergenleri “cezalandıralım” yaklaşımı kalıcı bir çözüm üretemez. Bir an şunu düşünelim: Cezaevlerinde yıllarca yattıkları halde çıkar çıkmaz tekrar suç işleme eğilimini sürdürenleri nasıl açıklarız? Ceza, ıslah olmanın öznesi olamaz. Islah olmanın öznesi eğitimdir. Gereği gibi eğittiğimiz çocuklarımız birer ebeveyn olduklarında döngü tersine doğru yol alır.
Öncelikle tüm çocuklarımızı eğitim sisteminin içinde tutmak zorundayız. Hem de tam gün. Bu çocuklarımızı sosyalleşmeleri için mutlaka kültürel ve sanatsal faaliyetlere yönlendirmeliyiz. Öğrencilerimizi spor ve sanat etkinliklerine katmak onlarda oluşabilecek zorbalığının panzehridir.
Aileler, çocuklarına değerli olduklarını hissettirerek her canlının yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini öğretmeliler. Çocuklar için insan olmanın erdemlerini öğrenmenin ilk adresi ailedir.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00