Atatürk ve kadın…

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

11-12-2024 16:29

Atatürk ve kadın…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk daha milli mücadele devam ederken ülkede yeni bir rejim kuracağını, bunun da cumhuriyet olacağını yakın çevresiyle paylaşmıştı. Milli Mücadelenin zaferle sona ermesi ve cumhuriyetin ilanından sonra modern ve çağdaş bir ülke olabilmemiz yolunda bir yandan karşısına çıkan engellerle akılcı yol ve yöntemlerle mücadele ederken diğer yandan da bu uğurda hayata geçirmesi gereken devrimleri birer birer yapmaya başladı.
Birilerinin kulu olmaktan çıkardığı toplumu özgürleştirmek için yaptıklarının en önemlisiyse kadınlarımıza hak ettikleri toplumsal değerinin verilmesiydi. “Şuna inanmak lazım ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu kadınının Milli Mücadeledeki çabasına, vefakarlığına hep saygı duydu. Kadınlarımızın, vatan savunmasında, kucaklarındaki bebeleriyle hep en ön saflarda askerlerimizin yanında olduğunu Kara Fatmalardan, Şerife Bacılardan, Nene Hatunlardan ve daha adı bilinmeyen kahraman kadınlardan biliyordu. Bundan dolayıdır ki kadınlarımızın ülke yönetiminde de var olması gerektiğine inanarak dünyanın birçok ülkesinden önce, 5 Aralık 1934 tarihinde onlara seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Fransa bu hakkı kadınlara 1945 yılında verdi.
Bir söyleminde: “Kahraman Türk Kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyerek onları en yüce mevkiye koydu. Kadınlarımıza sadece anne olmadıklarını, sosyal hayatın her alanında olabileceklerini, ülkenin geleceğinde de söz sahibi olmaları gerektiğini hatırlattı. Bütün bunlar modern ve çağdaş bir ülke yaratma çabalarıydı.
Askerine çorap ören de cephane taşıyan da bu kadınlarımızdı. Kadınlarımızın da içinde yer aldığı kurtuluş mücadelesi yalnızca Türk milletinin kurtuluşunu değil, onların da özgürleşme sürecini başlattı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bırakın Türkiye’yi dünya kadınları için ne denli önemli olduğunu anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok. Komşu coğrafyalarımıza baktığımızda o günün koşullarında Türk kadınına verilen değerin ne denli önemli olduğunu görmek her kadının vefa borcu olmalıdır.
Türk kadınına yakışan hayat arkadaşının iki adım ardı sıra yürümek değil onunla kol kola olmaktır. Bu ülke kurulurken ayrılmayan kadınlarımız toplumumuzun geleceği için de yok görülemezler. Eşitlik, cinsiyette değil insan olmaktadır.
Cumhuriyetle özgürleşen kadınlarımıza büyük sorumluluklar düşüyor. Bunun için hayatın her alanında olun. Özellikle geleceğimiz olan çocuklarımızı kazandığınız değerlerle büyüterek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e layık olduğunuzu gösterin. 
“Mustafa Kemal’in Askerleyiz” diyebilen Türk kadınları olarak her gün işlenen kadın cinayetleri, çocuk yaşta evlendirilmeler, çağdaş eğitim haklarınızdan yoksun bırakılma çabaları ve bir gecede çıkarıldığımız İstanbul Sözleşmesi haklarınızdan yoksun bırakılma çabaları sizleri yıldırmasın. Onlar sizi yok saydıkça siz daha da güçlenin.
Saygıdeğer kadınlarımız, Mustafa Kemal’le kazandığınız eşit insan olma hakkınızın Ortaçağ kafasının karanlığının dehlizlerinde kaybolmasına müsaade etmeyin.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00