Çevremize Sahip Çıkalım

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

05-06-2025 04:59

Çevremize Sahip Çıkalım

Gelecekte dünyamızı bekleyen en büyük tehlikelerin başında gelen iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, hava ve su kirliliği, ormansızlaşma ve okyanusların plastik atıklarla dolması gibi sorunlar şimdiden hayatımızı etkilemeye başladı bile. Yaz yazlığını, kış kışlığını yapamaz oldu. Kendi ellerimizle bozduğumuz ekosistem, insanlığa döndürülmüş en ölümcül silah gibi karşımızda duruyor.

Bilim insanları geleceğimizi tehdit eden bu sorunu çözmek uğruna ellerinden geleni yapsalar da vahşi kapitalizmin insanlığı düşündüğü yok.  Onlar, “Paranın yüzü sıcaktır.” sözüne sarılırken geleceğimizin nefes borusunu sıktıklarının farkında değiller mi? Günü yaşamak uğruna geleceği yok ettiklerini bilmiyorlar mı?

Dünya Çevre Günü, çevre sorunlarının sadece hükümetlerin veya büyük kuruluşların değil, bireylerin de sorumluluğunda olduğunu hatırlatmak, farkındalık yaratmak amacıyla ilan edilmiştir.  Bugünün önemini hatırlatmak için, dünya genelinde milyonlarca insan, ağaç dikme etkinliklerinden temizlik kampanyalarına, eğitim seminerlerinden geri dönüşüm projelerine kadar çeşitli faaliyetlerle bulunuyorlar. Bu faaliyetler, bireylerin çevresel sorunlara karşı duyarlılığını artırırken, aynı zamanda somut değişimlere de vesile olabilirse amacına ulaşmış olur.

Ancak unutulmamalıdır ki çevreyi koruma anlamında sorumluluğun en büyüğü devleti yönetenlerdedir. Çünkü kanun koyucu devlettir. Vatandaşın duyarlılık göstermediği konularda yaptırımları devreye alarak gelecekte insanlığın başına bela olabilecek sorunları ta baştan engelleyebilecek güçtür o. 

Bu konuda yapılması gereken çok şey olmasına karşın öncelikle küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamak için karbon emisyonlarının azaltılması gerekiyor. Bireyler, enerji tasarrufu yaparak, toplu taşıma kullanarak veya yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih ederek bu hedefe katkıda bulunabilir.

Her yıl binlerce canlı türü yok oluyor. Doğal yaşam alanlarını korumak ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemek gerekir.

Plastik kirliliği, okyanusları ve kara ekosistemlerini tehdit ediyor. Geri dönüşüm, yeniden kullanım ve tek kullanımlık plastikten kaçınma gibi adımlar atılabilir.

Birey olarak bizlerin de yapabileceklerimiz var. Örneğin evlerimizde LED ampuller kullanabilir yatarken de elektronik cihazları kapatabiliriz.

Geri dönüştürülebilir ürünleri tercih edebiliriz. Ağaç dikebilir, yerel temizlik etkinliklerine katılarak çevre dostu ürünleri tercih edebiliriz.

İlkokullardan başlamak üzere çevrenizdeki insanları çevre sorunları hakkında bilgilendirip ve sürdürülebilir yaşam tarzını teşvik edebiliriz.

Para uğruna ormanlarımızın ve su kaynaklarımızın yok olmaması için toplumsal duyarlılık oluşturabiliriz.

Bütün bunları söylerken ülkemin gerçekleriyle yüzleşmezsem olmaz diye düşünüyorum. Gelin ülkemizin “çevre “ karnesine bakalım; Maden uğruna, dünyanın gıpta ile baktığı Kaz Dağları ve Karadeniz ormanlarındaki tahribatlar, yeraltı su kaynaklarını yok eden vahşi madencilik, derelerimize kurulan “Hidro Elektrik Santralleri” ve sularımıza karışan kimyasal atıklarla mücadelede sınıfta kalmışlığımız ortada… Doğaya dost değil düşman haline gelmişiz.   

Dünya Çevre Günü, gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunlara karşı bir uyanış çağrısıdır. Her birimizin attığı küçük adımlar, geleceğimizin daha iyi olması için lokomotif görevi yapabilir. 5 Haziran’ı sadece bir kutlama günü olarak değil, çevre için somut eylemlerin başlangıcı olarak görmeliyiz.

Unutmayalım ki, sağlıklı bir çevre olmadan sağlıklı bir gelecek mümkün değildir. Gelin, bu Dünya Çevre Günü’nde gezegenimize sahip çıkalım ve sürdürülebilir bir dünya için hep birlikte çalışalım! Torunlarımızın lanetine değil dualarına ihtiyacımız var…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00