Demokrasi Çıtamız

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

02-12-2025 14:08

Demokrasi Çıtamız
Ülke demokrasilerinin gelişmişlik göstergeleri vardır. Yani bir ülke için “ileri demokrasiye sahipler” diyebilmemiz için o ülkedeki anayasal hakların kullanımı konusundaki gelinen noktayı incelemek gerekir. Başta anayasada güvence altına alınan insan haklarının, hukukun üstünlüğünün, eğitim hakkının, hayvan haklarının, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakları gibi temel hakların kullanılmasının önünde bir engel olup olmadığını incelemek zorundayız. Şayet bu temel hakların varlığı sadece anayasa metninde kalıyor, vatandaşlarca kullanılamıyor veya kullanılmasına engeller konuluyorsa bırakın ilerisini normal bir demokrasinin varlığından söz etmek mümkün olmaz.
Anayasalar, toplumsal sözleşmedir ve vatandaşları olduğu gibi ülkeyi yönetenleri de bağlar. Bu bağlayıcılık elbette hukuk zemininde yürür. Bakınız anayasanın 153. maddesi: “Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” diyor. Bizde öyle mi? Şayet anayasa yok sayılarak ülke yönetilmeye çalışılırsa orada kaosun çıkması muhtemeldir. Anayasal kurumların herkesi bağlayıcı kararları, iktidar tarafından yok sayılamaz. Anayasal bir kurum olan Anayasa Mahkemesinin kararlarının herkesi bağladığı anayasada yazmasına rağmen bugün uygulanmıyor olması siyasal bir tercih gibi değerlendirilse de bu anayasaya aykırı bir durumdur.
25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ülkemizdeki kadın dernekleri tamamen barışçıl bir yöntemle kadına yönelik şiddet eylemlerini kınamak ve toplumun dikkatini çekmek, duyarlılık oluşturmak isterken bir dizi engellerle karşılaşıyorlar. Sesleri kısılmak isteniyor. Yollar, metro durakları kapatılarak bir araya gelmelerine engel olunuyor. Oysa Anayasa'nın “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” başlıklı 34. maddesi: “Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” diyor.
Burada rahmetli Demirel’in sözü geldi aklıma: Yollar yürümekle aşınmaz, demişti. Toplumsal düzeni bozmayan, şiddet içermeyen bu tür toplantı ve gösterilere neden izin verilmediğini -hem de anayasal bir hak iken- anlamakta zorlanıyorum. Bir an düşünün ki kadınlarımız sokaklara çıkmış, toplumdaki kadın cinayetlerine ve erkek terörüne dur demek istiyorlar. Bunda toplumun can ve mal güvenliğini tehdit edecek ne olabilir? Ellerinde sadece döviz taşıyorlar. Ne sopaları ne taşları var. İktidar sahipleri bu tür gösterilerde iktidara yönelik slogan atılma ihtimalinden, özellikle de İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına karşı kadınlarda oluşan tepkiden çekinmiş olabilir. Yasaklamalar ve engellemeler insanların içindeki tepkiyi ortadan kaldırmaz. Oysa demokrasinin en önemli özelliklerinden biri de eleştirilere tahammüldür.
Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü kullanılamaz hale gelmişse korku iklimi o toplumu esir almış demektir. İktidar sahipleri, düşünceye kelepçe vurulamayacağını öğrenmeli ve içselleştirmeliler.
Dönüp de ülkemizin içinde bulunduğu koşullara baktığımızda demokrasi çıtamızın ne kadar “yüksek” olduğunu görürsünüz!..

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00