Eğitim Çıkmazımız

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

16-10-2025 10:37

Eğitim Çıkmazımız
Ülkelerin kalkınması için eğitimin ne denli önemli olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım. Şayet çağdaş, modern ve ekonomik olarak kalkınmış bir ülkeyi inşa etmek istiyorsak aklın ve bilimin arkasından koşan nesilleri yetiştirmek zorundayız. 
Eğitim sistemimiz 1950’li yıllardan başlamak üzere iktidar sahiplerinin kişisel güçlerini korumak uğruna ABD’nin menfaatları için tarikat ve cemaatlerin emrine verildi. Cumhuriyet ve laikliği kendilerine düşman gibi gören ve ilk fırsatta ikisini de ortadan kaldırmak isteyen bu yapı, okuyan, sorgulayan ve özgürce düşünen bir nesil istemedi. ABD dostluğu, Rusya karşıtlığı denilerek “Ilımlı İslam” ın yolu açıldı.
İktidara yakınlığıyla bilinen YÖK denetleme kurulu üyesi Prof. Dr. Bülent Arı: "Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ben her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum" dediğinde kimse ona “Sen neden okudun?” demedi. İktidar sahipleri onu alkışladı. Sorgulama kültürüyle yetişmeyip biat kültürü akıllarını esir alanlar, yaşamları boyunca her şeye sorgulamadan körü körüne inanırlar. Başkalarının arkasından yürümeyi marifet sanırlar. Hele de iktidardan güç devşiriyorlarsa yürümeyi sürdürürler. Bunun karşılığı olarak da iktidarın her türlü desteğine mahzar olurlar.
AKP’nin yirmi üç yıllık iktidarı boyunca ülkenin eğitim sistemi bilimsellik ve çağdaşlıktan hızla uzaklaştı. Okulların idari kadroları liyakat hiçe sayılıp yandaşlarla dolduruldu.
Bunları yaparken ülkenin samimi, inançlı, mütedeyyin insanlarının hep arkalarından koşulsuz geleceğini zannettiler.
Toplumun inançlarını kullanarak bindikleri demokrasi trenindeki yolcu arkadaşlarını birer birer raylara doğru iterken arkadan başkalarının geleceğini sandılar. Artık insanlar yürümeyi trene binmeye tercih eder hale geldiler.
AKP iktidarı sürecinde köy okulları kapatılmaya ve taşımalı eğitime ağırlık verilmeye başlandı. Bu uygulama yüzbinlerce köy çocuğunun eğitim sisteminin dışına atılmasına neden oldu. Eğitimden uzaklaşan bu çocukların okullara devamıyla kimse ilgilenmedi. Şehirlerdeki okullarda ikili eğitim sistemi azalma yerine hızla arttı. Liseler tam bir curcunaya döndü. Devlet okullarının daha cazip hale getirilmesi yerine özel okullar teşvik edilerek eğitimdeki fırsat eşitliği bozuldu. Ülkemizde 129’u devlete ait olmak üzere 208 üniversite var ancak birçok bölümde profesör ve doçent yok. Bazı bölümlere de sipariş usulü eğitim görevlileri yerleştiriliyor. Bunlar kimi zaman rektörün eşi kimi zaman damadı kimi zaman da yeğeni oldu. Anlayacağınız, üniversiteler nicelik olarak artmasına karşılık nitelik olarak dünya sıralamasının sonlarına doğru gitti. Öğretmen atamalarında uygulanan mülakatlar, “yandaşları atama modeli” haline geldi.
İşin özü, ülkenin eğitim sistemini, idareci ve öğretmen atamalarından tutun da ilkokuldan başlayıp üniversiteye kadar siyasal tercihleri nedeniyle değiştirmek isteyen bir iktidarla karşı karşıyayız.
23 senede üniversite öğrencilerinin başta barınma olmak üzere hiçbir sorunu çözülmedi. Şimdi, bir de çamaşır yıkama sorunu çıktı ortaya. Boğaziçi Üniversitesi yurtlarındaki çamaşırhaneler ücretli hale getiriliyor. Çamaşırlarını yıkamak isteyen öğrencilerden 5-6 kiloluk bir çamaşır torbasına 200 TL ücret talep ediliyor. Bu uygulamaya karşı kampüsün bahçesinde leğenlerde yıkadıkları çamaşırlarını iplere asan öğrencileri “terörist” mi ilan edeceksiniz? Okullarından mı atacaksınız? Bu, nasıl bir akıldır? Öğrencilerin bunca sorunu varken çamaşırlarını ücretle yıkatmak zorunda bırakılmaları hangi akla hizmettir? Bu öğrencilere, okumayın mı demek istiyorsunuz? Ülkenin derece yapan gençlerini eğitimden uzaklaştırıp cahil kalın mı demeye çalışıyorsunuz? 
Bu ülke, üniversite gençliğinin çaresizliği kullanılarak cemaatlerin insafına terk edilmesinin bedelini öderken kimlerin kimlerle beraber olduğunu herkes biliyor. Geçmişi bilinenlerin kendilerini anlatmalarına gerek yoktur.
Mustafa Kemal Atatürk: “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.” derken eğitimde izlememiz gereken yolu göstermiştir.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00