Eğitimde Temizlik

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

07-10-2024 10:15

Eğitimde Temizlik
2024-2025 eğitim öğretim yılı geçmiş yıllardan artarak gelen sorunlarla başladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, uygulamaya geçirdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”yle eğitimi çağdaşlıktan biraz daha uzaklaştırıp bilimi elinin tersiyle kenara itti ve daha da dine dayalı bir şekle büründürdü. Kafasındaki okul ve öğrenci modelini oluşturabilmenin huzurunu yaşarken okullardan gelen “pislik” haberleri gündeme oturdu; Sınıflar çöp yığınlarıyla dolu, tuvaletler pislik içinde, koridorlar kirden geçilmiyor. Okulların içine düştüğü bu durum karşısında çocukların sağlığı tehlikeye girince doğal olarak toplum da tedirgin oldu. Salgın hastalıklar kapıda gibi görünüyor. Veliler, okul yönetiminden soruna çözüm bulunmasını isterken “personel yok ya da yetersiz” cevabını alıyorlar. Bazı okulların yöneticileri ise velilere ya okulun temizliğini yapmalarını ya da bağış yapmaları söylüyorlar. Bu durum da veliye mali açıdan yük getiriyor. 2024 yılında eğitimin içine düştüğü hâle bakın!..
Sosyal medyanın bu konuyu sürekli gündemde tutması sonucu milli eğitimden temizlik için okullara ek personel alınacağı duyuruldu. Aslında burası da tam bir skandal. Bu işler daha okullar açılmadan planlanır. Sayın bakanın birincil önceliği, Hulusi Akar efendinin de dediği gibi eğitimi Allah korkusu yaratmanın aracı gibi görüp çalışmalarını oraya yönlendirmesi. Öğretmenine “değer eğitmeni” eğitimi vermek için üniversite amfileri yerine camileri adres gösteren bir zihniyetin eğitime bakış açısında çağdaşlık ve bilimsellik beklemek havanda su dövmeye benziyor. Sayın bakan, “sorup sorgulayan, düşünüp tartışan insan” modeli yerine, “sormayan, sorgulamayan, sadece biat eden, itaat eden insan” yetişsin istiyor.
Bu akıl ve bilim dışı zihniyetten kurtulmadıkça ülkenin hiçbir alanda sorunları bitmeyecek.
Atadığı “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” öğretmenine güvenmeyip hangi tarikata veya cemaate bağlı olduğu bilinmeyen din görevlilerini sınıflara sokuyorlar. Okulların temizliği, salgın hastalıklar onlar için çok da önemli değil.
Bizim yaşıtlarımız okullarda “hademe”lerle büyüdü. Yani eski Türkiye’de okullarda temizlik görevlisi dediğimiz kadrolu hademeler vardı. Onlar, okulların emektarlarıydılar. Yöneticiler, öğretmenler gider gelirler ama onlar okulun amcası, teyzesi olarak hep gönüllerde kalırdı. Dağın başındaki köy okullarında dahi vardı hademeler.
İmam Hatip okullarında böyle bir sorun olduğunu sanmıyorum. Çünkü hem devletten hem de velilerden yeterli desteği görüyorlar. Bu okullarda bağış adı altında para toplanmasına kimse sesini çıkarmazken diğer okullardaki yöneticiler, soruşturma ve görevden alma, gibi tehditlerle karşı karşıya kalıyorlar.
Önce köy okullarını kapattılar sonra da tasarruf genelgesi çıkararak “taşımalı eğitim”i kısıtladılar. Böylelikle köy çocukları eğitimin dışına itildiler ya da tarikat ve cemaatlerin yurtlarında kalmak ve okumak zorunda bırakıldılar. O yurtlarda kalmak istemeyenlerse okulu bırakmak zorunda kaldılar. Bütün bunlar olurken sayın bakan tarikat ve cemaatlere “sivil toplum örgütleri” demeye devam ediyor. Bu kafalardan laik, çağdaş ve bilimsel bir eğitim modeli beklenebilir mi? Anlayacağınız iktidarın birinci önceliği okulların temizliği değil!..
Okulların hali ortada iken yerel yönetimler imkanları dahilinde okullara gerekli hizmeti vermek istediklerinde “iktidar sahipleri” hemen ayağa kalkıp yöneticilere, “muhalif belediyelerden yardım istemeyin” talimatları vermeye başladılar. Daha doğrusu muhalefeti siyasi şov yapmakla suçluyorlar. Belli ki bu işi de beceremediniz. Bırakın da yerel yönetimler okullara destek olsunlar.
Ülkemizdeki şu çelişkiye bakar mısınız? Muhalif belediyeler ibadethanelere temizlik hizmeti veriyorken okullara neden vermesin? Bundan neden rahatsız oluyorsunuz? Sonuçta bu ülkenin insanlarına hizmet gidecek. Öyle görünüyor ki “Vatandaşın gözünde itibar kazanırlar” korkusu bedenlerinizi sarıp aklınızı başınızdan almış.
Korkarım bu gidişle okullarımızdaki temizlik sorunu yakın gelecekte bir halk sağlığı sorununa dönüşecek. Derhal milyonlarca öğrencimizin kullandığı eğitim ortamlarının temiz ve hijyenik olması sağlanmalı. Süreklilik açısından geçici personel yerine iş güvencesi olan kadrolu personellerin alımı yapılmalıdır.
Vatandaş, okul koridorlarında tarikat ve cemaat mensupları değil temizlik personeli görmek istiyor.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00