Ekonomideki Tehlike..

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

30-03-2026 17:16

Ekonomideki tehlike

Benzine zam geldiğinde: “Ben hep elli liralık alıyorum.” diyordu bir vatandaşımız. Bu söz sonraki zamların adeta sloganı haline geldi. Bu vatandaşımızın şimdiki akaryakıt fiyatları karşısında ne düşündüğünü çok merak ediyorum. Sadece verdiği parayı söyleyip aldığının azaldığının farkında olmayan bir topluma dönüştük. Oysa petrol fiyatlarının artmasının doğurduğu iğneden ipliğe gelecek zamlarla biraz daha fakirleşiyoruz.
Dünya, bir savaşın yarattığı krizle karşı karşıya. Biz bu savaşın tarafı olmasak da ekonomik anlamda doğrudan tarafıyız. ABD ve İsrail’in nükleer tehdit varsayımıyla İran’a saldırmaları, İran’ın karşı hamleleri ve petrol ticaretinin denizdeki otobanı olan Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması dengeleri bir anda değiştirdi ve dünya ekonomisi büyük bir çıkmaza girdi. Bunun bedelini de tüm ülke halkları ödemek zorunda kalıyor.
Dünyanın herhangi bir yerinde çıkacak savaş ya da krizlerin ekonomik bir bedeli vardır ve bu bedel, tarafı olsun olmasın her ülkede ödenir.
Ben hep elli liralık benzin alıyorum diyen vatandaş, pazara gittiğinde alacağı domatesi, patlıcanı, biberi ve diğerlerini aynı fiyata alamayınca ne düşünüyor dersiniz? Belki tane hesabıyla onları da elli liralık alıyordur…
Özellikle tarım ürünlerinde büyük bir tehlike bizi bekliyor. Tarımın en önemli girdisi mazot ve gübre. Petrol arzının azalmasıyla dünyadaki gübre fiyatları fırlamış durumda. Mazot fiyatları da her gün artarken çiftçi toprağını ekip biçmek için oldukça yüksek maliyetle karşı karşıya kalacak. Bu maliyet üretilen mahsulün fiyatına yansıyınca tezgahlardaki fiyatların el yakmaması mümkün değil. Hani birileri pazarcıları suçluyor ya; en kolayı bu!..
Toplum olarak, nedenleri düşünmeden sonuçlar üzerinden konuşan bir topluma dönüştük. Ülke ekonomisinin, izlenen “nas” politikalarından değil insanların “fırsatçılığından” bu hale geldiğini söyleyerek tarafgirliğimizin gözümüzü kör ettiğinin farkında değiliz. Hele de “Kur Korumalı Mevduat” garantileriyle parası olanlara sermaye aktarımı yapıldı. Yani Hazineden trilyonlarca lira zenginlerin cebine uçuruldu. Bunun bedelini yine halk ödedi. Anlayacağınız ekonomik çıkmazımızın nedeni sadece çevremizdeki savaşlar değil.
Bugünkü iktidar sahiplerinin sıkça dile getirdikleri 1940’lı yılların ülkemizde olduğu gibi dünyada da yokluklar dönemi olmasının nedenlerini bilmeden o dönemin yöneticilerini karalamak kolaycılığına kananlara sormak isterim: Bugün ülkemizdeki ekonomik krizlerin sorumlusu tarafı olmadığımız savaş mı? Ülkeyi II. Dünya Savaşı’na sokmayanlar, Medine hurmasıyla kestane balı yemiyorlardı. Ahırındaki mandadan yoğurdunu bulan köylülerin sofralarında tuz ve şekerleri dahi yoktu!..
Bütün meselenin kapitalizmin açgözlülüğü olduğunu anlamak zorundayız. Savaştan beslenen sanayiler oldukça dünya halklarına rahat bir uyku olmayacak. 
Maalesef her yüz yılda bir dâhinin yanında bir de deli çıkıyor dünyada. 20. Yüzyılın dâhisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk iken delisi Hitler’di. 21. Yüzyılın delileri Trump ve Netanyahu olurken Gazi Mustafa Kemal Atatürk, öngörüleriyle bu yüzyılın da dâhisi olmaya devam ediyor.
Bu kafa ve bu anlayışla yönetildiğimiz sürece ekonomimizin düzlüğe çıkmasını beklemek rüya görmek gibi olur.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00