Geldiğimiz Yer

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

20-04-2026 12:15

Geldiğimiz Yer
Son günlerde, ülkede barış ve kardeşliğe vurgu yapan iktidar sahipleri, toplumdaki her kesimle kavga etmeye devam ediyor. İstiyorlar ki herkes onların arkasında hizalansın. Yani ya arkamda olursunuz ya da karşımda; ama unutmayın ki karşımda olmanın da bir bedeli olur, demek istiyor.
İktidarın uygulamalarını eleştiren tüm gösteri, yürüyüş, basın açıklaması gibi eylemlere katılanlara karşı tahammülsüzlük adeta doruğa çıkmış. İktidar yandaşlarının, Filistin ve Gazze’deki zulme karşı Galata Köprüsü’nde protesto eylemine izin verilirken aynı yerde, muhalefetin aynı amaçla protesto eylemi yapmasına müsaade edilmiyor.
Demokrasinin en temel insan hakkı olarak gördüğü eleştiriye tahammül gösteremiyor yöneticiler. Sivil toplum kuruluşlarının barışçıl eylemlerini dahi kendileri için potansiyel tehlike olarak gören zihniyetin, ülkede “barış istiyorlarmış” gibi bir izlenim vermeye çalışmasından elbette ki kuşku duyarım.
Kendilerini eleştiren herkesi tehlike olarak görenler, sorumluluk alanlarında meydana gelen ölümcül olaylar karşısında, çağdaş demokrasi ile yönetilen ülkelerdeki istifa eden yöneticileri neden kendilerine örnek almadıklarını merak ediyorum. Soma’daki maden, İliç’teki göçük, Bolu’daki otel yangınında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki ülkeyi yasa boğan öğrenci cinayetleri karşısında, kim sorumluluk alarak görevini bıraktı? Hiç kimse!.. Böylesi o kadar çok örnek yaşadık ki bu ülkede…
Çocuklarını öpüp koklayarak, sabahın köründe okula uğurlayan anne babaların, akşam morg kapısındaki çığlıklarının bir bedeli yok mu? kendisinin sivil toplum kurumları adını verdiği ancak toplumun tarikat ve cemaat olarak değerlendirdiği oluşumlarla milli eğitimde laikliğe savaş açan milli eğitim bakanı halen görevde duruyorsa balık baştan kokmuş demektir.
Çocuklarımızın insani ve ahlaki değerlerimizden nasıl uzaklaştığını sorgularken ilk aklıma gelen, okullarımızdaki eğitim sistemi ve görsel medya dediğimiz televizyonlarımız. Radyo Televizyon Üst Kurulu, muhalif olarak gördüğü televizyon kanallarına ceza kesmek, ekran karartmak için fırsat arayacağına çocuklarımıza kabadayılığı ve şiddeti özendiren dizilere yasak getirsin. Ailecek izlenecek bir tane dizi yok televizyon kanallarında. Kötü modellerle yaşamak zorunda bırakılan toplumlardan iyi bir toplumu inşa edemezsiniz.
Okullarımızdaki öğrenci cinayetleriyle ilgili olarak toplumsal duyarlılık oluşturmak isteyen sendikaların eylemi, hemen emniyet güçleri tarafından bastırılmak isteniyor. Emekli sendikalarının, sorunlarıyla ilgili yapacağı basın açıklamaları terör eylemiymiş gibi muamele görüyor. İnsanların, muhalefetin mitinglerine gitmesine engel olmak için otobüs seferleri kaldırılıyor, metrolar kapatılıp gemi seferleri iptal ediliyor. 1 Mayıs için sembol haline gelen Taksim Meydanı, işçi ve emekçilere kapatılıyor. Doktorlarımızın sağlıktaki sorunlara dikkat çekmek için yapmak istedikleri basın açıklamaları engelleniyor…
Bu örnekler o kadar çoğaldı ki hangi birini yazayım. Özgürlükleri ve daha demokratik bir Türkiye’yi arzuladıklarını söyleyenler, kendileri gibi düşünmeyenlerin adeta boğazlarını sıkmanın peşindeler. 
Ülkemizde barış ve kardeşliği bozan en önemli neden, iktidar sahiplerinin bulundukları makamlara gelme nedenleri olan anayasadaki yazılı kurallara uymamaları ve hukukun verdiği kararlara saygı duymamalarıdır.
 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtiğimiz 9 Temmuz 2018'den sonraki geldiğimiz nokta işte bu! Bir ülkedeki güçler dengesinin bozulması, o ülkenin demokrasisini otokrasiye dönüştürür. Şöyle demişti Lord Acton: Güç bozar, mutlak güç, mutlaka bozar.
Freni patlayan kamyon ya takla atarak ya da bir yere toslayarak durabilir. Gelin, çok geç olmadan demokrasimizin freninin patlamasına, takla atmasına ya da duvara toslamasına izin vermeyelim.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00