Gerçek Güç

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

14-09-2026 10:11

Gerçek Güç
Yolda bulduğu cüzdanın sahibini arayan, bulamaz ise en yakın karakola teslim eden ahlaki değerle yoğrulmuş bir toplumduk. Bu davranışı gerek ailesinden aldığı terbiye gerekse de inandığı dinin gereği olarak görüyordu insanlarımız. Kimsenin görmediğinden emin olduğunu, vicdanının gördüğünden emindi. Herkesi kandırsa da vicdanını kandıramayacağını bilirdi. Eski Türkiye’de böylesi insani değerlere sahiptik.
Ülke olarak içinden geçtiğimiz süreçte birçok değerimiz gibi “hak” dediğimiz değerimizi de kaybetmeye başladık. Hakkımız olmadığını bile bile, “Yeter ki benim olsun” der hale geldik. Yani hakkı unuttuk.
Gerek yargıyı kullanarak gerekse de ahlaki olmayan yöntemlerle seçimlerde kazanılmayan belediyeleri ele geçirme, milletvekillerini transfer etme çabaları toplumsal çöküntümüzü göstermiyor mu? Dün karşı çıktıkları ve ahlaki görmedikleri transfer yöntemini bugün kullanan bir iktidarla karşı karşıyayız.
Stadyumlarda taraftarlar bağırıyor: “Vur, kır, parçala, bu maçı kazan.” Bu slogan bile çok şey anlatmıyor mu? Oysa “rakibe saygı ve hak etme” diye bir şey olduğunu ne çabuk unuttuk.
İşin diğer tarafı da ayrı bir sorun. Mensubu bulunduğu partiden, kendisine oy verenlere ihanet ederek karşı mahalleye geçmekten utanmama hali var ki bunlara ne demeli? Bu kişiler, iktidar partisini yerden yere vurarak oy istedikleri ve de desteklerini aldıkları seçmenlere diyecekleri bir sözlerinin olmaması, onların kafasındaki rüşvet, yolsuzluk, makam gibi kuşkuları da artırmıyor mu?
Hangi nedenle olursa olsun siyasal çizgisini değiştirenler, vatandaşın tercihine saygısızlık etmiyor mu? İhanet ettikleri seçmenin karşısına hangi yüzle çıkacaklarını hiç düşünmüyorlar mı?
İktidarın böylesi transferlerle muhalefeti yıpratmaya ve de bölmeye çalışması, kendine alan açma gayreti, seçmenin fikrini değiştirmesine bir gerekçe olmuyor. Bu toplum devşirme güce itibar etmez. Bütün mesele toplumu ikna ederek güç kazanmaktır. Yani rakipleri transfer yöntemiyle sayısal çoğunluğu sağlasanız da vicdani çoğunluğu yakalayamazsınız.
Toplum şu soruları soruyor: Bu kadar belediye başkanını ve milletvekilini transfer ettiniz de ülkenin hangi sorununu çözdünüz? Enflasyon mu düştü? Emekliler refaha mı kavuştu? Asgari ücret insanca yaşanabilir seviyeye mi çıktı? Ülkenin cari açığı mı kapandı? Akaryakıt ucuzladı mı? Tarımda kendimize yeter hale mi geldik? Madencilerin, gazilerin, atanamayan öğretmenlerin sorunları mı çözüldü? Okullarımızda ücretsiz bir öğün yemek verir hale mi geldik?.. Bu ve benzeri o kadar çok soru var ki vatandaşın kafasında.
Anlayacağınız, iktidar sahipleri, belediye başkanlarını ve milletvekillerini transfer için gösterdiği çabayı ülkenin gerçek sorunlarını çözme konusunda gösterseydi transferlere ihtiyacı kalmazdı!..
Bu toplum, hak etmediğini her türlü yol ve yöntemle elde etmeye çalışanların değil hakkı elinden alınanların arkasından gidecektir. Verdiği oya ihanet edenlere de sırtını dönecektir. Çünkü gerçek güç halktadır.

DİĞER YAZILARI Umudu Yaşat 01-01-1970 03:00 Büyük Taarruz 01-01-1970 03:00 Demokratik İrade 01-01-1970 03:00 Siyasal Kirlenme 01-01-1970 03:00 Bank ve sandalye 01-01-1970 03:00 Kelepçeli öğretmenler 01-01-1970 03:00 Arınma 01-01-1970 03:00 “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00