İdeolojik Prangalardan Arınmak…

Halil MERT Emekli Yarbay ( YAZAR )

19-05-2026 10:31

İdeolojik Prangalardan Arınmak…
Milli Birlik, Liyàkât ve Gelecek Vizyonu
Türk milleti yalnızca kendi vatandaşları için değil, bütün mazlum coğrafyalar için umut olmuştur.
Hamâsete değil stratejiye, slogana değil vizyona…

Buradan izleyebilirsiniz.
https://youtu.be/3aahRhs-hgI
Takibinizi arz ederiz.

Türkiye’nin bugün yapısal olarak en çok tıkanıklık yaşadığı, toplumun her kesiminin yüksek sesle şikâyet ettiği üç temel kavram var: Liyàkât, ehliyet ve sadakat.
Bir insanın liyakati; aldığı eğitimler, üstlendiği sorumluluklar, tecrübesi ve toplum içindeki duruşuyla ölçülür. Peki ya sadakat? Sadakat kime ve neye olmalıdır? Artık çok net görmek gerekir ki, Türkiye'nin yapısal sorunlarına mevcut ideolojiler üzerinden 2026 yılı ve sonrasına yönelik çözümler üretmek imkansızdır. 
Kendimizi hapsettiğimiz o geleneksel ideolojik kalıplar —Ülkücülük, Millî Görüş, Sosyal Demokrasi, İslamcılık veya Kemalizm— tek başlarına 2030’ların, 2050’lerin dünyasına vizyon sunamamaktadır. Devletin zirvesi tarafından ortaya konan 2053 ve 2073 gibi büyük hedeflerin altı; bürokratlar, siyasiler ve düşünce insanları tarafından stratejik hamlelerle doldurulamamakta, somut bir gelecek tasavvuruna dönüştürülememektedir.

İç Tehdit: Kutuplaşma, Mezhepçilik ve Etnik Ayrımcılık
Batı Dünyası’nın ve küresel aktörlerin 50 yıllık, 100 yıllık planlarından hayıflanarak bahsederken, kendi içimizde neden bir araya gelemediğimizi sorgulamak zorundayız. Siyasi ötekileştirme, mikro milliyetçilik, mezhepçilik ve tarikatçılık gibi yapay kamplaşmalar, Türk toplumunun enerjisini çalmakta ve birbirleriyle konuşamaz hale getirmektedir.
Atalarımızın tarihe geçen o meşhur sözünü akıldan çıkarmamak gerekir:
“Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir süvariyi, bir süvari bir birliği, bir birlik de koca bir cepheyi kurtarır/bozar.”
Fert fert her bir görevlendirmede liyakât ve çalışkanlık aranmazsa, devletin tüm kurumları akamete uğrar. Bugün ne yazık ki insanlar; bir kişiyi değerlendirirken ehliyetine değil, hangi siyasi kampa, hangi cemaate veya hangi etnik kökene ait olduğuna bakıyor. Bu durum, mazlum coğrafyaların umudu olan Büyük Türk Milleti’ne yapılacak en büyük haksızlıktır.
Oysa Büyük Türk Milleti yalnızca kendi vatandaşları için değil, bütün mazlum coğrafyalar için umut olmuştur. Türk Milleti güçlü olduğunda yalnız Türkler değil, İslam Dünyası da nefes alır. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.
Bugün dünya sisteminde ciddi bir kırılma yaşanmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri artık eski mutlak gücünü temsil edememektedir. Küresel sermaye düzeni ilk defa ciddi şekilde sorgulanmaktadır. Çin’in yükselişi, Batı içindeki çatışmalar ve Orta Doğu’daki kırılmalar yeni bir dönemin habercisidir.
Fakat bütün bu gelişmeler yaşanırken Türkiye hâlâ iç kamplaşmalarla vakit kaybetmektedir.

Kurumsal Yozlaşmaya Somut Örnekler
•    Üniversiteler ve Akademik Atamalar: Serhat şehrimiz Ardahan’daki üniversite yapılanmasında yaşanan idari yetersizlikler ve yanlış rektör tercihleri, liyakatsizliğin en bariz örneğidir. “Bizden olsun da çamurdan olsun” mantığıyla yapılan referanslar, nitelikli akademisyenlerin istifasına ve dolayısıyla o bölgenin sosyo-politik yapısının zedelenmesine yol açmaktadır.
•    Savunma ve Bürokrasinin Yönetimi: Benzer yönetim zafiyetleri stratejik kurumlarda da baş göstermektedir. Başarısı kanıtlanmamış isimlerin, sırf belli dengeler gözetilerek kritik şirketlerin yönetim kurullarına getirilmesi kabul edilemez. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde; siyasetin ve bürokrasinin hantallığına takılmayan, doğrudan lidere raporlayan, dinamik ve "serdengeçti" ruhlu özel yönetim/denetleme heyetlerinin kalıcı hale gelmesi elzemdir.

Küresel Denklem ve İran Dersleri
Dünya sistemi köklü bir değişimden geçiyor. ABD’nin küresel hegemonyası ve yenilmezlik miti sarsılmış durumdadır. Çin’in yükselişi karşısında Batılı para baronlarının ve CEO'ların pozisyon alışı, küresel sömürü düzeninin çaresizliğini göstermektedir. 
Orta Doğu ve Körfez bölgesinde ise İngiltere gibi aktörler, kendi çıkarları uğruna yerel unsurları cepheye sürerken, dökülen Müslüman kanını umursamamaktadır.
Bu karmaşık tabloda, yanı başımızdaki İran'ın verdiği mücadeleden doğru sonuçlar çıkarmalıyız. İçimizdeki dar mezhepçi bakış açısı, “İran’dan dost olmaz.” sığlığına sığınmaktadır. Oysa tarihi gerçek nettir: Son bin yıldır İran Coğrafyasını Selçuklular'dan Safeviler'e, Kaçar’a kadar Türk hanedanları yönetmiştir. Bugün de İran siyasal yapısında da Türk unsurunun etkisi tarihsel sürekliliğini korumaktadır. İran’ın başında Türk kökenli bir Cumhurbaşkanı (Mesud PEZEŞKİYAN) bulunmaktadır.
Geçmişte Osmanlı, Safevi ve Babür gibi üç büyük Türk-İslam İmparatorluğu’nun bir araya gelememesi, coğrafyamızı İngiliz ve Rus emperyalizminin açık hedefi haline getirmişti. Bugün aynı hataya düşerek emperyalist Batı'ya sessiz kalıp, bölgesel komşularla yapay düşmanlıklar üretmek akıl tutulmasıdır.
Büyük Türk-İslam İmparatorlukları ortak hâreket edebilmiş olsaydı, bugün dünya tarihi çok farklı yazılmış olabilirdi.
Ne yazık ki geçmişte parçalanmışlık; İngiliz emperyalizmine ve küresel sömürü düzenine büyük fırsatlar vermiştir.
Bugün de aynı hataları tekrar etme lüksümüz yoktur.
Türkiye, İran, Pakistan ve Mısır gibi nüfus ve kapasite bakımından güçlü devletlerin ortak stratejik refleks geliştirmesi; bölgenin kaderini değiştirebilir.

Çözüm: Bölgesel İttifaklar ve "Ok" Metoforu
Bu zorlu coğrafyanın dirliği ve kurtuluşu, ancak güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti’nin bölge liderliğini üstlenmesiyle mümkündür. Türkiye; kendi hinterlandında İran, Pakistan ve Mısır gibi nüfusu ve ekonomik potansiyeli yüksek kardeş ülkelerle stratejik ortaklıklar kurarak küresel şer odaklarına karşı hızlı reaksiyon gösterecek bir hat oluşturmalıdır. 
Aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı’nın Türkistan (Yesi) zirvesinde yakaladığı ivme, medyanın ve entelektüellerin sığ siyasi kaygılarından kurtarılarak ana gündem maddesi yapılmalıdır.
Medya ve aydınlar, her gün televizyonlarda aynı klişeleri tekrarlayarak milletin idrakiyle dalga geçmeyi bırakmalı; Türk milletinin teşkilatçı, muharip ve kıvrak zekasını körletmek yerine onun kutlu geleceğine katkı sunmalıdır.
Türk Dünyası ve Yeni Jeopolitik Hat dikkate şayandır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın son dönemde artan faaliyetleri önemlidir. Türkistan’da, Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi mirası etrafında oluşan birlik arayışı tarihi bir fırsattır.
Ancak bu birlik yalnızca sembolik toplantılarla değil; ekonomi, savunma, enerji, eğitim ve medya alanlarında somut stratejik entegrasyonla desteklenmelidir.
Türkiye’nin Balkanlar’da, Kafkasya’da, Orta Asya’da, Kuzey Afrika’da ve Orta Doğu’da tarihi bağları vardır.
Güçlü Türkiye fikrinin bu coğrafyalarda karşılığı bulunmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’nin kendi içine kapanması değil; aksine bölgesel liderlik kapasitesini artırması gerekir.

Sonuç: Bir Olursak Kırılamayız
Hükümetin ve Cumhur İttifakı'nın karar verici mekanizmalarında yer alan aktörler, tarihsel bir vicdan ve mesuliyetle hareket etmek zorundadır. Şahsi menfaatlerini ve siyasi ikballerini devletin menfaatinin önünde tutan menfaatperestleri deşifre etmek her vatanseverin boynunun borcudur.
Oğuz Kağan atamızın altı oğlunu karşısına alıp verdiği o tarihi ders, bugün de tek çıkış yolumuzdur:
"Tek bir oku kırmak kolaydır; fakat altı ok bir araya bağlanıp sıkı sıkıya kenetlendiğinde onu kırmaya kimsenin gücü yetmez."
Sonuç: Milli Birlik Mecburiyettir. Birlik ve Çanakkale ruhuna dönmek zorundayız.
Türk milletinin ihtiyacı olan şey; birbirini tüketen kamplar değil, ortak ülkü etrafında birleşmiş milli şuurdur.
Kendi şahsi menfaatlerini devletin ve milletin önüne koyanlar; hangi ideolojik etiketi taşırsa taşısın bu millete zarar vermektedir.
ARTIK TÜRKİYE’NİN; HAMASETE DEĞİL STRATEJİYE, SLOGANA DEĞİL VİZYONA, AİDİYETE DEĞİL LİYÀKÂTE YÖNELMESI GEREKMEKTEDİR.
Çünkü bu coğrafyada güçlü ve büyük Türkiye yalnız Türk Milleti’nin değil, geniş bir medeniyet havzasının da umududur.
Kafkasya’dan Balkanlar’a, Kuzey Afrika’dan Arap Yarımadası’na kadar güçlü bir Türkiye’nin bu coğrafyada tarihsel bir karşılığı vardır. Unutmamalıyız ki; en iyi savunma taarruzdur ve askeri, siyasi, diplomatik inisiyatifi her daim elinizde tuttuğunuz sürece geleceği siz inşa edersiniz. 
21. yüzyılda ayakta kalacak milletler; nüfusu fazla olanlar değil, stratejik aklı güçlü olanlar olacaktır.
Özetle; En iyi savunma taarruzdur. İnisiyatifi kaybedenler, geleceği de kaybederler.

"DÜŞÜNCEDE HÜR, TARİHTE BİR, GELECEKTE TEK YÜREK!"

E. Yb. Halil MERT
Strateji ve Yönetim Uzmanı
Elektrik-Elektronik Mühendisi
+90532 466 54 32

DİĞER YAZILARI ŞEFKÂT VE MERHAMET TİMSALİ; ANA GİBİ YÂR OLMAZ.. ANAM, ANNELER, VEFÂ ÂBİDELERİ… 01-01-1970 03:00 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ: ANMAKLA YETİNENLER VE GELECEĞİ KURANLAR 01-01-1970 03:00 TÜRKLÜK TANIMININ GÜNCELLENMESİ VE JEOPOLİTİK GENİŞLEMEYE ETKİSİ 01-01-1970 03:00 BARDAK TAŞTI! TÜRKİYE’DE DEĞERLER SİSTEMİ ÇÖKTÜ… 01-01-1970 03:00 İRAN’IN ZAFERİ, TÜRK KİMLİĞİ VE TÜRK DÜNYASI’NDA, İSLÂM ALEMİ’NDE MEZHEPÇİLİK KISKACI. 01-01-1970 03:00 BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’İ ANLAMAK: BİRLİK, MÜCADELE VE BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİ… 01-01-1970 03:00 TARİH YAZMAK, GELECEĞİ YAZMAKTIR. Manda mı, İstiklal mi? Bunların Tartışıldığı Günleri Unutmayınız 01-01-1970 03:00 HİLAFET Mİ, HAKİKAT Mİ? İSLÂM DÜNYASI’NIN SİYASÎ İHTİLÂFLARINDAN BİRİ ÜZERİNE BİR SORGULAMA… HİLAFET İŞLEVSEL MİDİR, NE KATAR? 01-01-1970 03:00 DUYGUSALLIKLA DEĞİL, FERASETLE AYAKTA KALINIR… HARİTA MÜHENDİSLİĞİNİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE’YE BÖLGEMİZE KURULAN YENİ TUZAKLAR… TÜRK MİLLETİ’NİN SABRINI ZAFİYET SANANLAR TARİH BİLMEZLER AMA BİZ TARİHİ YENİDEN YAZAR, ONLARA DA GÖ 01-01-1970 03:00 NEVRUZ’DAN ÇANAKKALE’YE: DİRİLİŞTEN DİRENİŞE, DİRENİŞTEN KURTULUŞA TÜRK MİLLETİ… 01-01-1970 03:00 KAN AYNI KAN, VİCDAN AYNI VİCDAN DEVLET EBED MÜDDET İÇİN VİCDANLARA HİTAP! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE–İRAN KARDEŞ DEVLETLERİ İÇİN EMPERYALİZMİN BÜYÜK TUZAKLARI 01-01-1970 03:00 SÖZDE ÇOCUK KATİLLER VE ÇETELER AİLELERİ İLE ŞEHİRDEN KOVULMALI… ŞEHİRLER MEDENİYETİN MERKEZİ Mİ, SUÇ KAYNAĞI VE ALANI MI? 01-01-1970 03:00 İRAN-İNGİLTERE+ABD+İSRAİL... PAKİSTAN-HİNDİSTAN+AFGANİSTAN… MÜSLÜMANLAR CEHÂLETLERİNDE BOĞULUYOR. KİMİN UMURUNDA? 01-01-1970 03:00 İRAN–AMERİKA GERİLİMİ: COĞRAFYANIN AKLI VE TÜRKİYE’NİN SORUMLULUĞU VE ÖNCÜLÜK YAPMASI GEREKEN ALANLAR… 01-01-1970 03:00 BU COĞRAFYA BİZİMDİR Kaos Alanından Sükûn Havzasına: Türk Öncülüğü ve Yeni Bölgesel Denge 01-01-1970 03:00 BAYRAK KRİZİ DEĞİL: BAYRAK İMTİHANI… BU BAYRAKTA TÜRK, KÜRT DEMEDEN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NİN KANI VAR… 01-01-1970 03:00 SURİYE, IRAK, İRAN, LÜBNAN… S. ARABİSTAN, PAKİSTAN, İSRAİL… NE OLMALI? 01-01-1970 03:00 İRAN… ABD’NİN PEHLEVİ DAYATMASI, PEZEŞKİYAN’IN ÖNEMİ VE TÜRK MİLLETİ FAKTÖRÜ, NADİR ŞAH’IN OSMANLI’YA MEKTUPLARI… 01-01-1970 03:00 VENEZUELA… MADURO… DERSLER… TÜRK MİLLETİ VE DEVLETİ KÂDİMDİR. VENEZUELA İLE TÜRKİYE'Yİ KIYASLAMAK, MADURO İLE ERDOĞAN'I KARŞILAŞTIRMAK CEHÀLET DEĞİL MİDİR? 01-01-1970 03:00 TERÖRİST, HÂİN, VATAN, DEVLET, MİLLÎ MEFKÛRE BİLİNCİNDEN YOKSUN HİÇ KİMSE “BİZDEN!” OLAMAZ. IŞİD TERÖRİSTTİR. HÂİNDİR. YOK EDİLMELİDİR. HER TÜRLÜ FİTNENİN ARKASINDA İNGİLTERE+ABD VARDIR. 01-01-1970 03:00 LİBYA NERESİ Mİ? VATAN! DÜŞEN UÇAK, ŞEHİT KOMUTANLAR VE SÜİKAST ŞÜPHESİ… BİZ NEDEN UÇAK TAHSİS ETMEDİK? 01-01-1970 03:00 ELA RÜMEYSA VE MEHMET AKİF'İN HATIRLATTIKLARI... YA DA AHLÂK YOKSA DİN, AHLÂK YOKSA SİYÂSET OLUR MU? YA DA RECEP TAYYİP ERDOĞAN'I İSTİSMÀRIN DİBİ... 01-01-1970 03:00 POLİSİMİZİN ŞEHİT EDİLMESİ… BİR SÜRECİN SONUCU DEĞİL Mİ? ASKERİ, POLİSİ, DEVLET MEMURUNU RENCİDE ETMEK DEMOKRATİKLEŞME MİDİR? EN KÖTÜ KÖTÜLÜK, KÖTÜLÜĞE ALIŞMAKTIR. 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ’NDE ANLAYIŞ GÖSTERİLMESİ GEREKENLER; ASKERLER, POLİSLER, KORUCULAR… HATTA TÜM FEDÀKÂR DEVLET MEMURLARI. 01-01-1970 03:00 PAPA DAVETİ, FENER PATRİKHANESİ… İMPARATORLUKLAR MİRASÇISI BÜYÜK TÜRK MİLLETİ NEREDEN BAKMALI? 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER MİLLETİN İSTİKBÂL MİMARIDIR. 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER ANADIR, ATADIR. ÖĞRETMENLER, MİLLET İSTİKBÂLİNİN MİMÀRIDIR. ÖĞRETMENLER, AİLE VE ORDU İLE MİLLÎ BİRLİK VE BEKÂNIN TEMELLERİDİR. 01-01-1970 03:00 DÜŞEN UÇAĞIMIZ VE ŞEHİTLERİMİZ 01-01-1970 03:00 10 KASIM NE İFÂDE EDİYOR?  İSTİKLÂL HARBİ'NİN ÖNEMİ... T.C. KADİM DEVLETİMİZİN SONUNCUSU DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 EZELÎ/EBEDÎ DÜŞMAN İNGİLİZ OYUNLARI VE İÇERİDEKİ MALLARI. 01-01-1970 03:00 BATI KARADENİZ’İN TÜRK TARİHİ VE İSTİKLAL HARBİNDEKİ YERİ, GÜNCEL SOSYAL TUZAKLARA KARŞI BÖLGENİN ÖNCÜ VASFI 01-01-1970 03:00 Bu soruyu neden sormuyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Şehid-i Ekber Başbuğ Enver Paşa’ya iftira atanlar analarına kendi geçmişlerini sorsunlar.  01-01-1970 03:00 GAZZE’DE BARIŞ MI? KATİL İNGİLTERE VE IRAK KASABI TONY BLAIR İLE Mİ? 1’İNCİ DÜNYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR. UYANIN!.. BU DÜŞMANLIK BİN YILLIK… 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 MİLLÎ İNSANLAR. BİRLİK OLUN. KABA TARAFGİRLİK BU TOPRAĞIN VATANSEVER OĞULLARINI BÖLÜYOR. BÖLÜNMEYİN. 01-01-1970 03:00 Devlet... 01-01-1970 03:00 YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRA KARARLARI MİLLETİN İSTİKBÂLİDİR. GENERALLERİN İLK VASFI MUHÂRİPLİK OLMALIDIR. 01-01-1970 03:00 ORMANLAR MİLLÎ SERVETTİR, ORMAN YAKANLAR YANSIN! ORMAN BEKÂDIR, SİYASET ÜSTÜDÜR. HESAP SORULMALIDIR! 01-01-1970 03:00 Derin İhanet, Derin Yanıltma: Devlette Yeniden Kadrolaşma Tehlikesi 01-01-1970 03:00 Yanlışa “Dur!” Dememek, İhanete Müsamahakârlıkta Isrardır Türk Milleti Affetmez 01-01-1970 03:00 İran-İsrail Savaşı Eşiğinde: Türkiye Ne Yapmalı? Medeniyet Coğrafyamızda Neler Oluyor? 01-01-1970 03:00 TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ VE STRATEJİK YAKLAŞIM 01-01-1970 03:00 Ülkemizde / Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor? 01-01-1970 03:00 Küresel senaryoları yazan ülke ve milletlerden olmalıyız. 01-01-1970 03:00 Gün, ayıp arama günü değil; birlik günüdür. 01-01-1970 03:00 1. DÜNYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR. 01-01-1970 03:00 SAVUNMA SANAYİİ, MİLLETİMİZİN NAMUSUDUR. MİLLETİMİZİN SORUMLULUĞUDUR. LAKAYT KALINAMAZ. 01-01-1970 03:00 BUGÜN ÇANAKKALE: YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM… BİZE HER GÜN ÇANAKKALE BİZE HER YER ÇANAKKALE… 01-01-1970 03:00 İSTİKLÂL MARŞIMIZI VE BAYRAĞIMIZI HAZMEDEMEYENLER GAFLET, DELÂLET VE HATTA İHANET İÇİNDEDİR! 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE... YENİ AŞAMA... 01-01-1970 03:00 İsrail Dijital Saldırıları.. Türkiye’nin Duruşu... Tarihimizi ve hesap gününü unutmayalım. ( Emekli Yarbay Halil Mert ) 01-01-1970 03:00