Kuzeyin Oğlu

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

08-04-2025 18:17

Kuzeyin Oğlu
Hırçınlığıyla bilinen Karadeniz’in tipik özellikleriyle yoğrulmuş yiğit bir kişilik, Orhan Gencebay’ın yakıştırmasıyla "Kuzeyin Oğlu"ydu o. Şiar edindiği dik durma felsefesinden asla taviz vermeyen, kırmızı çizgisi Atatürk olan korkusuz, ilerici ve devrimci bir sanatçıydı. Çağdaş ve tam bağımsız bir Türkiye için gövdesini taşın altına koymaktan asla çekinmedi. Yaşadıklarını unutmadan, fırsat eşitsizliğinin çarkından kurtarmaya çalıştığı yoksul üniversite öğrencilerinin de amcası olmuştu.
Volkan Konak, halk müziği ve Karadeniz ezgilerini birleştirerek sanatında derin bir özgünlük yakalamış bir sanatçıydı. Şarkılarında hem bireysel hem toplumsal hem de duygusal öğeleri kendine özgü karakteriyle unutulmaz ezgilere dönüştürmeyi başaran biriydi. Karakterine uymayan hiçbir eseri seslendirmemişti.
Sahnelerde kim olduğunu anlatmaya hiç ihtiyaç duymamış, "Sanatımı beğenmeyen insanla ahbaplık ederim; ama vatanımı, yenilmez şövalyemiz Atatürk'ü sevmeyenle ahbaplık etmem." diyerek Atatürk'e duyduğu derin saygıyı ve vatanseverliğini açıkça ortaya koymuştu. Ayrıca, Konak'ın mezar taşına bu sözlerin yazılması, onun Atatürkçü kimliğini ve mirasını yaşatma arzusunu da yansıtıyor
Sahip olduğu toplumsal felsefesi ve hayat görüşü, müziğine de yansıdığı için dinleyiciyle arasında samimi bir bağ oluşturmayı başarmıştı. Özellikle "Cerrahpaşa" ve "Gelmiş Bahar" gibi eserleri, hem melodik zenginliği hem de sözlerindeki derin anlamlarla dinleyicilere dokunan örneklerden bazılarıydı. Sabahattin Ali ve Nazım Hikmet’in şiirleri ona pek de yakışıyordu. Okuduklarını adeta yaşıyordu.
Konserlerinde okuduğu şiirler ve şarkılarıyla gözyaşı ve kahkahaları bir bedende buluşturup izleyenlere insan olduklarını anımsatıyor gibiydi.
Sadece müzikal anlamda değil, aynı zamanda toplumsal konulara dair fikirlerini açıkça dile getirmesiyle gençlerin gönlünde taht kurmayı başarmıştı.
Röportajlarında, doğaya, insana ve özgürlüğe olan sevgisini korkusuzca vurgulardı.
Kuzeyin Oğlu 1992 yılında nikah defterini parasızlıktan düğün yapamadan imzalamak zorunda kalmıştı. O gün yapamadığı düğünü ancak otuz yıl sonra, 2023 yılında yapmıştır. Yani, yoksulluğun en derin acısını yaşatmıştı hayat ona.
Volkan Konak, sadece müziğiyle değil, yardımseverliğiyle de tanınan bir sanatçıymış. Hayatını kaybettikten sonra, onun birçok öğrenciye burs verdiği ve yoksullara yardım ettiği ortaya çıktı. Konak, özellikle maddi durumu yetersiz olan gençlere destek olmuş ve onların eğitim hayatlarını kolaylaştırmış. Yardım ettiği gençlere "babaları olamam ama ağabeyleri, amcaları olabilirim" diyerek, manevi anlamda da desteğini esirgememiş.
İşte böylesi bir sanatçının ölümüyle ilgili, kendini din adamı -hem de müftüymüş- diye adlandıran birinin sosyal medya paylaşımında “sahnede gebermiş” demesinin dine imana sığan yanı yoktur. Sayın müftü efendi, kimin nerede, nasıl “gebereceğini” pardon öleceğini sen bilemezsin. Ayrıca cennet ya da cehenneme kimlerin gideceğine de sen karar veremezsin. Böyle din adamlarını görünce yüce dinimizin kimlerin elinde ne hale getirildiğini görmek de hepimizi çok üzdü. Böylesi din adamlarının, İslam’ın faziletlerinden bahsetmesi ne kadar inandırıcı olur dersiniz?.. Allah, onu bildiği gibi yapsın, demek geliyor içimden.
Milli şairimiz Nazım Hikmet Anadolu’da bir ceviz ağacının altına gömülmek istemişti ya, Volkan Konak da Maçka Düztarla’da babasının yanında bir ceviz ağacının altına gömülmek istedi. Nazım’ın vasiyeti gerçekleşmedi ama Volkan’ınki gerçekleşti.
Rahat uyu “Kuzeyin Oğlu.”  Seni unutmayacağız, unutturmayacağız…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00