Lozan’ı Anlamak

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

28-07-2025 10:57

Lozan’ı Anlamak
Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılınca özgürlüğümüzü yitirmiş olduk. Mondros Mütarekesi’yle emperyalist kan emici devletler, ülkemizin her köşesini işgal etmeye başladılar. Kendi ülkemizde adeta sığınmacı durumuna düşürüldük. Ardından gelen Sevr Antlaşması’yla da İç Anadolu’da küçük bir alana sıkıştırılmak istendik. Bir tür esarete mahkum olmakla karşı karşıya kaldık. Tam da bu anda hayatı pahasına ortaya çıkan ve vatan için sorumluluk alan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmak üzere milli mücadeleyi başlatmak için ellerindeki İngiliz vizesiyle 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuruna binip umuda doğru yol aldılar. Çünkü Gazi Mustafa Kemal, kurtuluşun umudunu Anadolu’da görüyordu. Samsun’a ayak bastıklarında tarih 19 Mayıs 1919’u gösteriyordu.
Kurtuluş mücadelesini başlatacağını söylediğinde arkadaşları: "Ordu yok" dediklerinde, "Kurulur "dedi. "Para yok" dediklerinde "Bulunur" dedi. "Düşman çok" dediklerinde "Yenilir" dedi. Çünkü o, Türk milletinin esareti kabul etmeyeceğini çok iyi biliyordu. 
“Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diye devam eden Amasya Genelgesi’nin ardından toplanan Erzurum ve Sivas Kongreleri. Nihayetinde 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması…
“Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla başlayan milli mücadeledeki galibiyetimiz 11 Ekim 1922’deki Mudanya Sözleşmesi’yle dünyaya ilan edildi. Ardından İsviçre’nin Lozan şehrinde İsmet İnönü’nün liderliğinde görüşmelere başlandı. Heyetimizin elinde 14 maddeden oluşan bir talimat vardı. Bunların hiçbirinden taviz verilmemesi istenmişti Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından. Bunların en başında bu topraklarda bir Ermeni devletinin kurulmaması ve kapitülasyonların kaldırılması konusunda asla pazarlık yapılmaması vardı. Tam bağımsızlık konusu ve ülke bütünlüğü ilkeleri her şartta korunacaktı.
Görüşmeler sonunda antlaşma sağlanamayan konular sonraya bırakılmak suretiyle Türk Ulusunun bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldılar. Bu antlaşmayla Türkiye tüm dünya devletleri tarafından kabul edilmiş oldu.
Başta da söylediğim gibi emperyalist devletler tarafından esaret altına alınmak istenen bir toplumdan tam bağımsız bir ülkenin kurulduğunun kabul edildiği antlaşmanın adıdır Lozan Antlaşması. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur. Bazı geri kafalıların söylediği gibi zaman sınırı ve gizli maddeleri yoktur.
Son günlerde “Terörsüz Türkiye” söylemlerinin satır aralarında Lozan’a atıf yapılarak yeni tartışma alanları yaratmak bu ülkeye ihanet olur.
Ülkemizde terör istemediğimiz gibi Lozan Barış Antlaşması’nın tartışılmasını da istemiyoruz.
Lozan’ı anlamak ve korumak ülkemize, cumhuriyetimize ve geleceğimize sahip çıkmaktır.
 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” sözü, barışçıl bir ülke ve dünya için rehberimiz olmaya devam edecektir…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00