“Mutlak Butlan” Bahane 

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

01-06-2026 13:19

“Mutlak Butlan” Bahane 
Kurban Bayramı’nı insanlara zehreden zihniyetin asıl hedefinin cumhuriyeti ortadan kaldırmak olduğunu düşünenlerdenim. Kim ne derse desin CHP için verilen “mutlak butlan kararı” bunun işaret fişeğidir.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Anayasanın 79. Maddesi çok net olarak ortadayken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararına karşı yapılan itirazı reddetti. Şöyle diyor anayasamızın 79. Maddesi: “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” diyor.
Kısacası siyasi partilerin mahalle seçimlerinden başlamak üzere kongrelerine kadar yapılacak tüm seçim sürecinin tek yetkilisi YSK’dır. YSK’dan alınan mazbata ile genel başkan olunur.
Bırakalım CHP’lileri, aklıselim vatandaşlarımız da “mutlak butlan”ın siyasi bir karar olduğu konusunda hemfikirler. Yapılan en son mahalli seçimlerde birinci parti olan CHP’nin önünü kesmek için yargının kullanıldığına inanıyorlar. Toplumdaki genel algı budur…
Bütün bunların üstüne, bir de CHP Genel Merkezin boşaltılması ve Kılıçdaroğlu’na(kayyıma) teslim edilmesi için emniyet güçlerinin kullanılması ve binanın savaş alanına döndürülmesine neden olmak, Kemal Kılıçdaroğlu taraftarlarını da isyan ettirdi. Hangi siyasi parti olursa olsun polis zoruyla ele geçirilmemelidir. Sonuçta bu insanlar ikna edilebilirdi. Ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun acelesi olmalı ki derhal binanın emniyet güçleri vasıtasıyla boşaltılmasını istiyor…
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve AKP sözcüsü, ortada bir mahkeme kararı olduğunu ve herkesin saygı duyması gerektiğini söylüyor. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği birçok kararı uygulamayanların “mutlak butlan kararı” için mahkeme kararı deyip herkesin uyması gerektiğini söylemeleri inandırıcı olmaktan uzak kalıyor.
Kılıçdaroğlu’nun görüşme, uzlaşma için görevlendirdiği milletvekillerinin genel merkeze, arkasında kim olduğu belli olmayan kriminal tiplerle, sabahın yedisinde gelmelerinin anlamı nedir?
Toplum, gelinen noktada Kemal Kılıçdaroğlu’nun uygulamalarına bakınca, genel başkanlığı süresince asıl hedefinin iktidar olmak değil, muhalefet olarak durumu idare etmek olduğunu düşünüyor. Anlayacağınız onun da iktidarın bir aparatı olduğuna inanıyor.
Toplumdaki bu algının doğru ya da yanlışlığını bir yana bırakırsak, Kemal Kılıçdaroğlu bütün bu olumsuz algıları dağıtma şansını kullanmadı. Mutlak butlan kararı açıklandığında en yakın bir tarihi olağanüstü kongre tarihi olarak ilan etseydi, kişisel itibar kaybının önüne geçip siyasi kahraman olabilirdi.
Gelinen noktada iki şeyi görmek zorundayız. Birincisi, AKP ve MHP dışındaki bütün partiler, “mutlak butlan kararının” demokrasiye vurulan bir darbe olduğu konusunda hemfikirler. İkincisi, mutlak butlanla açılan bu yol, siyasi partileri ve demokrasiyi ortadan kaldırmanın aracına dönüşür.
Anlayacağınız, ülkemiz siyaseti yargı yoluyla dizayn edilmek isteniyor. Siyasi partiler için anayasaya rağmen, YSK dışındaki mahkemelerin karar vermesinin yolunun açılması, demokrasiden oligarşiye geçilmesini isteyenleri cesaretlendirir. Bütün bunları kurgulayanlar unutmasınlar ki Türk toplumu oligarşiye geçit vermez…

DİĞER YAZILARI Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00