Neden İnsan hakları? 

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

16-12-2025 18:23

Neden İnsan hakları? 
İnsanoğlu, tercih edemediği birçok özelliğiyle dünyaya gelir. Cinsiyeti, ırkı, dili, babası, annesi, memleketi, dini vs. Bütün bunlar ona sorulmamıştır. O halde birbirimizi anlamak için doğuştan sahip olduklarımızı bir kenara bırakmamız gerekmez mi? Ne diyor Yunus Emre? “Yaratılanı sev yaratandan ötürü.”
İşte, insan hakları dediğimizde, hepimizin doğuştan sahip olduğu temel haklarımız gelmeli akıllara. Yaşam hakkı, ifade özgürlüğü, eşitlik, adil yargılanma ve işkenceye karşı korunma gibi… Medeniyetin ilerlemesinin anahtarı, bu haklarımızı gereği kadar kullanabilmemizdedir. Düşüncem şu ki insan hakları olmadan, “insanız” diyemeyiz. Tarihte gördük ki insan hakları ihlalleri savaşlara, baskılara ve insanlığın geri kalmasına neden olmuştu
Demokrasi, insan haklarını korumanın en etkili yolu iken insan hakları da demokrasinin temelini güçlendiriyor.
1789 Fransız İhtilali sonrası Avrupa’da insan hakları kavramı gelişti. 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan Birleşmiş Milletler, 10 Aralık 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni kabul etti. Bildirgede insan olmaktan kaynaklanan haklarımız yazılı bir metne döküldü. Bildirgenin 2. maddesinde şöyle diyor: “Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.”
Mademki insanız, hepimiz eşit olmalı değil miyiz bu dünyada? İnsan olmaktan kaynaklanan haklarımızı özgürce kullanabilmemiz gerekmez mi? Sağlık, eğitim, adalet ve en önemlisi de yaşam hakkımız birilerinin tercihine bağlı olmamalı. Yaşam hakkımızı doğrudan etkileyen hak ihlalleriyle karşı karşıyayız. Doğamızı, bebeklerimizi, hayvanlarımızı, sularımızı koruyamıyoruz. Maalesef dünyanın birçok ülkesinin gerçeği de bu.
İnsanların sahip olduklarını düşündüğümüz ve herkesin kabul ettiği hakların kullanılması, ülkelerin siyasal yapılarıyla doğrudan ilişkili hale gelmiş durumda. Oysa insanlık bu haklara sahip olma yolunda çok acılar çekti. Kendi iktidarlarını sürdürmek isteyen oligarşik yönetimler, hakları ortadan kaldırmak için halklarına her türlü baskıyı yaptılar. Hatta emperyalist ülkeler, sömürmek istediği ülkelerdeki insan haklarının çiğnenmesine aracılık dahi yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. Özellikle askeri dönemlerde insanların en önemli hakkı olan “yaşam hakkı” ihlal edildi.
Çağdaş demokrasiyi benimsemiş ülkeler, bu hakların eşit olarak kullanılması için anayasalarına bağlayıcı hükümler dahi koymuşlar.
Ülkemizde de anayasadan kaynaklanan birçok hakkımızı gereği gibi kullanmamızın önüne engeller konuyor. Buna da anayasa ihlali diyoruz.
Demokrasi kurallarının gereği gibi işletilmesi, anayasal haklarımızın özgürce kullanılması medeniyet yolunda ilerlememizin rehberi olacaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “İnsan hakları uygar yaşamın temelidir, çağımızın değeridir, güvencesi demokrasidir.”
Daha aydınlık bir Türkiye için insan hakları ve demokrasi mücadelemiz bitmeyecektir.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00