Öğretmenlerimiz

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

24-11-2025 11:02

Öğretmenlerimiz
Bir “Öğretmenler Günü” daha geldi. Hepimiz, öğretmenlerimizi arayacak, vefa borcumuzu göstereceğiz. Elbette insani değeri çok yüksek olan bu davranışın hayatın ilerleyen yaşlarında yapılmasının ayrı bir önemi var. Gerek çocukluk gerekse de gençlik yıllarında gereği kadar değerini anlayamadığımız öğretmenlerimizi geç de olsa anlamanın keyfini çıkaralım.
Öğretmenler Günü’nün tarihi geçmişini uzun uzun anlatmak yerine Osmanlı’dan miras kalan cehaletin yenilmesi yolunda cumhuriyetin ve onun kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabalarını ve öğretmenlere bakışı üstüne konuşalım istiyorum. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yurt gezilerinde öncelikle okulları ziyaret eder, öğretmen ve öğrencilerle konuşmayı severdi. Ziyaret ettiği sınıflara girdiğinde öğretmenin masasına asla oturmaz, öğrencilerle aynı sırayı paylaşırdı. Bir okul öğretmeni, Atatürk’e oturması için yerini gösterdiğinde; “Ben Cumhurbaşkanı dahi olsam, sınıfta öğretmenden sonra gelirim.” diyerek öğretmene saygısını gösterirdi. Çünkü o, öğretmenleri cumhuriyetin sahibi olarak görüyordu.
Şöyle ki: "Öğretmenler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Dünyanın her tarafında öğretmenler insan toplumunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır." demesi bunun kanıtıdır.
Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı devam ederken dahi ülkenin eğitimini düşünüyordu. Öyle ki, ordumuzun Sakarya'ya kadar çekilmesine yol açan Kütahya-Eskişehir yöresindeki Yunan saldırısının tehlikeli şekilde geliştiği günlerde, 16 Temmuz 1921'de, Ankara'da "Maarif Kongresi" (Millî Eğitim Kongresi) toplanmıştır. Atatürk cephedeki şartların ağırlığına rağmen, bu kongrenin ertelenmesine razı olmamış, hatta kongrenin açılış konuşmasını kendisi yapmıştır.
Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır, diyerek öğretmenliğe verdiği değeri de göstermiştir.
Geldiğimiz noktada öğretmenlerimize yeteri kadar sahip çıkabiliyor muyuz? sorusuna maalesef evet diyemiyoruz. Köy enstitülerini kapatarak bunun ilk adımını attık. Ardından eğitim enstitülerini eğitim fakültelerine dönüştürerek öğretmen yetiştirmeye ayrı bir önem verdiğimizi göstermeye çalışsak da eğitim akademileriyle işi biraz daha karmaşık hale getirdik. Amaç nitelikli öğretmen yetiştirmek idiyse bunun yolu yeni bir kurum yaratmak değil mevcut sistemi daha verimli hale getirmek olmalıydı. Eğitim fakültelerinin eğitim programı değiştirilerek atanmak için yüksek lisans zorunluluğu getirilebilirdi. Eğitim fakültelerinin kontenjanları günün ihtiyacına göre belirlense atanamayan öğretmenler sorunu da çözülebilirdi. Oysa iktidar, sorunu kökünden çözmek yerine yandaş atamaları en güzel nasıl yapabilirimin hesaplarını yaptı.
Akademik kariyer basamaklarını zıplayarak geçen milli eğitim bakanından da bu beklenirdi!..
Anadolu’nun en ücra köşelerinden gelip köy enstitüleri sayesinde demokrat, laik ve cumhuriyetçi olarak yetişip Anadolu’nun fenerleri olan öğretmenlerin yerini ortaçağ kafalı öğretmenlerin almasını isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız.
Yoksulluk içinde okuyup da atanamayan ve kölelik şartlarında çalıştırılan ücretli öğretmenlerin sorunları yıllardır çözülemedi. Keyfiyete dayalı yer değiştirmeler ve yandaş yönetici atamaları sorunu öğretmenler arasında rahatsızlık yaratmaya devam ediyor.  
Öğretmen atamalarındaki mülakat sisteminin yarattığı vebalin altından nasıl kalkarsınız bilemem ama ilahi adaletin elinden kurtulamayacağınız muhakkak!..
Görevi başında şehit olan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerken halen çalışanlara da umudunuzu kaybetmeyin diyorum. Atatürk’ün hayalini kurduğu “muasır medeniyeti” sizlerle yakalayacağız. Gününüz kutlu olsun.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00