Sahada yabancı var…

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

04-03-2025 11:08

Sahada yabancı var…
Türkiye Süper Liginde yabancı hakem uygulaması, son dönemde futbol kamuoyunda yoğun bir tartışma konusu haline geldi. Bu uygulamanın hayata geçirilmesi, ligimizdeki hakem performanslarına duyulan güven eksikliğini giderme çabası olarak görülse de beraberinde pek çok soru işaretini getirdi. Peki, bu uygulama gerçekten Türk futbolunun sorunlarını çözebilecek mi, yoksa sadece geçici bir pansuman mı olacak? Gelin, bu konuyu farklı açılardan ele alarak bir değerlendirme yapalım.
Öncelikle neden yabancı hakem konusu gündeme oturdu? Süper Ligde oynanan maçlardaki hakem kararları, taraftarlar, kulüpler ve hatta spor yorumcuları tarafından yüksek sesle konuşulur oldu. Özellikle gerek şampiyonluğu gerekse de ligden düşmeyi etkileyeceği düşünülen maçlarda verilen kararların adil olmadığına dair algı, ülkemizde ilgi odağı halindeki futbolun keyfini kaçıran ana unsura dönüştü. Önce VAR neden müdahale etmedi? ile başlayan feryatlar, zamanla yabancı VAR hakemi isteğine evrildi. Türkiye Futbol Federasyonu’nu (TFF) özellikle şampiyonluk adaylarından gelen bu yoğun isteğe kayıtsız kalamadı ve VAR’a yabancı hakem getirildi. Yani “Yabancı Hakem” kapısı aralandı. İşin burada bitmeyeceği çok aşikardı. Sıra saha içindeki hakemlerin de yabancı olması isteğine dönüşünce federasyon, adeta “emredersiniz” dercesine sahaya da yabancı hakem getirdi. Seksen altı milyonluk ülkeye iki milyonluk ülkeden yabancı hakem!..
Yarın tüm kulüpler de yabancı hakem istiyoruz, derlerse ne olacak? Bizim hakemler saha kenarında top mu toplayacaklar?
Yabancı hakemlerin ligimize getireceği bazı avantajları da elbette görmezden gelemeyiz. Öncelikle, bu hakemler Türk futbolunun iç dinamiklerinden, kulüpler arasındaki rekabetten veya taraftar baskılarından etkilenmeden karar verebilirler. Ayrıca, Avrupa’da üst düzey maçlara alışkın hakemlerin tecrübesi, Süper Ligin temposuna ve stresine uyum sağlamalarını kolaylaştırabilir. VAR sisteminde yabancı hakemlerin kullanımıyla iptal edilen goller veya gösterilen kartlar, bazı maçlarda “adalet yerini buldu” yorumlarına yol açtı. Bu durum, kısa vadede taraftarların ve kulüplerin öfkesini bir nebze dindirmiş gibi görünüyor.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Yabancı hakem uygulaması, Türk hakemlerin gelişimini nasıl etkileyecek? Eğer yerli hakemler sürekli ikinci plana atılırsa, uzun vadede kendi hakem havuzumuzun kalitesi düşebilir. Üstelik yabancı hakemler her maça atanamıyor; genellikle derbiler veya kritik maçlarla sınırlı kalıyor. Bu da ligin geneline yayılmış bir çözüm sunmaktan ziyade, yalnızca belirli maçlarda bir “göstermelik” rahatlama yaratıyor. Zamanlama da bir başka sorun: Sezon ortasında alınan bu karar, planlama eksikliği izlenimi uyandırıyor. Eğer böyle bir uygulama gerçekten etkili olacaksa, neden sezon başında kapsamlı bir şekilde başlatılmadı?
Yabancı hakem uygulaması, şu an için bir acil müdahale gibi görünüyor. Ancak bu, Türk futbolunun yapısal sorunlarını çözmekten çok uzak. Hakemlerin eğitimi, teknolojinin daha etkin kullanımı ve federasyonun şeffaflığı gibi konularda köklü reformlar yapılmadan, yabancı hakemler yalnızca bir yara bandı işlevi görebilir. Kulüplerin ve taraftarların hakem kararlarına yönelik tepkileri, çoğu zaman duygusal ve fanatik bir yerden beslense de bu güvensizliğin temelinde yıllardır süregelen bir yönetim zafiyeti yatıyor. Her yerde olduğu gibi siyasetin girdiği spor da kaosa doğru gidiyor. Adeta atama usulüyle gelen federasyon yönetimleri bu sorunları çözemez. Federasyon seçimlerinde, özerklik anlamında bir reforma ihtiyaç var.
Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum. Gelinen noktanın baş sorumluları olarak korkak kararlar veren hakemlerimizi görüyorum. Kalesinden fırlayıp orta sahaya kadar itiraz için gelen kalecilere daha yolun yarısında kartını göstereceksin hakem kardeşim. Çaldığın düdükten sonra geri vitesin olmayacak. Üzerine atlarcasına gelene kartını çakacaksın. Futbolcunun hangi takımdan ve kim olduğuna bakmayacaksın.
Başta federasyon ve hakemler olmak üzere herkesi sporun ruhuna uygun davranmaya davet ediyoruz.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00