Şeffaf Türkiye

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

02-02-2026 11:30

Şeffaf Türkiye
İleri demokrasilerde şeffaflık kavramı toplumsal ikna yöntemi olarak önemli bir argümandır. Toplum, her şeyin gözü önünde ve gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya dökülmesini arzular. Sanıklar, itham edildikleri konular hakkında Türk adaletine savunma yaparken bunu toplumun tüm kesimlerinin de duymasını isterler.
En başından söylemeliyim ki çağdaş hukukun hakim olduğu ülkelerde kimse yargılanamaz olmamalıdır. Şayet kanunlara göre bir suç oluşmuşsa hukuk önünde herkesin hesap vermesi gerekir. Bütün mesele, adaleti tesis ederken evrensel hukuk kuralları normuna uyulmasıdır. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü ilkesinin toplumda hakim kılınması. İnsanların adalete güvenini zedeleyecek her türlü uygulamadan kaçınmak son derece önemli. Gerek suçlunun gerekse de mağdurun sığınacağı liman devletin adaletidir.
Bilindiği üzere toplumun büyük bir çoğunluğunun siyasi olduğuna inandığı davalarla ilgili yargılama süreci başlamış durumda. Daha iddianameler yazılmadan sanıkların suçlu olduğu iması yandaş medyanın yazarları tarafından ilan edildi. Hem de olmayanı varmış gibi servis ettiler. İnsanların masumiyet karinelerini görmezden geldiler. Bazı gazetelerin “küçük ve yakışıklı” gazetecileri ve hukukçuları kendilerine verilen görevleri yerine getirmenin gururunu yaşarlarken insanlara isnat ettikleri suçların hiçbiri iddianamelerde yer almayınca ortadan kayboldular.   
Özellikle kamuoyunu çok yakından ilgilendiren böylesi davaların televizyondan canlı yayınlanması konusunda toplumsal bir talep olmasına rağmen mevcut yasalarla bunun olmayacağını biliyoruz.
Henüz davalar başlamadan CHP Genel Başkanı Özgür Özel kamuoyuna böyle bir talebi olduğunu açıkladı. MHP Genel Başkanı da bu talebi gayet makul olarak gördüğünü söyledi. Hatta konu kendisine iletildiğinde sayın Cumhurbaşkanı da olumlu görüş belirtti.
Ne olduysa iddianameler ortaya çıkınca oldu. CHP, davaların TRT’den canlı yayınlanması için bir kanun önergesi verdi. Daha düne kadar “olabilir, yayınlanabilir” dedikleri davaların kanuni dayanağı olacak olan kanun teklifi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. CHP bu defa, siz önerge verin biz destekleyelim ve bir gecede kanunlaştıralım dedi ama o da kabul görmedi.
Anlayacağınız iş, kamuoyunun bu davalarla ilgili sürece dair olup bitenleri birinci ağızdan duyulmasına gelince iktidar sahipleri çark ettiler. Sanırım canlı yayının kendileri açısından bir getirisinin olmayacağı, belki de zararlı olacağı kanaatine vardılar…
Davalar başlayalı beri tüm yandaş medyayı takip ediyorum. Gördüğüm şu; Onlar açısından bu davalar kapanmış!.. Görevlerini yapmış, toplumda gerekli algıyı oluşturmuşlar… Oysa adaletin herkese lazım olacağını kendileri de gayet iyi biliyorlar.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, böylesi davalar televizyondan canlı olarak yayınlansaydı, diyor. İnanın insanın gülesi geliyor… Feti Yıldız’ın keşkesi “keşkek” yapmaktan kolaydı!..
Keşkelerin konuşulmayacağı, şeffaf bir Türkiye’ye ulaşmak umut ve dileğiyle…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00