Sıra İran’a geldi

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

16-03-2026 10:52

Sıra İran’a geldi
Dünya iki barbarın elinde tehlikeli günlerden geçiyor. Kendilerinin güvenlikleri ve çıkarları uğruna bütün insanlığı karınca gibi görüyorlar. İşin garip yanı da diğer ülkelerin buna seyirci kalmaları. Kuyruklarını sıkıştırıp bir kenara çekilmişler ve “Aman bana dokunmasın da kime ne yaparsa yapsın,” diyorlar. Oysa o yılanın bugün değil belki ama bir gün sizin haneye de uğraması kaçınılmazdır.
ABD, kendi veya İsrail için tehlikeli olarak gördüğü her ülkeye saldırabileceğini haykırıyor tüm dünyaya. Saldırı için de uyduruk bir bahane yaratıyor. Bu defa da İran için “nükleer silaha sahip olmalarını engellemek” bahanesini ileri sürdü ve 28 Şubat 2026'da Orta Doğu'da büyük askeri çatışmanın fitilini ateşlediler. ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle başlayan operasyonla, İran'ın nükleer tesisleri, füze programları ve üst düzey yetkilileri hedef alındı ve İran'ın lideri Ayetullah Ali Hamaney olmak üzere birçok üst düzey isim öldürüldü. İran da buna karşılık olarak İsrail'e, ABD üslerine ve bazı Körfez ülkelerine füze saldırıları düzenledi ki bu da çatışmanın bölge geneline yayılma riskini doğurdu. 
Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde baktığımızda savaşlarda okullar, ibadet yerleri ve hastaneler bombalanmaz. Gözü dönmüş caniler, bütün kuralları çiğneyerek Minab'daki Shajareh Tayyebeh kız ilkokuluna düzenledikleri saldırı ile yaşları 7-12 arasındaki 150'den fazla kız çocuğunun ölümüne yol açtılar. Dünyayı ayağa kaldıran bu olay savaş suçları tartışmalarını tetikledi.
Sivillerin, özellikle çocukların, jeopolitik hesaplara kurban edilmesi asla kabul edilemez. Savaşlar, özellikle çocuklar üstünde ömür boyu sürecek travmalara yol açıyor.
Yaşanan bu saldırıdan sonra Amerikan kamuoyunda da sesler yükselmeye başlasa da “deli” bildiğini yapmaya devam ediyor ama ABD askerlerinin cenazeleri ülkeye gelmeye başlayınca kamuoyu sesini daha da yükseltmeye başladı. Birçok kişi "Biz bu savaşı neden yapıyoruz?" diyor. İsrail’in kuyruğuna takılan Amerika’nın Gazze’de yaptıkları daha tazeliğini koruyor. Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Lübnan’da ve Cezayir’de yaptığı insanlık dışı eylemleriyle geçmişindeki Kızılderililere uyguladığı soykırımına bu defa İslam coğrafyasında devam ediyor. Bunu, bazen doğrudan, bazen taşeron ülkeler yardımıyla, bazen de kurduğu ve beslediği terör örgütleri yardımıyla birbirleriyle savaştırarak yapıyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sancez’in ABD’ye üslerini kullanmasına izin vermezken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin savaşı durdurmak için hiçbir şey yapmaması dünyanın beşten büyük olmadığını bir kez daha gösterdi hepimize!..
İslam coğrafyasını söylemeye bile gerek yok. Onlar hiçbir zaman birlik olmadılar, bundan sonra da olmazlar.
Yaşadığımız yüzyılda savaşa değil barışa ihtiyacımız var. İstanbul’a gelen Liverpol taraftarlarının tribünde açtıkları “Yurtta barış, cihanda barış” pankartı ve altındaki Mustafa Kemal Atatürk yazısı bizi gururlandırdı. Ancak TRT’nin bunu göstermemesi düşündürücüydü. Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğundan bu yana barıştan yana olduğunu dünyaya ilan etmiştir. Bu savaşta da barıştan yanayız. Anlaşmazlıkların çözümü müzakerelerdedir.
İnsanlığın geleceği açısından son derece tehlikeli olan kimyasal silahların ortadan kaldırılması için mücadele edilmeli. Ancak burada da eşitlik ilkesi gözetilmek zorunda. ABD, başka ülkelerin kimyasal silaha sahip olmasını engelleyeceğim derken kendisinin her gün üretimini artırıyor olması ikiyüzlülük değil de nedir?
Yani, insanlığa karşı yapılan her türlü zulme seyirci kalanlar, zulmün ortağıdırlar.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00