Sıra İran’da mı?

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

21-01-2026 14:50

Sıra İran’da mı?
Emperyalizm, öylesine kan emici bir sistemdir ki kendi çıkarı söz konusu olduğunda hiçbir engeli, uluslararası hiçbir hukuk kuralını tanımaz. Çıkarlarının tehlikeye girdiğini düşündüğü ülkelere müdahale edebilmek için her türlü gerekçeyi de yaratır. Bunun için gerektiğinde büyütüp beslediği, silah ve teçhizatla desteklediği taşeron terör örgütlerini de sahaya sürmekten çekinmez. Ölecek masum insanlar onun umurunda olmaz. O, ülkelerden alacaklarını alınca da “ne haliniz varsa görün” dercesine arkasına bakmadan geri çekilir. Bunun örneklerini Afganistan, Irak, Libya, Venezuela ve daha birçok ülkede gördük.
ABD’nin emperyal gerçeğidir bu. Kafasına koyduğunu alana kadar tüm müdahale seçeneklerini kullanıyor. Hatta barış aracılığı için bile ülkelerin en değerli elementlerine çökmek istediğini açık açık söylüyor. Ukrayna-Rusya savaşını bitirmek için Ukrayna’nın değerli toprak elementlerini istediğini söylemedi mi?
ABD şimdi de İran’ın peşinde. İran’da yaşanan ekonomik ve sosyal olayları fırsata döndürerek amaçlarına ulaşmayı düşünüyor. Perdenin arkasındaki asıl amacın İsrail’in güvenliği olduğunu bilmeyen kalmadı. İsrail’in 14 Mayıs 1948’deki kuruluşundan bu yana ABD’nin Ortadoğu’daki her hamlesi İsrail’e kalkan olmak üstüne kurgulanıyor. ABD’de seçim kazanma veya kaybetme nedenleri arasında İsrail faktörü en ön sıradadır.
İran parasının değerinin düşmesine tepki gösteren Tahran çarşı esnafının protestosuyla başlayan gayet demokratik ve masum eylemler, ABD Başkanı Trump’ın kışkırtmasıyla önlenemez bir boyuta ulaşmış durumda. Yıllardır uyguladığı ambargoyla İran ekonomisini çökerten ABD, şimdi de mollalar rejimini hedef tahtasına koymuş durumda.
Uluslararası hukuka aykırı olarak masum eylemcilerden kamu kurumlarını işgal yöntemiyle ele geçirmelerini istiyor. Diğer bir deyimle sokakların kan gölüne dönmesini, daha çok İranlı ölsün istiyor.  “Siz eylemlerinize devam ederseniz biz yardımınıza geliriz.” diyerek ateşe benzin döküyor.
İran’daki insan hakları ihlallerini, kadın haklarının yok sayıldığını, her türlü anti demokratik uygulamaların varlığını hepimiz biliyoruz. Bütün buna rağmen ülkelerin geleceğini dışarıdan hiçbir müdahale olmadan o ülkenin halklarının değiştirebileceğine inanıyoruz.  
Demokratik bir İran’ı bugünkü yönetime tercih ederiz ama bunu sağlayacak güç, halkın kendisi olmalıdır. Dünyada ABD’nin demokrasi getirdiği hiçbir ülke olmadığı gerçeği de karşımızda duruyor. ABD Başkanı Trump, çıkarlarına hizmet eden diktatör bir yöneticiyi bir anda dünyanın en demokratı, çıkarlarına hizmet etmeyen en demokrat yöneticiyi de diktatör ilan edebilir. Anlaşılacağı üzere ABD’nin diğer devletler açısından dostu değil çıkarları vardır.
Ortadoğu coğrafyasında ABD’nin İsrail’e, İsrail’in de ABD’ye ihtiyacı vardır. Bu iki devlet göbek bağı ile birbirlerine bağlıdırlar. 
Türkiye Cumhuriyeti olarak dikkatli olmak zorundayız. Unutmayın, Ortadoğu emperyalistlerin satranç tahtasına dönmüş durumda. Bize düşen, o tahtadaki piyonlardan biri olmamaktır.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00