Sıralardaki fotoğraflar

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

11-02-2025 18:22

Sıralardaki fotoğraflar
2024-2025 Eğitim ve öğretim yılının ikinci dönemi, Bolu Kartalkaya’daki “ölüm oteli” yangını sonunda boş kalan sıralardaki siyah örtüler ve çiçeklerin arasındaki çerçevelenmiş fotoğraflarla başladı. Okullarda duymaya alıştığımız çocuklarımızın çıvıl cıvıl seslerinin yerini gözyaşları arasındaki hıçkırıklar aldı. On beş gündür hasretini çektikleri arkadaşlarının acı haberini almanın dayanılmaz acısını minik kalplerinde hissettiler. Onları, kendi çocukları gibi sevip yetiştirmeye çalışan öğretmenler de konuşmakta zorlandılar. Görüntüleri televizyondan izlerken ben de ağlamadım desem yalan olur.
Okullarının ilk gününde böylesi acıyı yaşayan ve arkadaşlarını anlatırken boğazları düğümlenen çocuklarımızın yaşadıkları bu travmayı ömürleri boyunca unutamayacaklarını biliyorum. 
36 masum yavrumuzun oturdukları sıralarda kendileri yerine fotoğraflarının olmasına neden olan otel yangını -cinayeti- ülkemizdeki denetimsizliğin geldiği son noktaydı. Böyle bir olay dünyanın neresinde olursa olsun yetkililer derhal istifa ederlerdi. Hele Japonya’da olsaydı harakiri yapanların sayısı da bir o kadar olurdu. Avustralya’da bir eyalet başkanı, devletin aracı ve şoförü ile bir yemeğe gittiği için özür dileyip istifa ederken biz sorumlu arıyoruz. Devlet yöneticilerinde istifa etme erdemliliği uzun zamandır unutuldu ne yazık ki…
Sorumlulardan hesap sorulacağı ve en ağır şekilde cezalandırılacakları söyleniyor. Bu, bana hiç inandırıcı gelmiyor. Aklıma Soma maden faciası, Çorlu tren faciası, Amasra maden faciası, İliç maden faciası, Balıkesir mühimmat fabrikası patlaması… Ülkemizin felaketler defteri o kadar dolu ki, hangisini söyleyelim… Hani, sorumlulara ne oldu dersiniz?...
Turizm tesislerinde, özellikle yangını önleme ve yangından korunma konusundaki denetim yetkisini doğrudan bakanlığa almanın ardında yatan gerekçenin, muhalif belediyelerin denetimler konusunda çıkarabileceklerini düşündükleri engellemelerdir.
Sağlık Bakanının hastaneleri, Kültür Bakanının otelleri, Sanayi Bakanının şirketleri... Soruyorum sizlere: Bu bakanlıklara ait tesislerde sağlıklı bir denetim yapılabilir mi?
Oysa belediyelerin muhalif olup olmamasının ne önemi vardı? İşletmeciler yönetmeliklere uyduğu sürece kim, neden sorun çıkarsın ki. Buradaki amaç insan sağlığı olduğundan devletin koyduğu kurallara uyan işletmelere kimse keyfine göre “yönetmeliklere uygun değil” diyemez.
Devlet, toplumsal yaşamı daha mutlu ve huzurlu kılmak için çalışırken birtakım kurallar koyar ve bu kurallara uyulup uyulmadığını denetler. Devlet, koyduğu kuralları nasıl “baypas ederim” derdine düşmez. İster yandaş ister muhalif olsun herkese eşit mesafede olup kuralların tarafında durur.
Yaşanan bu felaketin ardından tüm kamuoyunu empati yapmaya davet ediyorum. Koltuklarınıza oturun, kafanızı ellerinizin arasına alarak o çocuklardan birinin de sizin çocuğunuz ya da torununuz olduğunu düşünün ve yüreğinizin sesini dinleyin. Sonra da yok olan aileler gelsin aklınıza ve o ailelerden birinin de sizin aileniz olduğunu hayal edin… Hele de onların duman ve alevler arasındaki anne, baba, kurtar beni, diyen çığlıklarını kulaklarınızda duyun. Yüreğiniz dayanmıyor değil mi?..
Artık çocuklarımızın ders yapmak için oturdukları sıralarda fotoğraflar görmek istemiyoruz… 
Farklı farklı mezarlıklarda yatsalar da ölüm tarihleri ve nedenleri aynı olan 36’sı çocuk 78 insanımızın acısı yüreklerimizi yakmaya devam ediyor.
Ülkede yaşanan felaketleri kadere ve fıtrata bağlamak, kolaycılık ve sorumluluktan kaçmaktır. Bu düşünce tarzı değişmedikçe ulusça daha çok acılar yaşamamız kaçınılmazdır.
Hepimizin başı sağ olsun…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00