Siyasi Transfer

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

16-02-2026 15:02

Siyasi Transfer
Transfer denildiğinde Türk toplumunun aklına öncelikle “futbolcu transferleri” gelir. Transferin iki dönemi olur. Sezon başlamadan önce yapılan transferler, o sezon kurulacak takımı oluşturmak içindir. Diğeri ise ara transferdir ki sezon başında kurulan takımın şampiyonluğa ulaşmak için yeterli olmadığının görülmesi durumunda ya da küme düşme tehlikesine karşı bir önlemdir. Bu transferler, yasal kurallar içinde ve bir bedel karşılığında yapılır. Yapılan tüm transferlerin maddi bir karşılığı vardır ve toplumda da herhangi bir tartışma yaratmaz.
Yönümüzü ülke siyasetine dönerek milletvekili ve belediye başkanları transferlerini konuşalım diye bu açıklamayı yapma gereği duydum. Seçimler öncesindeki adayların belirlenmesini, sezon başındaki transferlere benzetirim. Ara transferleri, siyasette olmaması gereken bir yol olarak görürüm. Şayet ara transfere gerek duyuyorsanız sezon başındaki transferlerinizin yeterli olmadığını düşünüyorsunuz demektir.
Bir haftadır, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın, seçildiği Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesini ve iktidar ortaklarından Adalet ve Kalkınma Partisi ya da Milliyetçi Hareket Partisi’ne katılacağını konuşuyoruz. Şunu en başından, tüm siyasi partiler açısından söyleyelim; fikir ve felsefe sahibi partililerle eylemlerinden şüphesi olmayanlar asla partilerini terk etmezler. Bir belediye başkanı partisinden istifa edip iktidar partisine geçiyorsa ya adaylığı ta başından yanlıştır ya da icraatlarında kanuni olmayan eylemleri var demektir.
Kişinin cesareti eylemlerinden beslenir. Yaptığından emin olanlar, kuyruklarından korkmazlar. Özellikle iktidar partisi saflarına katılmak isteyen belediye başkanlarının kuyruk sorunu olmalı diye düşünüyor toplumun büyük bir çoğunluğu. Oysa toplumu ileri götürecek olanlar, başlarını dik tutmayı becerenlerdir.
Kamuoyuna yansıyan haberlere bakıldığında AKP’ye katılan belediye başkanları hakkındaki yolsuzluk iddialarının konuşulmaz hale gelmesi, toplumdaki kuşkuların güçlenmesine neden oluyor.
Böylesi transferler, “İktidar partisine katıl, içeri atılmaktan kurtul…” algısının güçlenmesine neden oluyor. 
Adaletin, iktidarın elindeki kılıç gibi görüntü vermesi toplumsal rahatsızlığı artırıyor.
Kanunsuzluk yapanlara hiçbir güç, can simidi olmamalıdır.
Sürekli “milli irade”den bahsedenler, milletin ortaya koyduğu iradeyi görmezden gelerek muhalif milletvekillerini ve belediye başkanlarını kendi saflarına katmak için her yolu mübah hale getirmeye çalışmaları kamuoyunda karşılık bulmuyor. 
Çözüm mü? Siyasilerin transfer tahtaları kapatılmalı… 
Partisinden istifa eden seçilmişler, üstlendikleri siyasi görevlerinden de istifa etmiş sayılmalılar. Seçildiği oyları kendine verilmiş gibi görenler, sonraki seçimlere bağımsız aday olarak girerek boylarının ölçüsünü görmeliler.
Siyaset, transferlerle dizayn olunmamalı. Belediyeler, seçimler yenileninceye kadar kazanan partide kalmalı. Takdiri sonraki seçimlere kadar seçmene bırakmalıyız. İstifa eden belediye başkanının yerine geçecek olanı yine o partinin meclis üyeleri belirlemeli…
Siyasi transferleri, yolsuzlukların beyaz örtüsüne dönüştürmemeliyiz…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00