Terazinin Ayarı Kaçmasın

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

13-06-2025 13:05

Terazinin Ayarı Kaçmasın
Bu toprakların mayasında zulme, haksızlıklara ve zalimliklere karşı durma, direnme vardır. Kurtuluş Savaşımız da bunun en büyük kanıtıdır. Bu halk, vicdanında yer bulmayan her eylemin karşısında olmuştur. Hele de konu özgürlüğü olursa… 
4 Eylül 1919’da yapılan Sivas Kongresi’ne gençleri temsilen gelen Tıp öğrencisi Hikmet Bey şunları söylüyordu: 
“Beyler; Delegesi bulunduğum Türk gençliği beni buraya bağımsızlık yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdi. Mandayı kabul edemeyiz. Eğer manda fikrini kabul edecek olanlar varsa bunları şiddetle reddeder ve kınarız. Eğer manda fikrini kabul ederseniz sizleri hain ilan ederiz "
 Heyecanla konuşmasını tamamlamış ve akabinde Mustafa Kemal 'e dönerek aynı coşku ve kararlılıkla; "Paşam siz de manda fikrini kabul ederseniz sizi de reddederiz. Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı olarak değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz.” demiştir.
1960 baharında kurulan “tahkikat komisyonu” ile sesleri kısılmak istenen gerek muhalefet gerekse de basın için “Hürriyet isteriz” diye sokaklara dökülen üniversite gençliği ve Nazım Hikmet’in:
“Safları sıklaştırın çocuklar
Bu kavga faşizme karşı
Bu kavga hürriyet kavgasıdır” dizeleri özgürlükçü ruhun yansımasıdır.
Dedik ya, bu toprakların mayası özgürlükle yoğrulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkarken Anadolu insanının bu özelliğine güvenmiş ve sonunda da Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştu.
İçinden geçtiğimiz bu günlerde toplumun içine sinmeyen siyasal olaylar yaşanmakta. Siyasetin yargı gücü kullanılarak dizayn edilmeye çalışıldığı kanısı toplumu rahatsız etmektedir. Sokakta kime sorsanız bunu açıkça söylüyor. Yani muhalefete karşı yapılan eylemlerin toplumsal karşılığının olmadığı görünüyor.
Tribündeki vatandaş, hakemin kendi desteklediği güreşçi lehine karar vermesini de sevmez. Adil ve eşit şartlarda yapılacak mücadelenin onurunu kendi onuru sayar ve onuruna sahip çıkar. Anlayacağınız terazinin doğruluğundan emin olmak ister. 
Kısacası, adaletin terazisi kayarsa, toplumda güven ve düzen sarsılır. Hak, hukuk ve eşitlik ilkeleri zedelenir; bu da toplumsal kaosa, haksızlığa ve hiç de arzu etmediğimiz toplumsal çatışmalara yol açabilir. İnsanlar adalete olan inancını yitirir, güçlünün zayıfı ezdiği bir sistem ortaya çıkar. Sonuç olarak, sosyal bağlar zayıflar ve ahlaki çöküş de hızlanır. Adaletin dengesi, bir toplumun ayakta kalmasının temel taşıdır; kayarsa, her şey çöker.
Adaletin bir diğer ilkesi de “masumiyet karinesi” dir. Mahkemeler tarafından suçluluğu kesinleşmeyen insanların peşinen “hükümlü” gibi gösterilme çabaları vebal almak, aynı zamanda kul hakkı yemek anlamına gelir. Konu ile ilgili haberlerin topluma sunulması esnasında kullanılan ve olayla uzaktan yakından ilgisi olmayan görüntülerin kullanılması bunu yapanlar açısından utanç vericidir. Adalet bakanı bu konuda gerekeni yapmalıdır.
Kimsenin suç işleme özgürlüğünün olmayacağını bildiğimiz gibi kimsenin de kesinleşmeden suçlu gibi gösterilmesi doğru değildir.
Adaleti sembolize eden gözleri kapalı kadının elindeki adalet terazisinin ayarını bozmayalım. Yoksa her şeyi yanlış tartmaya başlar. Asla unutulmamalıdır ki devlet ve toplum hayatının bekası adalete bağlıdır. “Adalet mülkün temelidir.” sözü de bu gerçeği ifade eder.

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00