Yaşasın Cumhuriyet

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

27-10-2024 23:36

Yaşasın Cumhuriyet
1.Dünya Savaşı sonunda imzalanan “Sevr Antlaşması”yla emperyalist devletlerin gemileri İstanbul Boğazı’na demirlediler. Ordumuz dağıtıldı. Osmanlı’nın başkenti işgal edildi. İçimizdeki düşmanlar da adeta bayram yaptılar. 
İtilaf devletlerinin orduları dört bir yandan ülkeyi işgal ederken Anadolu’da halka zulmetmeye başladılar. Bütün bunları yaparken unuttukları bir şey vardı; tarihi boyunca esaret altında yaşamamış bu millet, topraklarında düşman postalı görmeye tahammül edemezdi. Ayrıca bir başka devletin de kendilerine özgürlük ve bağımsızlık getirmesini beklemezdi ve beklemedi de…
Çanakkale Boğazı’na “Geçilmez” yazdıran, İstanbul Boğazı’ndaki düşman gemileri için: “Geldikleri gibi giderler” diyen mavi gözlü dev adam, bütün yokluklara rağmen milletini arkasına alıp ulusal kurtuluş mücadelesini başlatırken “Ordu yok! Dediler; “Kurulur” dedi, “Para yok! dediler; “Bulunur” dedi, “Düşman çok! dediler; “Yenilir!” diyerek Samsun’dan başladı özgürlük yolculuğuna.
Bu mücadelenin başarıya ulaşması halinde hükümet şeklinin ne olacağına ilişkin soruya Erzurum Kongresi’nin yapıldığı günlerde cevap vermiş, hükümet şekli zamanı geldiğinde cumhuriyet olacaktır, demişti.
29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet 101 senedir dimdik ayakta ve sonsuza kadar da ayakta kalacaktır.
Cumhuriyet, milli iradeye dayalı devlet düzenidir. Cumhuriyet, her bireyin yasalar karşısında eşit olduğu rejimin adıdır. Demokrasi ise cumhuriyetle en uyumlu yaşam biçimidir. Bu iki değer birbirinden güç alır ve birbirine değer katarak güçlenir. Cumhuriyet, Türkiye’nin çağdaşlaşma ve modernleşme sürecindeki kararlılığını gösterir. Bunun için de demokrasi, laiklik, eşitlik, adalet ve sosyal devlet olmayı temel ilkeleri olarak koymuştur. Anadolu insanı cumhuriyetle bu ülkenin eşit yurttaşı olduğunun farkına varmış, padişahın kulu olmak yerine özgür birey olmayı tercih etmiştir.
Demokrasinin birinci şartı vatandaşın önüne konulan seçim sandığı gibi görünse de yalnız başına bu yeterli değildir. Halkın sandığa giderken seçeceği insanları ve onların temsil ettiği partilerin programını bilmesi gerekir. Yurttaşların sağlıklı karar verme kabiliyetine ulaşabilmelerinin birinci koşulu, eşit ve demokratik eğitim hakkından yararlanmalarıyla sağlanabilir. Eşit düzeyde vereceğimiz laik eğitimle düşünen ve sorgulayan bireyler yetiştirebilirsek seçimlerdeki tercihimizle cumhuriyet ve demokrasimizi güçlendirebiliriz.
Güçlü bir demokrasinin ayakta kalabilmesi için adil şartlarda yapılan bir seçimin yanı sıra kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğüne inanan çoğulcu ve katılımcı bir siyasi yapı da gereklidir. Çünkü, demokrasiler çoğunluğa geneli yönetme hakkını verirken azınlığın da var olma hakkının güvencesi olmalıdır. Karşıtları “yok sayma” mantığıyla demokrasi güçlenemez ve gittikçe otoriter bir yapıya doğru evrilir. Özetle demokrasi temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı rejimin adıdır. Şunu da aklımızdan çıkarmamalıyız; Demokrasi olmadan cumhuriyet olmaz. Adı cumhuriyet olan ama demokratik olmayan birçok ülke var dünyada. İran İslam Cumhuriyeti gibi… 
Cumhuriyeti ortadan kaldırarak toplumu medeni dünyadan uzaklaştıracak düşüncelerin özgürlüğü de olamaz. Yani dünyada hiçbir rejim kendini yıkmak isteyen düşüncelere özgürlük tanımaz.
Cumhuriyet ve demokrasinin asıl gücü onu özümseyen ve bir yaşam tarzına dönüştüren yurttaşlarıdır. Geleceğimizin daha aydınlık olabilmesi için 101 yıl önce Büyük Atatürk’ün bize emanet ettiği cumhuriyetimizi korumak ve yüceltmek en önemli görevimiz olmalıdır. Bu da fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar yetiştirmekle mümkün olacaktır. Bunu sağlayacak güç de demokratik ve laik eğitim siteminde saklıdır. Yaşasın cumhuriyet…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Yine ihmal, yine ihmal… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00