Yine ihmal, yine ihmal…

Yakup GÜLAÇTI ( Gazeteci & Yazar ) Emekli Öğretmen

27-01-2025 11:51

Yine ihmal, yine ihmal…
Evinde büyütüp beslediği kedi veya köpeğini kaybedenlerin mahallenin muhtelif yerlerine astıkları “Kayıp aranıyor” ilanlarını görünce hep düşünürüm o insanlardaki canlı sevgisini. Onlar evlerindeki bu hayvanları kendilerinden biri gibi görerek sahip çıkar, korur ve kollarlar. Onların rahat etmeleri için her türlü tedbiri de kendiliğinden alırlar. Evcil hayvanlarına nasıl bakmalarıyla ilgili bir yasa veya yönetmelik olmamasına rağmen insani duygularıyla çocuklarına gösterdikleri ihtimamı onlara da gösterirler. Oysa ülkemizde, insanların gerek çalışma hayatında gerekse de sosyal hayatlarında korunmaları, kollanmaları ve maruz kalabilecekleri her türlü olumsuzluğa karşı kendilerini güvende hissetmeleri için önleyici tedbirlerin neler olması gerektiğini belirleyen yasalar olduğu halde canlarımızı koruyamıyoruz. Bunun suçlusunu da bulamıyoruz. Yani suçlunun olmadığı bir suçla karşı karşıya kalıp topu sağa sola atıyoruz. Kartalkaya’da yaşanan otel felaketi de bunlardan biri. 78 canımızı ihmaller sonucu kaybettik.
Ülkemizde yaşanan böylesi olaylarda yasal bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Yasa ve yönetmeliklerde her şey ayrıntılı olarak belirtilmesine rağmen uygulamadaki sorunlar, özellikle denetimsizlikle, felaketlere davetiye çıkarıyor.
2019 yerel seçimleriyle başlayıp 2023 seçimleriyle devam eden süreçte belediye yönetimlerinin çoğu muhalefetin eline geçince yetki baypasları başladı bu ülkede. Sanki muhalif belediyeler genellikle siyasal iktidarla bir şekilde ilişkisi bulunan iş insanlarının sahipleri olduğu işletmelere keyfi zorluklar çıkarıyorlarmış gibi düşünülerek belediyelerin yetkileri elinden alınmaya başlandı. Bazı denetimlerin doğrudan bakanlıkların yetkisinde olması şeklinde bir takım düzenlemelere gidildi. Sonuç ortada… Bakılmadan, incelenmeden uygunluk ve yeterlilik belgeleriyle işler yürütülmeye çalışıldı. İstenmesi gereken uygunluk belgeleri gereksiz bir ayrıntıya dönüştürüldü. Şimdi sorumluluk kimde tartışmaları başladı. Sorumlular bulunamayınca da vicdanlar sızlamaya devam ediyor.
Çok geriye gitmeden kamuoyuna mal olmuş örnekleri şöyle bir hatırlayalım: Balıkesir mühimmat fabrikasındaki patlama, 11 ölü. Beşiktaş gece kulübü tadilat yangını, 29 ölü. İliç maden faciası, 9 ölü. Amasra maden ocağında patlama, 42 ölü. Ankara tren kazası, 9 ölü. Çorlu tren kazası, 25 ölü. Aladağ öğrenci yurdu yangını, 12 ölü. Soma maden faciası 301, ölü… Bu örnekler o kadar çok ki buraya yazmak içimi acıtıyor. Bu davalardaki vicdanları yaralayan süreci tüm kamuoyu biliyor.
Albert Camus şöyle diyor: “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın.” Ülkemizde insan hayatının bu denli ucuz olması demokrasi ve hukuk sistemimizin evrensel değerler düzeyine erişememiş olmasından kaynaklanıyor, diye düşünüyorum.  
Oysa yasalardaki kurallar gereği gibi uygulanıp denetimler yapılsaydı belki de bunların hiçbiri olmayacaktı. Olaylar olup canlar gidince sorumlular da kayıplara karışıyor.
İşte tam da burada hukuk devleti normlarına uyulması sorunu karşımıza çıkıyor. Hepimizin bildiği gibi bizim herkesin uyması gereken bir anayasamız var. Makam ve mevkisi ne olursa olsun herkesin uyması gereken anayasayı koruması gerekenlerin uymadığı bir ülkede diğer yasa ve yönetmeliklere neden uyulmadığını, denetimlerin neden gereği gibi yapılmadığını sorgulamak havanda su dövmeye benziyor.
Başı sıkışanın sığınacağı limanı olması gereken adalet mekanizması, yasa ve yönetmelikleri uygulama noktasında kamu vicdanını rahatlatıcı kararları özgürce alabilmelidir. Her şeye rağmen adalete güven duyup böylesi felaketlerde kimlerin sorumluluğu varsa cezasını çekeceğine inanmak istiyoruz…

DİĞER YAZILARI “Mutlak Butlan” Bahane  01-01-1970 03:00 Geleceğimize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Geldiğimiz Yer 01-01-1970 03:00 Maden her şey mi? 01-01-1970 03:00 İllaki Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Ekonomideki Tehlike.. 01-01-1970 03:00 Barış Düşmanları 01-01-1970 03:00 Sıra İran’a geldi 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz de ölüyor 01-01-1970 03:00 Yaren Dostuna Kavuştu 01-01-1970 03:00 Komisyonun Raporu 01-01-1970 03:00 Siyasi Transfer 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Şeffaf Türkiye 01-01-1970 03:00 Garibanlar Nerede? 01-01-1970 03:00 Sıra İran’da mı? 01-01-1970 03:00 Trump’ın demokrasisi 01-01-1970 03:00 2026’ya Başlarken 01-01-1970 03:00 İmralı Yolcuları 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Kol Geziyor 01-01-1970 03:00 Neden İnsan hakları?  01-01-1970 03:00 Demokrasi Çıtamız 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimiz 01-01-1970 03:00 Ölmek Bedava Orhan Veli’nin meşhur şiiridir: 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anarken 01-01-1970 03:00 Top Patladı 01-01-1970 03:00 SANA DA CUMHURİYET LAZIM 01-01-1970 03:00 Patronlar da Rahatsız 01-01-1970 03:00 Eğitim Çıkmazımız 01-01-1970 03:00 “Sumud” Gazze Yolunda 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Hukuk 01-01-1970 03:00 9 Eylül 01-01-1970 03:00 Kirlenen Siyaset 01-01-1970 03:00 Emeğin Gaspı 01-01-1970 03:00 Yangınsız Türkiye 01-01-1970 03:00 Lozan’ı Anlamak 01-01-1970 03:00 Eğitimde Neredeyiz? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Girmek 01-01-1970 03:00 Terazinin Ayarı Kaçmasın 01-01-1970 03:00 Çevremize Sahip Çıkalım 01-01-1970 03:00 Elbette Barış… 01-01-1970 03:00 Kurtuluşun İlk Adımı 01-01-1970 03:00 Sese Kulak Ver 01-01-1970 03:00 Kuzeyin Oğlu 01-01-1970 03:00 Saraçhane Ruhu 01-01-1970 03:00 Kaldırım İşgallerine Son… 01-01-1970 03:00 Tıp Bayramı 01-01-1970 03:00 Bir Edip Akbayram Geçti… 01-01-1970 03:00 Sahada yabancı var… 01-01-1970 03:00 Ağam Eğlenir Benimle… 01-01-1970 03:00 Yaşlanıyoruz… 01-01-1970 03:00 Sıralardaki fotoğraflar 01-01-1970 03:00 Ahvalimiz bu… 01-01-1970 03:00 Barıştan yana… 01-01-1970 03:00 Kapanmayan yara… 01-01-1970 03:00 İşçilerin vebali sırtınızda 01-01-1970 03:00 2025’e Merhaba Derken… 01-01-1970 03:00 Ulus devleti olmak… 01-01-1970 03:00 Vurun abalıya… 01-01-1970 03:00 Atatürk ve kadın… 01-01-1970 03:00 Sıcak elleri soğutmayın!.. 01-01-1970 03:00 Çağdaşlığın adıdır laiklik… 01-01-1970 03:00 Sorunlar Yumağı… 01-01-1970 03:00 DÜNYA LİDERİ 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Çocuk suçlular 01-01-1970 03:00 Toplumsal Cinnet Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı bu topraklarda hoşgörü kültürünün yerlerde süründüğünü görmekten utanmalıyız. Hem de İslam kültürü ile yetişmişliğimizle de övünüyorken!.. 01-01-1970 03:00 Eğitimde Temizlik 01-01-1970 03:00 Anayasa ve kırmızı çizgilerimiz 01-01-1970 03:00