Müslüman Türk milletinin mücadelesinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (30 Ağustos Zaferi), askeri tarih açısından sadece bir taktik zafer değil, aynı zamanda her iki tarafın da ağır bedeller ödediği soncu milletimizin imanından gelen zaferiyle sonuçlanan büyük bir muharebedir.
1. Türk Tarafının Kayıpları
Türk Ordusu bu maksatla, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idaresinde, düşmanı kısa sürede imha etmek veya Anadolu'dan atmak gayesiyle büyük bir taarruz gerçekleştirdi.
 Sınırlı lojistik imkânlara ve cephane kıtlığına rağmen elde edilen bu büyük zaferin bedeli, Türk ordusu için kayda değer insan gücü kaybı oldu.
      Şehit ve Yaralı Sayısı:
    26 Ağustos sabahı başlayan ve 30 Ağustos'ta zirveye ulaşan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile İzmir'e kadar süren takip harekâtı boyunca Türk ordusunun zayiatı Genelkurmay Başkanlığı arşivlerine göre, Büyük Taarruz'un başlangıcından İzmir'in kurtuluşuna kadar geçen sürede  toplam zayiatı (şehit, yaralı, kayıp ve esir) yaklaşık 2.318 şehit, 9.360 yaralı, 500 kayıp ve 1.697 esir/münferit olmak üzere toplamda 13.875 civarındadır (Sadece 30 Ağustos günkü Meydan Muharebesi'ndeki kesin şehit ve yaralı sayısı ise subay ve er olarak binlerle ifade edilmektedir).
    Bu bilgiler T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Başkanlığı, Türk İstiklal Harbine Katılan Tümen ve daha üst kademelerdeki komutanların biyografileri ve Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı Yayınları, Türk İstiklal Harbine Katılış ve Zayiat Raporlarında görülmektedir.
    2. Yunan Tarafının Kayıpları
   Yunan ordusu, General Nikolaos Trikupis komutasında savunma pozisyonunda bulunmasına rağmen, Türk birliklerinin ani ve ezici taarruzu karşısında darmadağın oldu.
  Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan kuvvetlerinin çok büyük bir kısmı imha edilmiş veya esir alındı.
 Sadece Başkomutanlık Muharebesi ve sonrasındaki kuşatmalarda Yunan tarafı binlerce asker kaybetti.
   Başkomutan Trikupis dahil olmak üzere üst düzey komutanlar, subaylar ve on binlerce er Türk kuvvetlerine esir düştü.
  Genelkurmay kaynaklarına göre Yunan ordusunun toplam zayiatı ölü, yaralı ve esir olarak 50.000'in üzerindedir. 
  Sadece esir edilen Yunan askeri sayısının 20.000 ila 25.000 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
    Bunu Türk Genelkurmay Başkanlığı, İstiklal Harbi Tarihi, Cilt II, Batı Cephesi, Kısım VI: Büyük Taarruz; ayrıca General Nikolaos Trikupis'in ve esir alınan diğer Yunan subaylarının harp hatıratla
rı ve resmî raporları bu gerçeği ortaya koyuyor.
  3. Malzeme, Silah ve Teçhizat Kayıpları
   Savaşın boyutu sadece insan kaybı ile sınırlı kalmamış, iki tarafın da kullandığı savaş araç gereçleri açısından büyük bir dengesizlik ve kayıp tablosu ortaya çıkmıştı
   Yunan ordusu Türk kuvvetleri karşısında ağır silâhlarının büyük kısmını cephede terk etmek zorunda kalarak kaçtı.
   Savaş alanında ve ele geçirilen karargâhlarda yüzlerce top, makineli tüfek, binlerce tüfek, kamyon, uçak ve tonlarca cephanenin Türk ordusu tarafından ele geçirilmesiyle Yunan ordusunun bir daha organize bir savunma hattı kurması engelledi.
   Bu konudaki bilgiler İsmet İnönü, Hatıralar (Bilgi Yayınevi) ve Falih Rıfkı Atay, Çankaya (Atatürk'ün doğumundan ölümüne kadar geçen olaylar ve Kurtuluş Savaşı raporları analizi). ‘inde belirtiliyor.
TÜRK ORDUSU ASGARİ KAYIPLA ZAFERİ KAZANIRKEN YUNANIN KAYBI MİSLİ, MİSLİNE OLDU
    30 Ağustos Zaferi, askerî kayıplar oranına bakıldığında Türk ordusunun taktik dehası ve manevra kabiliyeti sayesinde asgari kayıpla azami sonuç aldığı bir başarı olurken Yunan ordusu, hem insan gücü (ölü ve esirler) hem de askerî teçhizat bakımından telafisi imkânsız bir çöküş yaşadığı iki devletin resmi kayıtlarına geçti.
 Anadol’unun bir kez daha milletimizin yurdu olduğu binlerce Şehit  ve Gazimizin kanlarıyla yazılan destanla kanıtlanan bu zafer, askeri kayıpların ötesinde, işgal altındaki Büyük Millet Meclisi tarafından misakı milli olarak belirlenen topraklarımızın kahır ekserisinin kurtarılarak bu topraklar üstünde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolu açan tarihi bir kırılma noktası oldu.
 Tüm Şehit ve Gazilerimizin ruhlarının şad mekanlarının cennet olması niyazıyla şanlı 30 Ağustos zaferimizin 104. kutlu yıldönümün tebrik ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.