ASSOS 
Geçmiş zamanın,
Kalbime düşen 
Gölgesi var. 
Bu eski yollarında, 
Bu dizilmiş
Taşlarında yürürken.
Bu yollar aşıldıkça, 
Çiçeğin çiçeğe
Fısıldadığını duyarım. 
Vardığım bu tarih,
Bu uygarlıklık durağı, 
Yaşantıyı aradığım 
Yer gibi...
Burada güneş,
Daha parlak. 
Deniz, daha mavi
Hava daha berrak. 
İnsanlar, daha sade, daha güçlü. 
Toprak daha Bereketli,
Ateş daha sıcak. 
Assos;
Bereketli toprakların 
Bilimiyle yükselmiş, 
Toprak, Hava, Su, Güneş'in başka...
Düşüncelerim 
Yükselir surlarında,
İlimle insanın 
Yükseldiği kadar. 
Düşüncelerim derinleşir Denizlerinde, 
İlimsiz insanların 
Acı çektiği kadar. 
Aristo karşılar seni Burada. 
Sırlarını,
Aşk Hikayelerini dinlersin.
Hayatın sırlarına dalarsın;
Toprağın,
Suyun,
Güneş'in sırları gibi.
İlk üniversitenin Kapısından girersin Burada, 
İlimle insanın,
Aramakla bulmanın, Kucaklaştığı gibi...
Zeytin dallarından 
Taçlar takarsın başına...
Kanatlanır uçarsın Dünya ya,
Barış güvercinleri gibi...
O eski yollarına 
Düşersen bir gün Assos'un, 
Gönlünce kucaklaş, 
Tarihle, uygarlıkla,
Anadolu'nun kucaklaştığı gibi...

Necat TÜYLÜ.