
Deniz'le gökyüzünün veda dansı
Bir yudum su gibiydi ,sessiz ve duru. Zamanı dünden çalan akşamlar çağırır beni.Bir sevgiliye kavuşmanın heyecanı ile,alır avuçlarına rengarenk boyanmış mor akşamlara salar beni. İbadet gibidir ;yaz akşamları, güneş batarken denizin en kuytu derinliğinde. Günün ..elini ayağını çekişi yavaş, yavaş sezdirmeden gidişi. Doğuşuyla batışının farkı olmayan leylak rengine bırakır kendini. Sevdiği o duygudan ayrılmak istemeyen ,bir muhabbet edasıyla süzülüşü; seyre doyamadığım denizle gökyüzünün veda dansı'dır bu. Öyle kısa,öyle tatlı, öyle masum. Denizin kumsalı öpüşü gibi dalgalar. Hiç bestelenmemiş en güzel şarkısını fısıldıyor. Bir sevgilinin dokunuşu, tenini yalayan esinti, ürkek ve cüretkar.. Zifiri karanlığın koynuna doğru yol alırken,o ürper'ten deli gibi çarpan kalbin, pervasız gülüşleri. Akş rengi akşamlar avuturum durur, şimdi beni..