HAKİKATİN SESİNİ KISMAYA GÜCÜNÜZ YETMEZ!

 Basın Özgürlüğüne Postallarla Basanlara Mesajımızdır!

İsrail, sahada işlediği insanlık suçlarını örtbas etmek için bu kez namlusunu hakikati yazan kalemlere, o anları kaydeden objektiflere doğrulttu. CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın hukuksuzca gözaltına alınması, bir devletin değil, bir korku imparatorluğunun refleksidir.

ASLI KILIÇ Fısıltı Haberleri Haber Müdürü

Bugün, meslek onurumuzun ve çalışma arkadaşlarımızın can güvenliğinin ayaklar altına alındığı karanlık bir güne uyandık. İsrail güvenlik güçleri, görevini yapmaktan, dünyayı bilgilendirmekten ve sahada yaşanan dramı en çıplak haliyle aktarmaktan başka bir gayesi olmayan meslektaşlarımızı hedef aldı.

CNN Türk ekibinden Emrah Çakmak ve Halil Kahraman, hiçbir sözlü uyarı, hiçbir yasal gerekçe gösterilmeden, adeta bir terör operasyonu edasıyla derdest edildi. Bir haber müdürü olarak soruyorum: Hangi hukuk, hangi uluslararası sözleşme, boynunda basın kartı olan bir gazetecinin yaka paça gözaltına alınmasını meşrulaştırabilir?

Sistematik Bir Susturma Operasyonu

Bu olay, münferit bir gerginlik ya da bir "güvenlik hatası" değildir. Bu, İsrail’in bölgede yürüttüğü sistematik sansür ve yıldırma politikasının en somut dışavurumudur. Enver Kaptanoğlu ve ekibinin yaşadığı bu zorbalık, aslında tüm Türk medyasına verilmiş bir gözdağıdır: "Gerçekleri görürseniz, hedefimiz olursunuz."

Ancak İsrail yönetiminin unuttuğu bir şey var: Türk basını, hiçbir zaman postal sesinden korkmamıştır ve korkmayacaktır!

Detaylardaki Vahamet: Uyarı Yok, Zorbalık Var!

Uluslararası basın hukukuna (Cenevre Sözleşmesi) göre, savaş ve çatışma bölgelerinde gazeteciler dokunulmazdır. Ancak elimize ulaşan detaylar, İsrail güçlerinin bu hukuku çöpe attığını gösteriyor:

  • Fiziksel Müdahale: Ekipmanlara zarar verme girişimi ve fiziksel şiddet uygulanarak yayın akışı kesilmiştir.

  • Hukuksuz Gözaltı: Gazetecilerimizin nereye götürüldüğü ve hangi suçlama ile tutulduğu konusundaki belirsizlik, olayı bir "alıkoyma" boyutuna taşımıştır.

  • Psikolojik Baskı: Operasyonel bir baskın havası yaratılarak, sahadaki diğer basın mensuplarına korku salınmak istenmiştir.

Buradan Sesleniyorum: Gazetecilik Suç Değildir!

Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmenimiz Sabahattin Birinci'nin de sert bir dille ifade ettiği gibi; bu saldırı halkın haber alma hakkına yapılmış bir darbedir. Fısıltı Haberleri olarak bizler, bu davanın sadece takipçisi değil, bizzat tarafıyız.

Meslektaşlarımızın saçının teline zarar gelirse, bunun sorumlusu İsrail hükümetidir. Batı medyasının bu zorbalığa karşı sürdürdüğü "sağır edici sessizliği" de tarihin utanç sayfalarına not ediyoruz. Biz susmayacağız! Emrah Çakmak ve Halil Kahraman özgürleşene kadar bu adaletsizliği haykırmaya devam edeceğiz.

Gerçeği kelepçeleyemezsiniz, hakikati hapsedemezsiniz! Meslektaşlarımızı derhal serbest bırakın!