YAŞAMDAN BESLENEN SATIRLAR – YILDIZ SARAR

Yazar olmak hayattaki birçok şeyden farklıdır. Duygu düşünce adı konulmamış hikayeler yaratır. Unutulmaması gereken ise hayatın her döneminde yazarın gerçek hayattan yani toplumdan beslenmesidir.

Bir çoğumuzun düşündüğü gibi kurgu yoktan var olmaz. Çoğu zaman var olan toplumsal sorunlardan farklı donlara girip bir kurguya dönüşür. Tarih boyunca tüm kitap ve sanat işte toplumdan ayağa kalktı. Yazarın kalemi susmamalı. İçinden geçenleri dile getirmelidir. Hatırlar mısınız? Eski kitaplarda gündelik yaşam, topluma damgası vuran olaylar ve duygular gerçekçi bir şekilde anlatılıyordu. Okurken kitabın içine girip o sokaklarda karakterle beraber yürüyordunuz. Hatta her suçun insan vicdanındaki cezasını size kör bir bıçak gibi hissettiriyordu. İşte gerçek yazarlık bu. Okuyucuyu romanın ya da şiirin içerisine çekip ona bir şeyler öğretiyorsanız ya da yüreğindeki o bam teline dokunabiliyorsanız o zaman siz harika bir kitap çıkarmışsınız demektir.

Günümüzde bir okunma telaşıdır aldı hepimizi. Filmlerde gördüğünüz gibi yazarlar müthiş paralar kazanmıyor aslında. İşte bu yüzden sosyal medya da kitap tanıtımlarında çok garip şeyler görebiliyorsunuz. Arkada bir fon müzik, dans ederek yazdığı yazıya dikkat çekmek isteyen çağa ayak uydurma çabasında toy yazarlar. Bazı kitaplara baktığınızda ise başarısız editasyonlarla karşılaşıyorsunuz. O çok ünlü reklamlı, oynamalı müziklerle süslenmiş videolarda tanıtılan kitaplar fos çıkabiliyor. Bazen hiçbir yerde tanıtımı görmediğiniz bir eseri tesadüfen alıyorsunuz ve o mükemmel bir eser çıkabiliyor.

Bazen de dikkat çekmek için yazılan konular hakkında garip videolar bulunabiliyor.  Yazar kendi kurgusunu hangi konuyla yazacağını kendisini seçer oysa. Elbette bu konu seçimi etik değerler içerisinde olmalı. Örneğin yaşanmış bir konuyu ele alıyorsanız bunun gerekli izinlerini almalı. Bilmediğiniz bir gerçeği kurgulamaya çalışmamalısınız. Bu hayatını ya da yaşanmışlığını yazdığınız kişiye de ailesine büyük saygısızlıktır.

Değerli kalemdaşlarım, mümkün olduğunca çok eseri okumaya çalışan bir okuyucu ve yazar olarak en önemli noktanın saygı olduğunu belirtmek isterim. Kaleminize bırakın her şeyi ya da eleştirin ama öyle bir eleştirin ki sadece o eseri eleştirin. Özgün kalemleriniz olsun. İntihale yada adı konulmamış gerçek hikayeleri gerçekliğinden uzaklaştırarak farklı bir kurgu oluşturmayın. Çünkü birileri yazdığınız gerçek sanacaktır. Katledilen bir kadını yazacaksınız olmayan bir şeyi yazmayın ve ailesinden izin alın.