Bir Rahmet Tecellisi: Mevlid Kandili ve Bize Düşen Sorumluluk
Zamanın tefekkürle anlam kazandığı, gönüllerin aynı manevi iklimde buluştuğu müstesna bir geceyi daha idrak ediyoruz. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) dünyayı teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandili; sadece bir anma gecesi değil, ruhumuzu ve ahlakımızı yeniden gözden geçirme imkânıdır.
Günümüzün karmaşasında, koşuşturmacasında ve modern hayatın getirdiği yalnızlaşmada çoğu zaman asıl değerlerimizi gözden kaçırabiliyoruz. Oysa O’nun doğumu; adaletin, merhametin, zarafetin ve kul hakkının yeşerdiği bir medeniyetin başlangıcıydı. Karanlığın hüküm sürdüğü bir çağda, insanlığa sevgiyi, hoşgörüyü ve kardeşliği öğreten kutlu bir rehberin izini sürmek, bugün her zamankinden daha hayati bir ihtiyaçtır.
O’nun Ahlakıyla Yüzleşmek
Mevlid Kandili’ni idrak ederken kendimize sormamız gereken temel sorular şunlardır:
Günlük hayatımızda ne kadar adil, ne kadar merhametliyiz?
Dilimizden dökülen kelimeler insanlara huzur mu veriyor, yoksa gönül mü kırıyor?
Peygamberimizin en büyük mirası olan güzel ahlakı, ailemizde, işimizde ve sosyal ilişkilerimizde ne kadar yaşatabiliyoruz?
Sadece dualar okuyup kandil tebrikleri paylaşmakla bu gecenin derinliğini kavramış olamayız. Hakiki ibadet ve hürmet, O’nun rehberliğini hayatımıza taşımakla; yetimin başını okşamakla, komşunun derdiyle hemhal olmakla ve doğruluğu her şartta savunmakla mümkündür.
Bu mübarek gecenin, kilitlenmiş kalpleri açmasına, kırgınlıkları tamir etmesine ve hem toplumumuza hem de tüm insanlığa huzur getirmesine vesile olmasını dilerim.
Mevlid Kandiliniz mübarek olsun.
Aslı Kılıç
Fısıltı Haberleri Haber Müdürü