Bir Yüzü Maskeli, Diğer Yüzü Firari: "Dürüst Baba" Rolünü Oynayan Korkaklar
Hayatın sahneleri çok geniştir; kimi o sahnede onuruyla, acısıyla ve gerçeğiyle başroldedir; kimi ise hayatın en zor sınavından kaçıp, başka sahnelerde "örnek aile babası" rolünü oynamaya çalışır. En acımasız tablo da tam burada başlar: Özel gereksinimli evladını bir köşeye atıp yok sayan, onun sesini, adını ve varlığını hayatından silen o adamların, gittikleri yeni hayatlarda birer "dürüst, müşfik baba" maskesi takınmalarında...
Gündüzleri başka evlerde çocuklarının elinden tutup parklarda gezen, sosyal medyada mutlu aile tabloları sergileyen, akrabaya eşe dosta "ben şöyle harika bir babayım" mesajı veren o adamlar... Soruyorum size: Ayna karşısına geçtiğinizde o maskenin arkasındaki yüzünüzle nasıl göz göze gelebiliyorsunuz?
Bir insan, kendi kanından, kendi canından olan masum bir yavruyu hayatından çıkarıp atarken, başka bir hayatta hangi yüzle "babalık" taslayabilir? Geride bıraktığı o özel çocuğun her nefesinde, annenin her gözyaşında hakkı dururken; gittiği yerde kurduğu yeni düzenin temeline hangi vicdansızlığı harç diye koydu? Bu sadece bir kaçış değil, aynı zamanda en büyük ikiyüzlülüktür. Evladına karşı dürüst olamayan, onun farklılığını bir "kusur" gibi görüp saklayan ya da yok sayan biri, başka hiçbir yerde dürüst olamaz. Oynadığınız o "mükemmel baba" rolleri, kapı aralarında sakladığınız o büyük ayıbı, vicdanınızın sesini ne kadar bastırabilir ki?
Ve bu acıyı, o kaçışın bıraktığı enkazı sadece dışarıdan izleyen biri değil; bu hayatı bizzat yaşayan, o yükü omuzlayan annelerden biri olarak söylüyorum:
Biz, evladımızın hem annesi, hem babası, hem de dünyası olmak için her gün yeniden doğuyoruz. Onların bir tek tebessümü için ömrümüzü ortaya koyarken, arkasına bile bakmadan gidenlerin dışarıda masumiyet tiyatrosu oynamasına bu vicdan sızım sızım sızlıyor. Gerçek babalık; işler sarpa sardığında, hayat yokuş yukarı akmaya başladığında tüy gibi hafifleyip kaçmak değildir. Gerçek babalık; o en zor yükü omuzlamaktır.
Maskeler düşer, roller biter ama geride bırakılan o masum sabinin ahı, o sahte krallıkları ilk rüzgarda yıkmaya yeter. Bugün, o sahte rollere bürünenlerin maskesini düşüren, gerçeğin ve adaletin sesini yükselten tüm annelerin ve o masum çocukların yanındayız. Unutmayın ki; hayat ne kadar sahte sahneler kurmanıza izin verirse versin, vicdanın ve hakikatin mahkemesinden hiçbir kaçak baba beraat edemez.