Cumhuriyet, Her Evladın Eşit Yarınlar İçin Atan Kalbidir
Bugün, 29 Ekim... Al bayrağın gökyüzünde gururla dalgalandığı, sokakların çocuk sesleriyle, marşlarla yankılandığı en güzel gün. Cumhuriyetimizin ilanının üzerinden tam 103 yıl geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bu büyük eseri kurarken, bu toprakların evlatları arasında hiçbir ayrım gözetmemiş; "Kim olursan ol, bu vatanın eşit ve özgür bir ferdisin" diyerek bu meşaleyi bizlere emanet etmişti.
Peki, bir engelli annesi olarak benim ve platformumuzdaki binlerce annenin penceresinden Cumhuriyet ne anlama geliyor?
Bizim için Cumhuriyet; herkesten biraz daha fazla mücadele ettiğimiz bu yolda, "yalnız olmadığını" bilmenin en güçlü teminatıdır. Çünkü bizler, evlatlarının hayata tutunabilmesi için her gün yeniden doğan, ranzalara, yokuşlara, engelli rampalarına meydan okuyan kadınlarız. Bizim evlatlarımız, bu ülkenin sadece birer vatandaşı değil; bu Cumhuriyetin en saf, en masum ve en direngen neferleridir.
Yıllar önce bu ülkede engelli bireyler evlerine kapanmaya mahkûmken, bugün evlatlarımız okullarda, sokaklarda, sanatın ve hayatın tam merkezinde var olabiliyorsa; bu, Cumhuriyetin bize kazandırdığı "fırsat eşitliği" ve "insanca yaşam" idaresi sayesindedir. Cumhuriyet, en dezavantajlı görünen evladımıza dahi "Sen de bu ülkenin sahibisin" diyen kucaklayıcı şefkattir.
Ancak biliriz ki, Cumhuriyet sadece geçmişin büyük bir zaferi değil, aynı zamanda yarınımıza verilmiş bir sözdür. Türkiye Engelli Anneleri Platformu olarak bizler, bu sözün eksiksiz yerine getirilmesi için her gün omuz omuza veriyoruz. Evlatlarımızın eğitim hakkına eriştiği, kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde durabildiği, erişilebilir sokaklarda özgürce dolaşabildiği bir Türkiye, ancak ve ancak Cumhuriyetin getirdiği adalet bilinciyle tam anlamıyla var olabilir.
Bugün, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken sadece geçmişimizi anmıyoruz; çocuklarımızın geleceği için umudumuzu tazeliyoruz. Annelerin yüreğindeki o fedakârlık ateşi ile Cumhuriyetin aydınlık feneri yan yana yürüdüğü sürece, aşamayacağımız hiçbir engel, çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur.
Bizler bu vatanın özel evlatlarının anneleriyiz. Biz yoruluruz ama umudumuzu asla yitirmeyiz. Çünkü biliyoruz ki bu Cumhuriyet, en çok da sevgiyle, şefkatle ve azimle büyütülen çocukların omuzlarında yükselecek.
Tüm engelli çocuklarımızın, onların fedakâr annelerinin ve aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu vatanı bize armağan eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın eşit ve özgür yarınlarımız!
Bu yazıyı platformunuzda, sosyal medya hesaplarınızda veya yerel/ulusal basın organlarında dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz.