Engelli Olmak Engel Değildir: Otobüslerdeki İşgal ve Dilenci Zihniyetiyle Mücadele
Fısıltı Haberleri'nin yeni köşe yazarı Aslı Kılıç, ilk yazısıyla yüreklere dokunan bir gerçeği cesurca dile getirdi. Türkiye Engelliler Platformu Başkanı ve aynı zamanda Fısıltı Haberleri'nin Haber Müdürü olan Aslı Kılıç, engelli bir anne olarak 24 yaşındaki özel kızı Almira ile birlikte hayatın zorlu şartlarına göğüs geriyor. Kılıç'ın kaleme aldığı ilk satırlar, her gün kullandığı otobüslerde yaşadığı bir olayın acı bir yansıması oldu.
Engelli bireyler için ayrılmış koltukların, engelli olmayan her yaştan insan tarafından hoyratça işgal edilmesi, ne yazık ki Türkiye genelinde kanayan bir yara. Bu durum, engelli vatandaşlarımızın günlük yaşamlarını çekilmez hale getiriyor, onları kendi hakları olan alanlarda bile zor durumda bırakıyor. Başkan Kılıç'ın da bizzat deneyimlediği bu sorun, sadece bir ulaşım meselesi olmanın ötesinde, toplumsal bir duyarsızlığın ve saygısızlığın somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Kılıç'ın feryadı, aslında milyonlarca engelli bireyin ve onların fedakar ailelerinin ortak sesi. Engelliye ayrılan bir koltuğun işgal edilmesi, sadece fiziksel bir yerin gaspı değil, aynı zamanda o bireyin onuruna, özgürlüğüne ve toplumsal hayata katılım hakkına yapılan bir saldırıdır. Bu durum, engelli vatandaşlarımızın "aciz", "muhtaç" ve "ikinci sınıf vatandaş" olarak algılanmasına neden olan o derinlerdeki dilenci zihniyetinin bir tezahürüdür.
Aslı Kılıç'ın o çarpıcı ifadesi, bu acı gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor: "Engellileri, dilenci gibi gören zihniyete acıyorum!" Bu sitem, yıllardır süregelen ayrımcılığa, görmezden gelinmeye ve empati yoksunluğuna karşı yükselen haklı bir öfkedir. Engelli bireylerin tek isteği, eşit ve onurlu bir şekilde yaşamak, toplumsal hayata aktif olarak katılmak ve kendilerine engel olunmamasıdır.
Türkiye Engelliler Platformu Başkanı olarak Aslı Kılıç'ın bu konudaki talebi son derece açık ve nettir: Türkiye genelinde engellilere ayrılan bölümlerin sadece engelli bireyler tarafından kullanılması için acil yaptırımlar uygulanmalıdır. Bu, sadece yasal bir düzenleme değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinçlenme ve sorumluluk meselesidir.
Engelli anneleri ve engelli bireyler adına yükselen bu ses, artık duyulmalıdır. Engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmak, onların haklarını korumak ve onlara değer vermek, sadece bir lütuf değil, bir insanlık görevidir. Aslı Kılıç gibi cesur yüreklerin öncülüğünde, bu konuda farkındalık yaratmak, engelli bireylerin sorunlarını gündeme taşımak ve onlara bir nebze olsun değer verildiğini hissettirmek hepimizin sorumluluğundadır.
Unutmayalım ki, engelli olmak bir eksiklik değil, hayatın farklı bir rengidir. Önemli olan, bu renkliliği kabul etmek, desteklemek ve engelleri birlikte aşmaktır. Aslı Kılıç'ın ilk yazısıyla başlattığı bu anlamlı mücadele, engelli bireylerin dili olma yolunda atılmış önemli bir adımdır. Şimdi sıra, bu sese kulak vermek ve hep birlikte daha adil ve duyarlı bir toplum inşa etmektedir.