Yaşlanarak Yaşamak, Yaşamak Mıdır?

Mücahit GÜLER

16-11-2024 18:17

Yaşlanarak Yaşamak, Yaşamak Mıdır?

Dünya hayatı, doğumla başlayan ve ölümle nihayete eren bir yolculuktur. Bu yolculuk elbet bir gün tamamlanacaktır. Mühim olanı yolculuğu nasıl tamamlayacağımızda saklıdır. Bu yolculuğu yolun zorluklarını dert edinerek mi yaşayacağız, yolun keyfini sürerek mi çıkaracağız? Dünya hayatı çileyle, sıkıntıyla dolu olduğu kadar insanı mutluluğa götürecek şeylerle de doludur. Burada asıl konu, bakış açımız olacaktır. 

Yaşlanmak, biyolojik bir gerçekliktir; yaşamak ise ruhsal bir seçimdir. İnsan sadece biyolojik olarak yaşlanmaz, duygularda insanı yaşlandırır. Hatta insanı en çok yaşlandıran şey duygudur da diyebiliriz. İnsan yaşadığı olayların etkisinde kalabilen bir varlıktır ve yaşanılan her olayın insanda bıraktığı izler vardır. Birde insanı derinden etkileyen, yıllarca etkisinden çıkılamayan olaylar vardır. Bu tarz durumlar insanın ruhen yaşlanmasına neden olan olaylardandır. 

Bunların haricinde insanı yıpratan, yoran bir diğer konu da eksik veya yanlış bakış açısına sahip olmamızdır. Her şeyi gereğinden fazla düşünmek, aşırı detaycı olmak, her daim mükemmel olmak, her şeye tozpembe bakmak veya her konuda karamsar olmak gibi yanlış bakış açılarını çoğaltabiliriz. Bu yanlış bakış açıları bize çok ağır yük olmaktadır. 

Fiziksel yükü bırakınca hemen rahatlarız ama duygusal yükleri hemen bırakamıyoruz. Bazı duygusal yükler bir ömür bizimle yaşayabilmektedir. Bu yükleri bırakmadığımızda hayatı belki yaşarız ama yaşlanarak yaşarız. Hayatın kendisi zor, bu zorluğun üstüne bir de duygusal yükleri eklediğimizde belimiz bükülüyor, ruhumuz daralıyor, aklımız köreliyor, kalbimiz sızlıyor. Böyle duygusal yükler ile hayatı yaşarız ama yaşlanarak yaşamak, yaşamak mıdır?

Yaşlanmak zorunlu, ama yaşamak bir tercih meselesidir. Geçen gün ömürdendir demişler, hayat, her şeyi kafaya takacak kadar uzun değil. Peki, ne yapmalı da yaşlanmak yerine yaşamalıyız? Öncelikle anlam arayışı, bu yolculuğun merkezinde olmalıdır. Hayatı bir tüketim aracı gibi görmek yerine, her anı bilinçle yaşamak gerekir. Sabah uyandığımızda aldığımız nefesin kıymetini bilmek, çevremizdeki güzellikleri görmek, sevdiklerimizle bir tebessümü paylaşmak, hayatı gerçekten yaşamanın yollarındandır.

Yaşamak, üretmektir. İster bir çiçek dikmek, ister bir gönül yapmak olsun; her ürettiğimiz şey bizi biraz daha hayatta kılar. Yaşlanarak yaşayanlar, duygularına bağımlı olurlar; hayatı yaşayanlar, hayattan lezzet almanın yollarını ararlar. Yaşamak, sadece nefes alıp vermek değil, her nefeste bir hikmet keşfetmektir. Hayatı yaşamak, ruhun her daim taze kalmasıdır. Hayatı sevmek, insanları sevmek, kendini sevmek ve Yaradan’a muhabbetle bağlanmak, yaşamak dediğimiz o derin manayı bulmanın en güzel yollarındandır. Hayattan lezzet alarak yaşayanlar her geçen yıl, hayata daha fazla anlam katarlar; ruhlarına derinlik, kalplerine sevgi ve hikmet eklerler.

Yaşadığı hayattan lezzet almak isteyenler, öncelikle duygusal yüklerinden kurtulmaları gerekmektedir, sonra da anlamlı bir hayatın keşfine çıkarak yaşamanın keyfini çıkarmalıdırlar. Şimdi kendinize şu soruyu sorun: "Ben hayatı yaşıyor muyum, yoksa sadece yaşlanıyor muyum?" Ve cevabınız yaşamaksa, bilin ki her gün biraz daha gençleşiyorsunuz.

Mücahit Güler

DİĞER YAZILARI Modern İnsanın Anlam Sorunu 2 01-01-1970 03:00 Modern İnsanının Anlam Sorunu 1 01-01-1970 03:00 İnanç Geni ve Fıtrat 01-01-1970 03:00 Karizmatikliğin Sorunsalı 01-01-1970 03:00 Duygusal Tepkiler Ve Bunlara Anlam Yükleme 01-01-1970 03:00 "İnsan İçin Ancak Çalıştığı Vardır." Ayetinin İnsana Psikolojik Faydaları 01-01-1970 03:00 Çağın Hastalığı: Anlamsızlık Girdabı ve Kurtuluş Yolu 01-01-1970 03:00 Günümüzün Ashabı Uhdudu: Gazze 01-01-1970 03:00 Allah'ı Savaşa Gönderen Yahudileşmiş Müslümanlığımız! 01-01-1970 03:00 Bugün Sessiz Kaldığın Zulüm Yarın Senin İçin Gelecek! 01-01-1970 03:00 Ahiretin İnkârı Dünya'da Tatlı, Ahirette Acıdır 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANLAR FİLİSTİN'E DEĞİL, FİLİSTİN MÜSLÜMANLARA YARDIM ETMELİ! 01-01-1970 03:00 Beden İşgal Olunca İnsan Şehit Olur, Zihin İşgal Olunca İnsan Ziyan Olur. 01-01-1970 03:00 Kâl Dili İle Hal Dili Arasındaki Tevekkül Farkı 01-01-1970 03:00 Modern Çağın Bir Çıkmazıda Duygudaş İnsanların Yokluğudur. 01-01-1970 03:00 Hayrı İster Gibi Şerri İstemek 01-01-1970 03:00 Psikolojik Açıdan Hadislerle Öfke Kontrolü 01-01-1970 03:00 Ramazan Kültürü Ve Orucun Psikolojik Etkisi 2 01-01-1970 03:00 Ramazan Kültürü Ve Orucun Psikolojik Etkisi 1 01-01-1970 03:00 Öldüren Deprem Midir, İhmalkarlık Mıdır? 01-01-1970 03:00 Allah'ın Varlığını Hayatımda Nasıl Hissedebilirim? 01-01-1970 03:00 "Hasedin Uykusu Hafiftir" 01-01-1970 03:00 Kuran'da Düşünce Yanılgıları 3 "Tepkisel ve Duygusal Davranma" 01-01-1970 03:00 Kuran'da Düşünce Yanılgıları1 01-01-1970 03:00 Toplumda Zihniyet Eşitliği 01-01-1970 03:00 Biyografi Yazan Melekler 01-01-1970 03:00 “Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar” 01-01-1970 03:00 Kur'an Ölüler İçin Değil, Diriler İçindir. 01-01-1970 03:00 Ekonomik Modelden Hayat Tarzına Dönüşen Kapitalizm! 01-01-1970 03:00 Toksik Diziler, Toksik Zihinler, Toksik Hayatlar…! 01-01-1970 03:00 Cübbeli’nin Platonik Derin Devlet Sevdası 2 01-01-1970 03:00 Lanet Etmek Caiz Midir? 01-01-1970 03:00