Yüzleşmek Varken Gölgeyle Savaşmak: Kiminle Derdin Varsa Git Onunla Görüş!
Yazan: Aslı Kılıç, Araştırmacı Gazeteci Yazar, Fısıltı Haberleri Haber Müdürü Tarih: 7 Kasım 2025
Hepimiz insanız. Çatışmalar yaşar, kırgınlıklar biriktiririz. Profesyonel hayattan aile içine, dost meclislerinden sosyal çevremize kadar uzanan ilişkiler ağında, birileriyle fikir ayrılığına düşmemiz ya da bir sorunun fitilini ateşlememiz kaçınılmazdır. Ancak bu doğal akış içinde, ilişkisel dürüstlük adı verilen hayati bir ilkeyi göz ardı ettiğimizde, o basit sorunlar çözümsüz düğümlere, hatta bir felakete dönüşebilir.
Müdahale etme gereği duyduğum nokta tam da burası: Bir kişiyle doğrudan bir probleminiz varken, neden o problemi o kişinin yanındaki masum insana yansıtıyorsunuz?
Yan Yana Duranın Günahı Ne?
Son zamanlarda gözlemlediğim ve beni derin bir vicdani rahatsızlığa iten bir davranış kalıbı var: A kişisi, B kişisiyle yaşadığı anlaşmazlığı çözmek yerine, B'nin yanındaki C kişisine karşı cephe alıyor. C'yi incitiyor, onu dışlıyor, belki de B'ye ulaşamadığı için C üzerinden dolaylı bir intikam arayışına giriyor.
Bu tavır, sadece korkaklık değil, aynı zamanda ilişkilerdeki en büyük adaletsizliklerden biridir.
Sorunun Kaynağına İhanet: Asıl sorun B ile aranızdayken, C'ye uyguladığınız baskı, sorunun çözümünü ertelemekten başka hiçbir işe yaramaz. Enerjinizi yanlış hedefe yönlendirerek durumu daha da karmaşık hale getirirsiniz.
Masumun Cezalandırılması: C, iki taraf arasındaki gerilimin sadece bir tesadüfi gözlemcisi veya yakınıdır. Sizin öfkenizin, çözülmemiş probleminizin bedelini C'nin ödemesi, etik açıdan kabul edilemez. Bu durum, C'nin hem size hem de B'ye olan güvenini sarsar.
Peki Ya O "Gizli" Bakışlar?
Bu durumun bir başka karanlık boyutu daha var ki, bu çok daha sinsi ve aldatıcıdır: Ona gözünüz sarmiyor mu?
Eğer bir kişiyle yaşadığınız anlaşmazlık, o kişinin hayatındaki başka birine duyduğunuz gizli bir hayranlık, ilgi ya da daha da kötüsü, kıskançlık kaynaklıysa, o zaman mesele bambaşka bir mecraya kayar.
B'ye duyduğunuz öfke, aslında onun yanındaki C'ye duyduğunuz hayranlık veya B'nin sahip olduğu bir şeye (statü, başarı, ilişki) duyduğunuz kıskançlıktan besleniyorsa, siz dürüst bir çatışma değil, gizli bir ajanda yürütüyorsunuz demektir.
Bu durumda B'ye cephe almak, C'ye ulaşmanın veya o "sarmanın" önündeki engeli kaldırma çabasından ibaret olabilir. Bu, hem B'ye hem C'ye hem de kendinize karşı işlenen büyük bir samimiyetsizlik suçudur. Bu tür bir entrika, profesyonel ya da özel hiçbir ilişkide uzun ömürlü ve sağlıklı olamaz.
Aslı Kılıç'tan Net Mesaj
Köşe yazılarımda her zaman dürüstlüğün ve netliğin altını çizerim. İlişkilerde de durum farklı değil. Size açık çağrım şudur:
Doğrudan Yüzleşin: Birinle sorununuz varsa, kapris yapmayı, imalı konuşmayı veya üçüncü bir kişiyi hedef almayı bırakın. Gidin, onunla konuşun. Probleminizi doğrudan masaya yatırın. Yüzleşmek, çözüme giden tek dürüst yoldur.
Hedefi Şaşırmayın: Yanındaki kişi, sizin ne davanızın parçasıdır ne de intikamınızın aracı. Eğer derdiniz B ise, C'ye gereksiz yere yüklenerek kendi ahlaki zeminizi kaybetmeyin. Unutmayın, bugün C'yi kıran siz, yarın başkasının C'si olabilirsiniz.
Kendinize Dürüst Olun: Eğer bir kişiyi hedef alma nedeniniz, yanındaki kişiye olan "ilginiz" ise, önce bu duyguyu kendi içinizde çözün. Bir ilişkiye veya duruma, dürüst olmayan yollarla girmeye çalışmak, eninde sonunda hem sizi hem de etrafınızdakileri yakacak bir ateştir.
Unutmayalım ki, sağlıklı toplumlar ve sağlıklı ilişkiler, gölgelerle değil, gerçeklerle yüzleşen, dürüst ve cesur bireylerle inşa edilir.
Git, kiminle derdin varsa onunla görüş. Gerisi sadece zaman kaybı ve kalp kırmaktan ibaret.