ESKİ FOÇA’DA ZAMAN, TARİH VE HUZUR: EGE’NİN İNCİSİNİ MİNE EBÇEM’İN GÖZÜNDEN KEŞFEDİN

Köşe Yazarımız Mine Ebçem, İzmir Foça’nın büyüleyici sokaklarında adeta zamana meydan okudu. Taş evleri, kokusu rüzgara karışan begonvilleri ve Ege’nin o kendine has dinginliğiyle Foça; hem bir kaçış rotası hem de hayatı sorgulatan eşsiz bir durak olarak karşımıza çıkıyor.

Köşe Yazısı: Foça’da Zaman

Şu sıralar Eski Foça’dayım. Bir yandan denizi, taş sokakları, begonvilleri ve Ege’nin o kendine has dinginliğini seyrediyor, bir yandan da insanları gözlüyorum.

Foça’da zaman başka akıyor sanki…

Burada yaşayanların önemli bir bölümü emekli. Yıllarını çalışarak geçirmiş, alın teri dökmüş, borç ödemiş, çocuk büyütmüş insanlar… Karı koca, hayatın büyük bölümünü sorumluluklarla geçirdikten sonra kendilerine küçük bir sahil kasabasında nefes alacak bir yer bulmuşlar.

Onlara “şanslı kesim” diyoruz.

Ama gerçekten şans mı bu?

Sistemin bize öğrettiği hayat çoğu zaman aynı: Oku, iş bul, çalış, para kazan, borçlan, ev al… Eğer şanslıysan yılda birkaç hafta tatil yap. Çocukların varsa onların okul masraflarını düşün, kira öde, geleceklerini kurmaları için didin. Sonra evlendir, onların hayatına yetişmeye çalış…

Derken yıllar geçer.

Bir bakarsın çocuklar büyümüş, sen yaşlanmışsın. Ömrün borçlarla, faturalarla, sorumluluklarla geçmiş. Tam “Artık biraz yaşayalım” dersin, bu kez sağlık sorunları kapıyı çalar.

Bir baston, birkaç ilaç, birkaç hastane koridoru…

Karı koca birkaç yıl gerçekten hayatın tadını çıkarabilirsen ne mutlu. Çıkaramazsan biri gider, diğeri kalır.

Ve bütün bunların adına da hayat deriz.

Bazen Foça’nın sahilinde sırtında çantasıyla dünyayı gezen insanları görüyorum. Öylece imreniyorum. Bir çanta, birkaç eşya ve koca bir dünya…

Belki cesaret istiyor. Belki alışkanlıklarımızdan vazgeçmek… Belki de “Yarın” diye diye ertelediğimiz hayatı bugünden yaşamaya karar vermek.

Ege’nin kültüründe bunun başka bir karşılığı var sanki: Azla yetinmek, yavaşlamak, sofrasını paylaşmak, komşusuna selam vermek, akşamüstü sahilde oturmak, bir bardak çay eşliğinde uzun uzun konuşmak…

Ege insanı hayatı biraz daha ağırdan almayı bilir. Zeytin ağacı gibi köklerini toprağa salar ama güneşe de yüzünü döner. Deniz gibi bazen susar, bazen kabarır; fakat hep kendi ritminde yaşar.

Belki de bize unuttuğumuz şeyi hatırlatıyor Foça:

Hayat sadece çalışmak değildir.

Gelelim bugüne…

Ne sen söyle, ne ben anlatayım.

Herkesin dilinde siyaset, zam, geçim derdi, hayat pahalılığı… “Emek veriyoruz ama karşılığını neden alamıyoruz?” “Neden bu kadar mutsuzuz?” “Neden geleceğe bu kadar kaygıyla bakıyoruz?”

Bu soruların cevabı uzun bir yazının konusu.

Ama hayatın bütün yükünü sırtımıza alıp kendimizi unutmayalım.

Çünkü insan bazen büyük mutlulukların peşinde koşarken, elindeki küçük mutlulukları göremez.

Bir gün Foça’da gün batımını seyretmek… Bir dostla çay içmek… Denizin sesini dinlemek… Bir zeytin ağacının altında soluklanmak… Sevdiğin insanla yan yana sessizce oturabilmek…

Belki de hayat dediğimiz şey, bütün bunların toplamıdır.

Öyleyse siz siz olun; hayatın size ayırdığı zamanı yalnızca borçlara, işlere, kaygılara ve başkalarının beklentilerine teslim etmeyin.

Mutlaka ama mutlaka sizi mutlu edecek bir şey bulun.

Çünkü zaman geçiyor…

Foça’da deniz aynı deniz, zeytin aynı zeytin, güneş yine batıyor.

Değişen sadece biziz.

Sevgiyle kalın.

Yazar & Şair Mine Ebçem

ESKİ FOÇA REHBERİ: DÜNDEN BUGÜNE GEZİLECEK YERLER, NELER YENİLİR, NELER İÇİLİR?

Yazarımız Mine Ebçem’in objesinden ve kaleminden yansıyan izlenimlerle, Eski Foça’yı adım adım keşfetmeye ne dersiniz? İşte tarih kokan sokaklarıyla Foça gezi rehberi:

1. Dünden Bugüne Eski Foça Tarihi

Antik dönemde adını foklardan alan Phokaia (Foça), İon uygarlığının en önemli denizci kentlerinden biriydi. Tarihte Akdeniz ve Karadeniz'de pek çok koloni kuran Foçalılar, ticarette ve denizcilikte çığır açmışlardır. Günümüzde ise antik kalıntıları, Beşkapılar Kalesi, Athena Tapınağı kalıntıları ve geleneksel Ege mimarisini yansıtan taş evleriyle açık hava müzesini andırmaktadır. Tarih ile modern yaşamın harmanlandığı bu kasaba, ziyaretçilerine köklerine bağlı ama geleceğe umutla bakan bir atmosfer sunar.

2. Eski Foça’da Mutlaka Gezilmesi Gereken Yerler

  • Beşkapılar Kalesi ve Surlar: Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılan ve adını beş kapısından alan kale, limanı korumak için inşa edilmiştir.

  • Tarihi Taş Evler: Foça'nın simgesi haline gelen, sakız ve volkanik taşlardan yapılan cumbalı tarihi evler, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar.

  • Siren Kayalıkları: Homeros’un Odysseia destanında adından söz ettiren, fokların ve deniz kuşlarının yaşam alanı olan bu gizemli kayalıklar tekne turlarının vazgeçilmezidir.

  • Karakum ve Sahil Şeridi: Akşamüstü begonvillerle süslenmiş sokaklarda yürüyüş yaptıktan sonra sahilde gün batımını izlemek paha biçilemezdir.

3. Foça’da Ne Yenir, Ne İçilir?

Ege mutfağının en taze ve hafif lezzetlerini bulabileceğiniz Foça’da mideye bayram ettirecek öneriler:

  • Ege Otları ve Zeytinyağlılar: Arapsaçı, cibez, radika gibi taze otlarla yapılan zeytinyağlı yemekler sofraların baş tacıdır.

  • Taze Deniz Ürünleri: Foça limanındaki restoranlarda günlük tutulan levrek, çipura ve kalamar gibi deniz mahsullerinin tadına mutlaka bakmalısınız.

  • Foça Dondurması: Sahil boyunca yürürken elinize alacağınız sakızlı ev yapımı dondurma gezintinize tat katacak.

  • Közde Türk Kahvesi veya Adaçayı: Sahildeki çay bahçelerinde, dalga sesleri eşliğinde yudumlanan bir bardak sıcak çay ya da taze adaçayı günün yorgunluğunu alıp götürür.

4. Neden Gitmeli?

Hayatın koşturmacasından, beton yığınlarından ve sürekli artan kaygılardan bir an olsun sıyrılmak istiyorsanız, Eski Foça size yavaşlamayı, anı yaşamayı ve nefes almayı vaat ediyor. Mine Ebçem’in de vurguladığı gibi; "Zaman geçiyor, değişen sadece biziz." Kendinize bu iyiliği yapın ve Ege'nin bu sakin limanında ruhunuzu dinlendirin.