NE OLUYOR BİZE!?
Allah'ım! İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak edecek misin?
Ya Rabb! Nedir başımıza gelenler?
Bu cennet vatanda çok mutsuzum. İpin ucu kaçtı, nereye dokunsak elimizde kalıyor.
Bu ne büyük acımassız zaman!?
Depresyon geçiriyoruz millet olarak!

Günlerdir Türkiye, Ahbap Derneği'ni ve sözde sanatçı Haluk Levent'i konuşuyor!
İhtiyaç sahiplerine ayni ve nakdi yardımlar ulaştırmak, toplumsal dayanışma bilincini güçlendirmek ve sürdürülebilir yardımlaşma ağları kurmak amacıyla 2017 yılında Haluk Levent tarafından kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu, halktan depremzedeler için para topluyor... Milarlarca para...
Bu para ile bahis oynuyor, kumar oynuyor ey milletim!
Bundan daha büyük bir utanç var mı?
Daha önce suç kaydı olan, aleni kumar oynadığı bilinen bu insana nasıl bu kadar para teslim edersiniz, alkışlarsınız ve yanında yer alırsınız!?
Bu daha büyük utanç! Ve beyinsizlik!
O gün Haluk Levent ve Ahbap'ı destekleyenler ve alkışlayanlar bugün yerin dibini hak ediyorlar!
Türkiye ve Türk milletinin en acılı günlerinde Kızılay ve Afad'a karşı iftira kampanyalıyla bir hareket başlattılar. Sonunda haram paraları kumarla buharlaştı. 

Çok korkuyor ve bir afet bekliyorum!
Kadınlar ortalarda aleni çıplak dolaşıyor!
LGBT aleni savunuluyor!
Bu hal aleni isyan ve haddi aşmaktır!
Lut kavmi bile bu kadar haddi aşmadı!?
Ad kavmi, Semud...

... Ve olamaz...
Adliyede değerli eşyaları emanet ettiğimiz insan her şeyi çalıp kaçıyor!
Bebekleri emanet ettiğimiz doktor, para kazanmak için bebekleri öldürüyor!
Maçın kurallara uygun oynanmasını sağlayacak insanlar bahis oynuyor!
Sınavları adil yapmakla görevli olan insan soruları sızdırıyor!
Liyakati ve adaleti öğretecek Üniversite'nin başındaki Rektör bütün ailesini işe alıyor!
13 defa üstüste seçim kaybeden insan, hala "kazanacağım" diyor!
Milletvekili'nin oğlu resmi araçla uyuşturucu ticareti yapıyor!
Halka israfın günah olduğunu anlatan insan, "Bana Audi'yi çok gördüler" diye sitem ediyor!
273.200 TL Milletvekili maaşı alan insan fakirlik kağıdı alıyor!
Asgari ücret 28.075,50 TL iken, Milletvekili ve hem de emekli Milletvekili maaşı alanlar tam 450.000 TL maaş alıyor!

Tarım ve hayvancılığı desteklemesi gereken kurum, ülkede ekilmeyen yüzbinlerce dönüm arazi dururken Sudan'dan, Venezuela'dan tarım arazisi kiralıyor!
Kamu yararını sağlaması gereken Banka Genel Müdürü rüşvet alıyor!
Meclis kürsüsünde yemin eden insanlar Meclis'te sahte oy kullanıyor!
Mesire yerlerinde piknik yapan insanlar pisliğini ortayerde bırakıp gidiyor!
Ülkeye ucuz et getirmekle görevli kişi Macaristan'da şirket kurarak devlete et satıyor!
Ülkenin ticaretini kontrol eden insan kendi şirketinden devlete fahiş fiyata dezenfektan satıyor!
Ülkenin Anamuhalefet Partisi tam iki yıldır birbiriyle kavga ediyor!
Belediye'nin görevli olarak hizmet pasaportu verdiği insanlar, yurtdışına çıkıp geri dönmüyor!
"O partiye geçersem şerefsizim!" diyen Belediye Başkanları o partiye geçerek bıraktığı yere "şerefsiz" diyor!
Belediye Başkanı, destek vererek ülkeye kaçak insan sokuyor!
Basiretsiz insanlar kabir ziyaretlerinde şarap içiyor!

... Ve
Kur'an'ın ifadesiyle, bu gidiş nereye?
 Zekat vermeyi unuttuk, sadaka vermek için de bozuk paranın olmayışına sığındık. 

Milli, manevi, insanı ve ahlaki değelerimize sırtımızı çevirirken, ahlaksızlığı moda kabul ettik. Kültür değişimi yaşanıyor ve yaşatılıyor, bunu aleni seyrediyoruz! 

Dostumuzu ve düşmanımızı tanımayacak kadar kör olduk. Birliğimizi zedeledik. Ruhsuz bir zihniyetle gözlerimiz, mü'min kardeşlerimizi göremez oldu! 

Riya ve gösteriş adeta karekterimizi şekillendirmiş, ihtiraslarımızla harama selam durduk! 

Rüşvet, iltimas ve adam kayırmanın tavan yaptığı bir zamandayız. Bilgi, beceri, isti'dat ve kabiliyetin boş işler kabul edildiği ve adalet, ehliyet, liyakatın el etek öpenlere kurban edildiği günleri yaşıyoruz! 

Yalanların ve ön yargılarının uykusuna yatmış bir toplumun diriliş göstermesi mümkün değildir. Uyanmak ve uyandırmak için zaman lazım.
Bu ülkenin gerçek aydınları; millete yüksek sesle, “Uyanın! kendinize gelin, siz Adem’den geldiniz, İblis’ten değil!" diye haykırması gerekir! 

Artik bir davamız, bir kavgamız olsun!
Uğrunda bedel ödeyebileceğimiz...
Bir çizgimiz, bir şahsiyetimiz olsun!

Duruşumuz zalime korku, mazluma umut olsun! Cesaretimiz tüm hayatımızı kuşatsın!
Çünkü bugün bize kazanımlarımızı kaybetmekten korkmayı değil, kaybettiklerimizi geri kazanacak kadar cesur olmayı öğütleyecek alimlere, aydınlara ve liderlere ihtiyacımız var!

Her şeye rağmen büyük Türkiye yeni bir yüzyılda yoluna hızla devam ediyor!
Ben, içimizdeki kripto beyinsizlerden bahsediyorum...
Memleketin gerçek sahipleri gerçekten ayakta ve dimdik!
Yaşasın büyük Türkiye!
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar