
NEREDEN NEREYE
Mehmet Ali Turhal
15 Eylül 2026 – Serdivan / SAKARYA
14 Ekim 2026 Çarşmba Saat 17.00 da Sakarya Serdivanda Birlik Vakfı İl Binası Salonunda Nereden nereye dedirtecek anlamlı bir buluşma gerçekleşti.
"6-7 Ekim Arasında Gençlik Tufanı Büyük Geçiş" başlığı altındaki buluşma. Aksa tufanını kurtuluş mücadelesini ve Hamas'ın geçiş günlerini hatırlattı.
Yahya Bakır'ın selamlama ve takdim konuşmaları ve Kur'an'ı Kerim okunuşuyla başlayan buluşmaya.
Kudüs Hilali Dernek Başkanı Dr. Sadık El Fakıh, Akademisyen Yasır El Aşı, Nail El Barguti ( İsrail ile Hamas arasındaki Esir takası gereği serbest bırakılan Filistinli esir) konuşmacıların katıldığı.

Türkiye, Filistin, Mısır, Suriye, Sudan gibi birçok ülkenin öğrenci ve derneklerinin katıldığı anlamlı buluşma.
Sakarya Filistin Köprü Derneği, Simder, Türk Kızilay Genç, Nadir Nevat, Sakarya Suriye'li Ögrenciler Birliği, Sudan'lı Öğrenciler Birliği, Kudüs Hilali Derneği, Sakarya Mısır'lı Öğrenciler Topluluğu gibi STK ların düzenlediği buluşmaya.
Sakaryallılar öğrenciler. Yanında. Selamet Akıncılar Sakarya il Başkanı Milli Görüş ve Akıncıları Errcan Güneş ve Abdullah Arslan gibi davanı bedelini on küsür yıllık hapis yatmışlığı ile ödemış kişılerle Filistinli esir kırk yıl gibi bir zamanda hapiste yaatarak Filistinde bedel ödemış Nail El-Barguti gibi kıymetli kişiliklerin aynı salonda buluşmaları anlamlıydı. Nereden nereye dedirtecek duygu yüklü anlar yaşandı. Davayı omuzlayan gençler, akademisyen ve dava yükünü yüklenen konuşmacılar, bedel ödeyen değerler biraradalar. Yeni şartlarda yeni imkanlar ve yaklaşımlarla davalarını omuzlamadalar.

Fısıltı Haberleri Köşe Yazarı Mehmet Ali Turhal ile oradaydı. Gördü ve yazdı.
“Sakarya, sana mı düştü bu yük?” denilen günlerden bugünlere…
“Sakarya, sana mı düştü bu yük?” denildiği günlerden bugüne nereden nereye geldik!
Devlet, millet, ümmet, vatandaş, dünya mazlumları ve insanlık… İnsanlığın felaketini hazırlayanların belasını mı, sıkıntısını mı diyelim; yükünü çekenler yine insanlar oluyor. İnsan kaynaklı şiddetin ve tabiatın tepkisiyle ortaya çıkan felaketlerin sonunda kötülüğün yükünü yükleyenler de yüklenmek zorunda kalanlar da bedel ödüyor.

Toplu bir bela geldiğinde herkese geliyor. İnsanlığın ortak sorumluluğunu ve yaşananların herkesi etkileyen yönünü dile getirenler var. Geri dönüşüm, israfın engellenmesi ve tabiatın korunması konusunda gayret gösteren, öncülük yapan ve bu meseleleri dünya gündemine taşıyarak neler yapılabileceği üzerinde çalışmalar yürüten Emine Erdoğan da bu isimlerden biri.
Dünyada adalet mümkündür!
“Dünya beşten büyüktür” diyerek dünyada adaletin mümkün olduğunu dile getiren, Yeni Türkiye Yüzyılı'nın mimarı Recep Tayyip Erdoğan'ın kötülüklere, sıkıntılara ve katliamlara engel olmaya çalışması da bu mücadelenin önemli bir parçasıdır.
Özellikle İstanbul'da yaşanan son sel felaketinin hatırlattıkları üzerinde düşünmek gerekiyor. Belediyelerde popülist vaatlerle algı oluşturan, kin, haset ve nefret duygularıyla güya Reis'e had bildirmeye çalışanların tavırları da bu çerçevede değerlendirilmelidir.
“Bir ders vereceğiz” anlayışıyla hareket ederken haksız kin, haset ve nefret birikimlerinin sonuçlarını göremeyenler, destekledikleri kötülüklerin kendilerini de etkileyebileceğini fark edemeyebiliyor. Oysa insan, bazen kendi oturduğu dalı kestiğini ancak ortaya çıkan hasarın şiddetiyle anlayabiliyor.

Felaketler, insana ortak sorumluluğu ve birbirine karşı taşıdığı yükümlülükleri yeniden hatırlatıyor.
Sakarya'da “Nereden nereye!” dedirten buluşma
Milletinin imanından kaynaklanan geleneksel değerlerini temsil eden, dünyada etkin bir lider olarak görülen Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi Türkiye'nin şehirlerinden biri olan Sakarya'da da vatandaşlar, “Nereden nereye!” dedirten duygulu anlar yaşadı.
Serdivan'da, Birlik Vakfı Sakarya İl Şubesi salonunda gerçekleşen buluşma, geçmişle bugün arasındaki değişimi ve gelinen noktayı düşünmek bakımından dikkat çekiciydi.
Bir zamanlar dinî anlayışlarından taviz vermemek için mücadele etmek zorunda kalan, bu nedenle bir araya gelmeleri kolay olmayan insanların aynı salonda buluşabilmeleri başlı başına anlamlıydı.
Sakarya'da on yıldan fazla hapis yatmış Akıncılar ile Filistin'de yaklaşık kırk yıl Siyonist hapishanelerinde mahkûmiyet yaşamış, esir takası sonucunda hapishaneden kurtulmuş ancak hâlâ memleketinden sürgün yaşayan, Filistin hasretiyle hayatını sürdüren bir kişinin düşüncelerini özgürce ifade edebildiği bir ortamda bir araya gelmeleri…
Dünün şartları düşünüldüğünde, aynı mekânda bulunabilmek, aynı salonda konuşmacı olabilmek ve düşüncelerini dile getirebilmek insana ister istemez “Nereden nereye!” dedirtiyor.
Aksa Tufanı'nın yıl dönümünde anlamlı buluşma
7 Ekim Aksa Tufanı'nın yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen anma toplantısında Mısırlı, Sudanlı, Filistinli ve Türkiyeli katılımcıların yanı sıra farklı ülkelerden gelen öğrenciler, akademisyenler ve dernek başkanları bir araya geldi.
Mahkûmiyet yaşamış olanların ve olmayanların, ulusal ve uluslararası misafir öğrencilerin aynı çatı altında böyle bir anma toplantısı gerçekleştirebilmeleri, düşüncelerini paylaşabilmeleri ve Filistin meselesi etrafında buluşabilmeleri vatandaşa bir kez daha “Nereden nereye!” dedirtti.
Bu buluşma, yalnızca bir anma toplantısı değildi. Aynı zamanda geçmişte yaşanan zorlukların, düşünce ve ifade özgürlüğünün, dayanışmanın ve toplumsal değişimin yeniden değerlendirilmesine imkân veren bir buluşmaydı.
Kalkınmada, özgürlükte ve hizmette nereden nereye?
Dikkat çeken bir başka husus da “Nereden nereye!” denildiğinde akla gelen gelişmelerin yalnızca bunlarla sınırlı olmamasıdır.
Bölünmüş yollar, hızlı tren, havalimanları ve halkın hayatını kolaylaştıran ulaşım imkânları… İletişim ve bilişim alanında çağ atlanması, millî gelirde ve ihracatta yaşanan artışlar; sağlıkta, eğitimde ve tarımda kaydedilen gelişmeler…
Savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde seksenin üzerine çıktığı yönündeki değerlendirmeler, teknolojide ve araştırma-geliştirmede yaşanan ilerlemeler de bu değişimin parçalarıdır. Saymakla bitmeyecek gelişmeler, geçmişle bugün arasındaki mesafeyi gözler önüne seriyor.
Bütün bunlar, insanlara “Nereden nereye!” dedirten gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
Sanatta, edebiyatta ve düşünce özgürlüğünde de nereden nereye!
Sanat, edebiyat ve düşünce paylaşma özgürlüğü de bu değişimin önemli boyutları arasında yer alıyor. Dernek ve vakıfların faaliyet alanlarının genişlemesi, insanların bir araya gelerek hizmet üretmeleri ve farklı düşüncelerini paylaşabilmeleri de dikkat çekiyor.
Birlik Vakfı Sakarya İl Şubesi salonundaki buluşmada görülen tablo, bu açıdan ayrıca anlamlıydı. Geçmişte bir araya gelmekte zorlanan insanların bugün aynı ortamda buluşabilmesi, konuşabilmesi ve düşüncelerini paylaşabilmesi, değişimin toplumsal hayattaki yansımalarından biriydi.
Kalkınmada, özgürlükte, istikrarda; sanatta, edebiyatta ve daha nice alanda “Nereden nereye!” dedirtecek gelişmelerin kıymetini bilmek gerekiyor.
Kızılelma'ya uzanan yol…
Deniliyor ki kalkınmada, özgürlükte, istikrarda; sanatta, edebiyatta ve nice alanda nereden nereye gelindiğini görmek, geçmişle bugün arasında bir muhasebe yapmayı gerektiriyor.
Bu değişimin ve gelişimin hayranlıkla karşılanabilecek yeni aşamalara ulaşması, ülkemizin geleceğe daha güçlü adımlarla yürümesi temennimizdir.
Kızılelma'ya kadar, inşallah!
Vatandaşlarımızın “Nereden nereye!” diyebileceği güzel gelişmelerin, anlamlı buluşmaların ve özgürce düşünce paylaşılabilecek ortamların devam etmesi dileklerimizle…
Mehmet Ali Turhal
15 Ekim 2026
Serdivan / SAKARYA