“Burası Adıyaman: Bir Aşkın Susarak Konuştuğu Şehir”

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer

04-04-2025 11:47

“Burası Adıyaman: Bir Aşkın Susarak Konuştuğu Şehir”

“Düz dara dara düz dara, yar zülüfün düz dara
Doksan dokuz yarem var, sen açtırdın yüz yara…”

Bazı şehirler vardır, yolunu değil, yasını ezberlersin.
Bazı türküler vardır, notalarla değil, yarayla söylenir.
Ve bazı sevdalar vardır… bir şehri toprağından göğe kadar kutsal kılar.
Adıyaman… tam da böyle bir şehir.

Bu türkü Adıyaman’dan gelir ama içinde sadece bir diyarın değil, bir yitirişin acısı saklıdır. Burası, sevdiğini toprağa teslim eden bir yüreğin haritasıdır. Adıyaman, sevdanın son kez el sallandığı yerdir belki de. Bu yüzden türkü ne zaman çalsa, ne zaman “Uy amman amman” diye iç geçirse, bir değil, bin yara sızlar içerde.

“Uy amman amman amman
Burası Adıyaman
Alem düşman kesilir
Seni sevdiğim zaman”

Adıyaman…
Sadece bir şehir değildir,
Orada bırakılan bir “elveda”dır.
Belki mezar taşında kalmış bir isim,
Belki bir kapının önünde unutulmuş bir mendil,
Belki de yıllardır kimsenin çalmadığı bir evin penceresidir…

Çünkü sevdiğini kaybettiğin yer, asla sıradan bir şehir değildir. Orada güneş başka doğar, rüzgâr başka eser. Her taş, her sokak bir anıdır. Gidenin ardından kalan sessizliğin yankısıdır. İşte bu yüzden Adıyaman, bazılarına sadece bir il; bazılarına ise bir ömrün yarısıdır.

Kim bilir…
Belki bir zamanlar türküdeki gibi zülüfüne sevdalanmıştı biri,
Ama şimdi o zülüf bir mezar toprağında yatıyor.
Ve geriye, yalnızca türküde tekrarlanan o içli sitem kalıyor:
“Düz dara yara düz dara…”

Bu tekrar, bir acının üstünü örtmeye değil, onu haykırarak yaşatmaya çalışır. Çünkü bazı yaralar unutulmaz. Hele ki o yara, bir şehrin adıyla anılıyorsa… Sevda biter, ama şehir kalır. Kaybedilen gider, ama hatırası sokaklara siner.

“Nice güzeller sevdim
Gönlüm hâlâ sendedir”
diyen her dize, bir sadakatin değil, bir mecburiyetin feryadıdır. Çünkü bazı gönüller, sadece bir kişiye mühürlüdür. Güzeller geçer, ömür akar… ama kalp, bir tek onda kalır.

Adıyaman…
Bir aşkı yitirenin iç sesi…
Bir yüreğin kendi kendine konuştuğu şehir…
Ve bazı insanlar o şehri, sadece içinde sevdiğini değil, acısını da gömdüğü için sever.
İşte bu yüzden Adıyaman, bazılarının hafızasında bir memleket değil, bir mezarlık kadar sessiz, bir dua kadar kutsaldır.

Belki de bu türkü, o yüzden bu kadar etkili.
Çünkü artık sevda değil, vefa anlatıyor.
Kaybetmiş bir yüreğin, yitirdiğiyle yaşamaya alışma hikâyesidir bu.

Burası Adıyaman.
Ve kim ne derse desin, bazı şehirler acısıyla güzeldir.
Bazı aşklar, susarak yaşanır.
Ve bazı türküler, bir şehirle birlikte ölür.

Prof.Dr.Kürşat Şahin YILDIRIMER

DİĞER YAZILARI Öğrenci Var, Öğrenme Nerede? Deneyimden Kopuk Eğitimin Beyinsel ve Toplumsal Yanılsaması 01-01-1970 03:00 İnsanın Geride Bıraktığı İz: Sahip Olmak mı, Dokunmak mı? 01-01-1970 03:00 Sessizlikten Ekrana: Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi… 01-01-1970 03:00 Bir Sayı Neden Bu Kadar Gürültü Yapar? 01-01-1970 03:00 Okullarda Görülen Vakalar Tesadüf mü, Sistem Sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Bu Sessizlik Hepimizin Sorumluluğu 01-01-1970 03:00 Deneme Sınavlarıyla Yönetilen Eğitim: Çocuğu Unutan Sistem 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Görünmez Yaralar: Dijital Şiddetin Yeni Yüzyıldaki Sessiz Krizi 01-01-1970 03:00 İlişkiler Neden Hep Aynı Yerde Tıkanıyor? Cevap Çocuklukta Gizli 01-01-1970 03:00 Zihnin Karanlık Döngüsü: Ruminasyon Çağı ve Sessiz Tükenişimiz 01-01-1970 03:00 Çağın Krizi: Odaklanamayan Zihinler ve Anlamdan Uzaklaşan Okumalar 01-01-1970 03:00 Özel Röportaj | “Uykusuzluk Çağı: Türkiye Neden Dünyanın En Uykusuz Ülkesi Oldu?” 01-01-1970 03:00 Esir Dünyalar: Bağımlılığın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 İşte Geldik, Gidiyoruz: Hayatın Kısa Konuğu Olmak 01-01-1970 03:00 Toplum Olarak Sabırsız Olduk: Her Şey Hemen Olsun 01-01-1970 03:00 Kendinden Gidip Kendine Varan Yolculuk… 01-01-1970 03:00 Hayat Bazen Acı Çekmektir 01-01-1970 03:00 TOPLUM MU SUÇLU, DÜNYAM MI DEĞİŞTİ? 01-01-1970 03:00 Boykotun Bedeli: Tepki mi, Tahribat mı? Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer 01-01-1970 03:00 KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER St. Clements Üniversitesi Dekan Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Erkek Aklının Gizli Dosyası: Aldatma Eğilimi Nereden Geliyor? 01-01-1970 03:00 Cam Tavanın Gölgesinde Öğrenilmiş Çaresizlik: Türkiye Toplumunda Görünmez Engeller 01-01-1970 03:00 Babasına Yazılmış Ama Aslında Hepimize Hitap Eden Bir Mektup 01-01-1970 03:00 Nevrotik Çıkmazlar: İçgüdü, Toplum ve Bireyin Dengesiz Dengesi 01-01-1970 03:00 Varlığın Ağırlığı: Bulantı ve Sartre’ın Varoluşsal Krizi 01-01-1970 03:00 Kadının Susturulmuş Çığlığı: Freud’un Histeri Vakaları ve Bugünün Gerçeği 01-01-1970 03:00 Duygular mı Çekiyor, Yoksa Kelimeler mi Büyülüyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Dönüşümün Psikolojisi: İnsan ve Toplum Arasındaki Derin Bağ 01-01-1970 03:00 Labirentten Çıkış: Hayallerin Gücüyle Yükselmek 01-01-1970 03:00 Toplum Baskısı ve Dijital Yalnızlık: Türkiye’yi Bekleyen Büyük Tehdit 01-01-1970 03:00 Erken Çocukluk Döneminin Silinmez İzleri: 0-3 Yaş Arası Öğrenmenin Gücü 01-01-1970 03:00 Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları: Dijital Çağda Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Kanun ve Kaos: Komiserin Gölgesi, Eşkıyanın Yo 01-01-1970 03:00 Başımız Belada mı, Yoksa Belaya Göz mü Yumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Başım Belada: Günümüzün Eşkıyaları ve Yasal Mermiler 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Çocuk ve Yalnızlık: Sessiz Çığlıklarımız 01-01-1970 03:00 Koltuk Korkusu: Güce Teslimiyetin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kendimizle Bağ Kurmadan Başkalarına Ulaşabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Kadın Susarsa, Toplum Kaybeder: Şiddet ve Tacizin Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı: Gelecek Nesillerimizin Sessiz Çöküşü 01-01-1970 03:00 Türk Milleti ve Maneviyatı: Tarihsel Perspektiften Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Psikoterapik Yaklaşım Olarak Hücum Terapisi 01-01-1970 03:00 ÇOĞUL KİŞİLİKLER 01-01-1970 03:00 KAYGI OLAĞAN BİR HEYECANDIR 01-01-1970 03:00 Günlük yaşamımızda hayali diyaloglar.. 01-01-1970 03:00 A TİPİ KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 ODAKLANMA SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR 01-01-1970 03:00 CİNSEL NARSİZM 01-01-1970 03:00 HİPERAKTİVİTE OKUL BAŞARISINI ETKİLERMİ 01-01-1970 03:00 CİNSEL KITLIK 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLUKTAKİ SARSINTILARI İLİŞKİLERİMİZDE CANLANDIRMAK 01-01-1970 03:00 NEVROTİK ÇIKMAZLAR… 01-01-1970 03:00 Yaşamımızda hepimizin çeşitli rolleri var. 01-01-1970 03:00 ARABA SAHİPLİĞİ ÖZGÜRLÜK İLE İLİŞKİLENDİRME 01-01-1970 03:00